

5K okunmayı geçmişiz hepinize çok teşekkür ederim daha nicelerine diliyorum .
Bol bol yorum yapmayı unutmayın olur mu heyecanla bekliyorum yorumlarınızı .
Ayrıca kitabımızı takip edip oy vermeyi unutmayın .
Hepinize iyi okumalar diliyorum.
Bölümde minik bir sürpriz gizli . Bizim minik Bahar büyümüşte İnci'nin arkadaşı olup teselli etmiş .
...
İNCİ AKKOR
"Cihangir siz Şerif abi'yle nasıl tanıştınız ? "
Şerif abi geçen gün yemekteyken Cihangir benim hayatımı kurtardı diye söylemişti ama sonra o konu hakkında bir şey söylememişti .
"Ben üniversite birinci sınıftayken Şerif abi son sınıftı . Gerçi o bilgisayar mühendisliği okuyordu ama bir şekilde karşılaştık . Biraz tatsız bir olaydı ama sonucunda biz tanıştık . O gündür de ayrılmadık hiç . Abi kardeş gibi olduk ."
"İstanbul 'da tanıştınız o zaman ."
Çünkü Cihangir İstanbul'da okumuştu . Bizim hayalimiz olan İstanbul'da okuma hayalimizi Cihangir tek başına gerçekleştirmişti .
"Yok Ankara'da tanıştık biz . Ankara üniversitesinde ."
Birkaç saniye Cihangir'in söylediklerini anlayamadım.Ankara 'da tanıştık demişti Cihangir . Ankara üniversitesinde .
"İnci benim kapatmam gerek şimdi Samet geldi.Kendine iyi bak ."
Telefon kapandı ama ben hâlâ öylece kaldım.
Bunca yıl boyunca , tam sekiz yıl boyunca Cihangir'in İstanbul'da okuduğunu düşünmüştüm .
Bana kızgındı ,kırgındı . Beni silmişti hatıralarından bu yüzden bizim hayalimizin Cihangir'de bir yeri yoktu.
O kadar inanmıştım ki İstanbul'da okuduğuna . Her gün bir kere sinirleniyordum Cihangir'e . Her gün bir kere İstanbul'da okuduğu için sinirleniyordum .
Ama Cihangir İstanbul'da okumamıştı . Bizim hayalimiz ikimizde de birer hayal olarak kalmıştı .
Küçük Cihangir ve İnci'nin biricik hayali sonsuza dek hayal olarak kalmıştı .
Bütün gece sabaha kadar Cihangir'in İstanbul'da okumamasını düşünüp durmuştum.
Haksızlık yapmıştım Cihangir'e . Bunca yıl sürekli İstanbul'da , o güzel üniversitesinde mutlu şekilde okuduğunu düşünüyordum . Benim aksime Cihangir'in mutlu olduğunu düşünüyordum .
Ama Cihangir zor zamanlar geçirmişti . Benim gibi o da zor zamanlar geçirmişti . Belki üniversite okurken de mutlu değildi Cihangir . Benim düşündüğümün aksine mutlu üniversite yılları geçirmemişti belki de .
Bizim bir hayalimiz vardı . O da sonsuza dek hayal olarak kalmıştı . Çok mu bir şey istemiştik ?İmkansızı mı istemiştik ? Neden bizim hayalimiz hayal olarak kalmıştı ?
Bu düşüncelerle baş edemeyeceğimi anlayınca yattığım yataktan kalkıp odayı toparladım . Cihangir'in odasıydı burası , iyi bakmalıydım bu odaya . Cihangir geldiğinde eskisi gibi bulmalıydı odasını .
Telefonumu alıp odadan çıktım . Bir taraftan da Şerif abimi aramaya çalışıyordum .
"Günaydın abi ."
"Günaydın İnci'm ."
"Sen dün şikayet edenlerle görüşmeye gidince merak edip aradım . Bir gelişme var mı abi ? Cihangir'i ne zaman çıkaracağız ."
"Hallediyorum abim . Sen merak etme kısa zamanda çıkaracağız kocanı ."
"Abi , Cihangir orada iyi değil ? Dün kabus görmüş çok etkilenmiş . Sesi de iyi gelmiyor . Cihangir orada iyi değil abi ? "
"Duydum Samet'ten . Dün açlıktan biraz baygınlık geçirmiş ama şu an iyi meraklanma ."
Oysa Cihangir dün bana menemeni sorduğunda tokum canım çekmiyor demişti .
"Abi iyi mi Cihangir ? Yemek vermiyorlar mı Cihangir'e neden bayılmış ."
"İyi abicim şu an . Daha biraz önce konuştum Samet'le iyi. "
Tokum demişti bana ama açlıktan bayılmıştı . Cihangir o haldeyken ben nasıl bir şeyler yiyebilirdim ki .
"İnci şimdi kapatmam gerek abicim . Şu şikayetçilerle ilgili bir durum var . Ben haber edeceğim sana ."
"Tamam abi bekliyorum ."
Şerif abi halledeceğim demişti . Cihangir'i kısa sürede çıkaracaktık inanıyordum .
Buzdolabının kapağını açıp dolabın içine göz gezdirdim . Cihangir geldiğin de yemekler hazır olsun istedim . Açlıktan bayılmıştı ama evimize geldiğinde tıka basa dolsun istedim .
Öğle sonuna kadar mutfakta vakit geçirdim . Aklıma ne geldiyse yapmaya çalıştım . Bütün yemekleri güzelce paketleyip dolaba yerleştirdim .
Her şey hazırdı geriye sadece Cihangir'in gelmesi kalmıştı .
Cihangir'in aldığı mutfak önlüğünü üzerimden çıkarıp yerine koydum . Artık beklemekten başka bir seçeneğim de kalmamıştı .
Öylece salonda beklerken kapı çaldı . Belki dedim içimden , belki Cihangir gelmiştir diye koşar adım kapıyı açtım .
"Leyla abla ."
"İnci'm ."
Leyla abla burukça kollarını açınca kollarının arasına sindim .
"Abla ,Cihangir'i aldılar . O suçsuzdu abla ama onu aldılar."
"Biliyorum ablam . Yanına geldim birkaç kez ama evde yoktun . Serhat'tan öğrendim Cihangir'i ziyarete gittiğini."
"Abla , küçükcük yerde kalıyor . Küçük tahta parçası ve ince bir battaniye var sadece . Üşüyordur abla orada Cihangir . Biz küçükken Cihangir hemen hasta olurdu ya yine olursa ."
"Ablam , çıkacak Cihangir . Hemen kötü düşünme olur mu ? "
Çıkacaktı Cihangir . Biliyordum ki zaten . Çıkıp evimize gelecekti .
"İnci'm ben klinikle ilgileniyorum aklı kalmasın Cihangir'in . Bir şey olursa da ara ablam olur mu ?"
"Sağ ol abla ."
"Ben kliniğe gideyim öğleden sonra birkaç ödeme vardı onları halledeyim . Kendine iyi bak ablam ."
Cihangir'i düşünmekten aklıma klinik hiç gelmemişti .
"Görüşürüz abla ."
Leyla abla'yla vedalaşıp kapıyı kapatmıştım ki tekrar kapı çaldı . Leyla abla bir şey söylemeyi unutmuştur diye düşünüp hızlıca kapıyı açtım .
Ama gelen Leyla abla değildi . Tam karşımda Meltem abla ve Selin vardı .
"Meltem abla ."
"Nerede benim kardeşim İnci ? Üç gündür benim kardeşim nerede ? Dur ben söyleyeyim nezarette ."
Bir elin karnının üzerinde, bütün sinirini kusan Meltem abla'ya baktım .
"Senin parmağın var değil mi yine ? Yoksa Cihangir kavga etmez . Sen yaptın değil mi yine ?
Ağzımı açıp çok şey söylemek istedim ama susturdum kendimi . Hamileydi Meltem abla . Susmalıydım .
"Al gurur duy eserinle. Sekiz yılını çalmamış gibi gurur duy tamam mı ? "
Susmalısın İnci . Karşındaki kadın hamile bu yüzden susmalısın .
"Meltem abla ."
"Abla deme bana İnci . Ben senin ablan falan değilim . Ben kardeşimi ölüden beter hale getiren kızın ablası değilim ."
Son sözleri buydu Meltem ablanın . Sonra hızlı adımlarla geçip gitti . Ben de ağzımı açıp tek kelime edemedim .
"Ne diye arkasından bakıyorsun ? Görende çok düşündüğünü zannedecek İnci ."
Meltem ablanın arkasından bakan bakışlarımı kapıda bekleyen Selin'e çevirdim .
"Düşünüyorum Selin . "
"Ah İnci bak burada başbaşayız numara yapmana gerek yok ."
"Düşünüyorum Selin . Ailemi ,evimi düşünüyorum . Cihangir'i düşünüyorum , Meltem ablayı düşünüyorum ."
"Garip bir kızsın . Ne rahat ailem , evim diyorsun hiç çekincen yok mu senin ? "
"Niye olsun ki . Bak bu ev benim evim . Hatta Cihangir'le bizim evimiz . Bu aile de benim ailem niye çekineyim ."
"Sen bu evcilik oyununa kendini çok kaptırmışsın İnci . Cihangir ,Meltem ablama söylerken ben de kulak misafiri oldum . Yani bana oyun yapmana gerek yok . Abin peşini bıraktığında boşanacağınızı biliyorum ."
Evliliğin ilk anında Cihangir öyle söylemişti . Abim peşimi bıraktığında boşanırız demişti .
"Ne oldu sustun . Gerçekler canını mı acıttı ."
Acıttı .
Hem de öyle bir acıttı ki canımı .
Yine canım dünyalar kadar acımaya başladı .
"Ben gidiyorum sen de gerçeklerle yüzleş olur mu İnci ? Olurda teselliye ihtiyacın olursa seve seve teselli ederim ."
"Sen yine de ümitlenme Selin . Olur da Cihangir'le boşanırsak koşa koşa sana geleceğini düşünüyorsan üzülürsün ."
Selin birkaç adım atmıştı ki söylediklerimle beraber tekrar bana döndü .
"Ne diyorsun sen be ."
"Gerçekleri söylüyorum .Noldu canını mı acıttı ? Teselli istersen ben buradayım ."
"Saçma saçma konuşma . Kime saldıracağını bilmiyorsun sen ."
"Yalan mı ? Cihangir'e aşık değil misin ? Senin benden nefret etmenin sebebi Cihangir'le evlenmem . Cihangir'in senin yerine benimle evlenmesi"
"Kızım bak doğru konuş benimle ."
Daha ne olduğunu anlayamadan üstüme doğru saldırdı.Refleks olarak bende kollarımı siper ettim .
"Bir daha saçma saçma konuşma benimle ."
"Asıl sen bir daha kocam hakkında konuşmayacaksın . Biz hâlâ evliyiz . O ağzından kocamın ismini duymayacağım."
Söylediklerimi duymasıyla saçlarımı daha da çekiştirdi .Her şey olurdu ama saçlarım olmazdı .
Acıyla beraber ben de tırnaklarımı kollarına geçirdim .Bildiğin kavga hararetlenmişti .
"Bırak saçlarımı ."
Acı dolu bir inleme döküldü ağzımdan . Kollarımdaki tırnaklarımı çekip ben de saçlarına uzandım .
Nasıl bu hale gelmiştik anlamadım . Nasıl bu denli kavga haline dönüşmüştük yine anlamadım .
Apartmandakiler seslerimizi duymuş olacaklarki evlerinden çıkıp bizi ayırmaya geldiler .
"Duydun mu beni Selin ? Bir daha kocamın adını ağzıma almayacaksın ."
Zar zor araya girenlerle beraber Selin'le birbirimizden ayrılmıştık . Saçlarımda inanılmaz sızlamalar ,kollarımda da tırnak izlerinin acısı hakimdi bedenimde .
"Şikayet edeceğim İnci seni ."
Sinirle Selin'e baktığımda onunda benden farkı yoktu . Saçları dağılmış ,yüzünde ve kollarınsa tırnak izleri hakimdi .
"İlk sen saldırdın . Asıl ben seni şikayet edeceğim ."
Söylediğim doğruydu ilk Selin saldırmıştı .
Selin kollarından tutan iki kadının arasından çıkıp sinirle merdivenlerden çıkmaya başladı . Ben de bizi ayırmak için gelenlere bakıp mahçupça konuşmaya başladım .
"Özür dileriz verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı bir daha olmayacak ."
Tekrar mahçupça başımı eğip kapıyı kapatıp çıktım. Bir temiz hava alsam iyi olabilirdi . Şu an eve girsem ev bana dar gelecekti .
Merdivenlerden hızlı hızlı inip apartmandan çıktım . Adımlarım yine nereye gideceğini bilmezcesine gitmeye başladı .
Sokaktan döndüğümde buraya ilk geldiğimde oturduğum parkı gördüm . Yavaş adımlarla gidip banka oturdum . İlk geldiğimin aksine parkta birkaç çocuk vardı.
Hasretle onlara bakıp iç geçirdim . Küçükken biz de hep Cihangir'le parka giderdik . O zamanlara geri dönmek için her şeyimi verirdim . Hem de her şeyimi .
Boş gözlerle parktaki çocukları izlerken yanımdaki hareketlilikle bakışlarımı çocuklardan çekip yanıma çevirdim .
Dünyalar güzeli bir kız çocuğu elinde tuttuğu peçeteyi bana uzatıyordu .
"Ağlama abla ."
Küçük kız söyleyene kadar ağladığımın bile farkında değildim .
Buruk bir tebessümle bana uzattığı peçeteyi aldım .
"Teşekkür ederim . "
"Niye ağlıyorsun abla . İstersen ben dinlerim seni ."
O güzel yüzüyle bana bakıp masumca konuşuyordu .
"Adın ne senin ? "
"Bahar ."
"Ne güzel ismin varmış . Adın gibi baharlar açsın hayatında ."
"Annem koymuş adımı . O da onlara bahar getireyim diye koymuş ."
"Annen çok güzel düşünmüş Bahar ."
"Senin adın ne abla ? "
"İnci ."
"Senin adın da çok güzel abla .Aynı İnci tanesi gibi ."
"Biliyor musun Bahar ben de birinin İnci tanesiydim ."
"Şimdi değil misin abla ? "
"Bilmem eskiden çok sık söylerdi şimdi çok az söylüyor bana ."
"Belki küsmüştür sana . Ben de Emirhan dayımın çocuğuna küsünce onunla konuşmuyorum ."
"Haklısın belki küsmüştür bana ."
Minik Bahar'ın bakışları parmağımdaki yüzüğe çevrildi .
"Abi için ağlıyordun değil mi abla ? "
Ne kadar da akıllıydı bu minik kız .
"Hı-hım "
"O nerede şimdi ? Gitti diye mi ağlıyorsun ? "
"Gitti ama gelecek ben biliyorum . Sadece özledim onu .Hem de çok özledim Bahar biliyor musun ? "
Küçücük kız anlıyordu benim halimden . O küçük yaşıyla beni anlayıp teselli ediyordu .
"Benim babam da asker olduğu için uzaklara gidiyor bazen . Annemle biz de onu çok özlüyoruz . Ama biz iki kişiyiz . Senin çocuğun yok mu ? Eğer çocuğun varsa sen de yalnız kalmazsın ."
Bahar'ın söyledikleriyle gülümseyip saçlarını okşadım .
"Yok benim çocuğum ."
"O zaman sen de çocuk yap . O zaman abi gidince yalnız kalmazsın . Ben hep annemle oluyorum annem yalnız kalmıyor. "
Çocuk yap demesini duyunca istemsizce gülmeye başladım. O çocuk masumiyetiyle bana fikir üretmeye çalışıyordu .
"Sen burada mı yaşıyorsun İnci abla ?"
"Evet , şu ilerideki apartmanda yaşıyorum ."
"Biz burada yaşamıyoruz . Dedemleri ziyarete geldik annemlerle . Beni görünce çok mutlu oldular biliyor musun ? "
"Olmuşlardır tabii sen çok güzel ve akıllı bir kızsın ."
"Akıllı bir kızım değil mi İnci abla ?"
"Evet çok akıllısın ."
"Ama Alperen öyle demiyor bana .Sürekli salak diyor ."
"Alperen arkadaşın mı senin ? "
"Evet , Emirhan dayımın oğlu . Benim en sevdiğim arkadaşım ama babam kıskanıyor beni Alperen'den. O yüzden sadece hafta da üç kere görüşebiliyoruz ."
O kadar tatlı tatlı konuşuyordu ki yanaklarını sıkasım gelmişti .
"Babalar kız çocuklarını çok sever . O yüzden belki birazcık kısmanmıştır seni Alperen'den ."
Genelde bütün babalar öyleydi benimkinin aksine. Severlerdi kız çocuklarını .
"Senin baban da mı kıskanıyordu seni arkadaşlarından ?"
Bahar'a bile bile yalan söyledim . Masum çocuğun gözlerine baka baka yalan söyledim .
"Hı-hım . Kıskanırdı babam beni de ."
"Ama babam beni boşuna kıskanıyor ki . Ben en çok annemle babamı sonra Alperen'i seviyorum."
"Sen babana da söyle bunları . O zaman kıskanmaz seni ."
"Ama Emirhan dayım babama hep kıskanç diyor . Bence dayım haklı babam çok kıskanç ."
Tatlı tatlı gülümsemesine dayanmayıp yanaklarını sıktım .
"Bahar kızım ."
Bahar'ın ismini seslenerek yanımıza gelen kadına baktım.
"Niye ablayı rahatsız ediyorsun kızım ?"
"Rahatsız etmedim ki anne . İnci abla ağlıyordu ben de ona peçete verdim ."
Kadın kızının söyledikleriyle sanki doğru söyleyip söylemediğini anlamak için bana baktı.
"Bahar yardımcı oldu bana . Onunla sohbet etmek iyi geldi bana ."
Bahar benim söylediklerimle gülümseyip annesine baktı.
"Benim adım Feride . Eğer yardım edebileceğimiz bir şey varsa seve seve yardım ederim ."
"Teşekkür ederim daha iyiyim ."
"Sizi böyle bırakırsam içim rahat etmez . Gerçekten iyi misiniz ? "
"Gerçekten daha iyiyim . Bahar'la konuşmak iyi geldi bana . "
Bahar'ın annesinden bakışlarımı çekip Bahar'a çevirdim .
"Teşekkür ederim her şey için Bahar ."
"Rica ederim İnci abla . İstersen arkadaşın olurum ben senin ."
"Ben de senin arkadaşın olurum . Belki bir daha görüşemeyiz ama kalplerimiz bir olur olmaz mı ? "
"Olur tabi . Alperen'in de arkadaşı olur musun ? "
"Olurum ."
Bahar heyecanla oturduğu banktan kalkıp annesini elini tuttu .
"İnci abla biz babam geldiğinde ona sımsıkı sarılıyoruz . Sen de abi gelince ona sarıl olur mu ? "
"Sarılacağım . Hem de sımsıkı sarılacağım ."
"Görüşürüz İnci abla . Biz babamın yanına gidelim . Sonra küsüyor bize ."
"Görüşürüz Bahar ."
Elimi kaldırıp bana el sallayan minik kıza ben de el salladım .
...
Yine saat gecenin bir vaktiydi ve beni uyku tutmamıştı .Acaba Cihangir ne haldeydi .
Karnı aç mıydı ? Üşüyor muydu ? O daracık yerde uyuyabiliyor muydu ?
Düşüncelerimle birlikte oturduğum koltuktan kalkıp Cihangir'in odasına doğru yöneldim . Tam o sırada kapıdan birkaç tıkırtı sesi yükseldi .
İlk anlarda biraz irkildim . Ama sonra kapıya yaklaşıp sesleri dinledim .
"Başlarım şimdi kapısına da . Açılsana ."
Doğru mu duyuyordum bu Cihangir'in sesiydi .
"Kızım kaç kere kilitledin bu kapıyı ."
Kendi kendine söylenip kapıyı açmaya çalışıyordu .Daha fazla dayanamayıp kapının arkasındaki anahtarla hızla kapıyı açtım .
Karşımda bitkin şekilde ayakta durmaya çalışan Cihangir vardı .
"Cihangir ."
Bahar 'ın söylediğini hatırlayıp hızla Cihangir'e sarıldım .Hem de sımsıkı sarıldım .
Bu sefer Cihangir'in elleri de hemen sırtımı bulmuştu . Artık tek taraflı değildi sarılmalarımız .
Ben Cihangir'in sinesinde doyasıya onun kokusunu solurken hissediyordum ki Cihangir de benim saçlarımın kokusunu soluyordu .
Artık tek taraflı değildi sarılmalarımız . Birbirimizin kokusunu soluyacak kadar sımsıkı sarılıyorduk.
...
Sonunda Cihomuz evine kavuştu her anlamda . Bu iki üç güncük ayrılık onlar için zor olsada bence onlara iyi gelecek.
Bölümdeki Bahar ve Feride karakteri benim diğer kitabım Kader Ağları 'nın karakterlerinden. Birçoğunuz biliyor diye düşünüyorum ama bilmeyenler için söylemek istedim . Kader Ağları'na da bakabikirsiniz . Eminim onu da seveceksiniz
Diğer bölümde görüşene dek kendinizd çok iyi bakın.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 20.32k Okunma |
2.36k Oy |
0 Takip |
35 Bölümlü Kitap |