6. Bölüm

6.Bölüm

Meri
ygnmeri

Satır aralarında buluşalım..

Sessizlik bir odanın içinde hapsolmuş üç kişinin arasında cirit atıyordu ben Barlas'a bakıyor Barlas sorgulayıcı bir şekilde Eslem'e bakıyordu. Eslem ise tam bir kedi misali yanıma yanaşmış elleriyle oynuyordu galiba Barlas'tan çekinmişti. Barlas yetişkin ve sert adamdı kibarlıktan anladığı söylenemezdi.

"Seni iyi gördüm." sessizliğe son noktayı koyan ben olunca ortamdaki bakışlar beni buldu.

"Buna iyi olmak denirse bak bir süre sende kalmam gerek Ankara'ya dönmem mümkün değil." evet buraya gelmeden önce Ankara'da yaşıyordu ama oraya dönmemesi kafamı karıştırmıştı.

"Neden? Bilmem gereken bir şey mi oldu?" bakışlarını benden çekip Eslem'e bakarken şüphesini anlayabiliyordum Eslem rahatsız olup yanımdan kalktı.

"Nalan, benimle bir dakika gelir misin?" cevabımı beklemedi alelacele mutfağa gitti. Kaşlarımı çatarak Barlas'a döndüm

"Ne yaptın ona?" omuz silkti.

"Beni eve almak istememesinin bir bedeli olmalıydı." ayağa kalktım ona ne yaptığını deli gibi merak etsem de mutfağa gittim. Eslem tezgaha yaslanmış tırnaklarını yiyerek beni bekliyordu.

"Ne oldu?" durgun yüz ifadesi Barlas'dan hoşlanmadığını açıkça belirtiyordu.

"Bak, o adam burada kalamaz abim beni öldürür!" yüzündeki tuhaf bir ifade sanki ben gelmeden önce pekte iyi şeyler olmadığını söylüyordu.

"Merak etme, Hakan öğrenmeyecek hem kısa bir süre sorun olmaz." onu telkinlemeye çalışsam da yardımcı olmamıştı.

"Lütfen Nalan, o zaman ben annemlere gideyim."

"Eslem ne oldu aranızda?" Eslem durdu bakışları etrafta dolaştı sonra tezgahtan ayrılıp mutfak çıkışına ilerledi.

"Bir şey olmadı, neyse sonra konuşuruz." yine beni tek bırakıp kaçtı. Daha fazla Barlas'ı yalnız bırakmamak için içeriye geçtim.

"E odamı gösterecek misin?" Barlas rahattı, bacağındaki platin bile onu serseriliğinden vazgeçiremiyordu.

"Önce ne olduğunu anlatacaksın!" bıkkınlıkla bir nefes verdiğinde ciddileşerek konuya giriş yaptı.

"Bak patlamadan sonra çok şey değişti, Sait piçi ölmediğimizi biliyor."

"Nasıl?!"

"İçeriye adam sokmuş şerefsiz, bunu nasıl atladık anlamıyorum seni yalnız bırakamam anında tepene çökecek biliyorsun." benim tepeme çökmesi pek derdim değildi fakat yanımda savunmasız bir kız kalıyordu.

"Bir bok yapamaz ama bir arada kalmamız iyi olur artık görevde olmadığımızı da biliyordur." platin bacağını tutarak ayağa kalktığında kolunu tuttum ama beni geri çevirdi.

"Şu bana bir şey olmaz tavırlarından vazgeç artık!" gerilen damarlarından sinirlendiğini anlıyordum geriye çekilip önden ilerledim. O benim yaralı bir yarımdı, ona bir şey olması yarımın gitmesi demekti. Odamın kapısını açıp içeriye buyur ettim.

"Burada kalabilirsin." konuşmadı odaya girdikten sonra beklemeye fırsat vermeden kapıyı yüzüme kapattı. Aramıza yeni ördüğü duvarlar yıkılacak gibi değildi. Eslem'in odasına gelip kapıyı çalmadan içeriye girdiğimde onu yatakta otururken buldum, düşünceler havuzuna yüzüyor gibiydi.

"Eslem?" seslenmem üzerine yerdeki bakışları beni buldu.

"Ne oldu?" telaşı hala üstündeydi.

"Yanında yatmam da sakınca var mı?" eh bu evde iki oda vardı ve birini maalesef Barlas ele geçirmişti. Yatak başlığına dayanıp bacaklarını uzattığında beni buyur etti.

"Tabi ki gel." yanına açtığı yere kıvrılırken onun sarı saçlarını okşadım.

"Nalan kuzenimle neler oldu?" ah asıl gecenin bombasını atlamıştım. Bu sıra olay listem çok karışıktı hangisine öncelik vermem gerekiyordu şaşıp kalmıştım artık. Bir de Sait piçi çıkmıştı!

"Deniz ile kendi ilgileneceğini söylediği birkaç zırvalık."

"Sende kabul etmedin tabi ki değil mi?"

"Sence?" derken gülüştük. Uyuşturucu işinden Eslem'e bahsetmeli miydim bilmiyorum ama kuzeninin bir uyuşturucu baronu olması onu pekte mutlu etmezdi sanırım.

"O'na ne oldu?" konun Barlas'a geldiğini anladığımda bakışlarımı yüzüne indirdim ama sorusu bakışlarını kaçırttı kızaran yanakları beni gülümsetti.

"Gazi oldu aynı araçtaydık." gözlerine düşen endişeye içten bir gülüş bahşettim. Benim merhametli sarışınım..

"Ya üzüldüm artık hayatına böyle mi devam edecek?" bunu küçümsemek için değil de alışmak için sorduğunu biliyordum.

"Artık onun hayatı bu, sarışınım."

"Peki senin yaralarını biliyor mu? Yani sırtını?" olumsuz anlamda kafamı salladım bilmemesi beni sağlam sanması şu sıralar için dahi iyiydi sonuçta onun acısı benimkinin üzerine çıkmış bir yangındı.

"Her zaman yanındayım Nalan ve abim öğrenmediği sürece burada kalmasında sakınca yok." onun bu iyilik meleği kalbine bu kez dışımdan gülümsedim.

"Teşekkür ederim."

&&

Sabah erken kalktığımı sandığım bir anda mutfaktan gelen sesler yanıldığıma işaret oldu. Eslem yine Eslemliğini yapıp kahvaltı peşindeydi. Yataktan çıkıp odanın içerisinde bulunan banyoya girdim ve girer girmez beni karşılayan şahane! ayna dağınık saçlarımı selamladı. Üzerimde hala dünün kıyafetleri vardı ve leş gibi kokuyordum sanırım bu koku dünkü bardan kalmış olmalıydı. Bakışlarım boynuma kaydığında düne dair hiçbir izin kalmamış olması beni mutlu ederken karnıma giren kramplar boynumdaki nefesi hisseder gibiydi.

Banyo edecektim, evet.!

Odadan çıkıp kendi odama ilerlerken Barlas'ın uyuyor olmasını diledim sonuçta onun yanında iç çamaşırlarımı alacak kadar da cesur yürek değildim. Odaya girdiğimde boş bir yatak beni karşılarken banyonun da kapısı sonuna kadar açıktı Barlas çoktan uyanmıştı. Bu anı fırsata çevirip kıyafetlerimle banyoma koştum. Kısa bir duşun ardından odamdan ayrıldığımda mutfaktan konuşma sesleri geliyordu Barlas ve Eslem muhabbeti ilerletmişe benziyordu. Mutfağa girdiğimde ikisi de sustu, bunu garipsedim.

"Günaydın!" neşeli sesim ikisin de sahte tebessümler yarattı.

"Günaydın canım."

"Tembelleşmişsin görmeyeli." Barlas'ın iğnelemesini göz ardı edip masadaki her zamanki yerime oturdum. O kadar açtım ki.. Bana aç hayvanmışım gibi bakan gözleri görmedim bile. Kahvaltı oldukça sessiz ve benim abartı iştahım ile geçmişti. Barlas mutfaktan çıkıp gittiğinde çayımı elime alarak sandalyemde geriye yaslandım, bu hadi bakalım sökül gardıydı.

"Eee?" dedim dedim ama Eslem hiç oralı olmadı. Sanki hiçbir şey yokmuş gibi bana bakıyordu.

"Ne ee?"

"Bana anlatman gerekenler var gibi hissediyorum, ben geldiğimde neden sustunuz?" hala salak ayağına yatmaya devam etti.

"Kahvaltı yapıyoruz Nalan."

"Eslem! Ben gelmeden önce ne konuşuyordunuz? Aranızdaki garip çekimin sebebi ne?" Eslem tedirginlikle çatalı bırakıp yutkundu.

"Ç-çekim mi?"

"Evet ben olmasam birbirinizi bitirecekmiş gibi duruyorsunuz."

"Nee? Nalan lütfen sus duymasın!" kahkaha atmamak için zor duruyordum bu halleri o kadar tatlıydı ki.. Evet emindim Eslem Barlas'tan etkilenmişti, hoş asla etkilenilmeyecek bir adam değildi.

"Neyi duymasın canım? Ondan nasıl etkilendiğini mi?" sinsi sinsi gülerken çalan kapı keyfimin içine limonu sıkmıştı. Sandalyeden kalkıp kapıya ilerlerken Barlas ile holde karşılaştık.

"Ben bakarım." deyip kapı kolunu tutunduğum da Barlas'ın elindeki hazır halde olan silahı gözümden kaçmadı meslek aşkı nelere bedeldi.. Kapıyı açıp güneş ışığını evin içine buyur ederken Deniz tüm serseriliği ile karşımdaydı. Spordan çıkıp gelmiş hali ve yüzündeki iğrenç sırıtış midemi bulandırdı. Cihan'ın ben halledeceğim derken neyden bahsediyordu tam olarak? Adam yüzsüzlüğünden bir gram eksilmemiş şekilde karşımdaydı işte.

"Cahil cesareti doğrusu." gülümsemesi daha da mide bulandıran hal aldı.

"Eve dönebildiniz mi diye bakmak istedim." bu gevşek halleri alnından vurma isteği uyandırıyordu.

"Bir şey yapamam sanıyorsun değil mi?" beni kale almadan içeriye girmeye yeltendiğinde önüne bir duvar gibi durdum.

"İçeri girebilirsin dediğimi hatırlamıyorum!"

"Eslem için geldim, çekil!"

"Siktir git buradan." artık gülmüyordu sonunda ciddiyete ortak olması sevindiriciydi.

"Seninle işim ayrı sevgilimi göreceğim." bu herif tam bir aptaldı hiçbir şey yokken kızı kendine sevgilisi ilan etmişti.

"Bana bak-" kapı tamamen açılıp Barlas dibimde biterken sözlerimi yuttum. Barlas tüm heybetiyle önüme geçip Deniz'i görmemi engelledi.

"Hayırdır birader?" onun durmayacağını biliyordum fakat Deniz meselesini bilmesi şu anlık isteklerimin arasında yoktu. Deniz asla kendinden taviz vermedi.

"Hayır hayır sevgilimi görmeye geldim." böylesine laubali tavır kesinlikle Barlas'ı sinirlendirirdi.

"Yanlış kapı koçum, hadi uza." Eslem yanıma gelip koluma dokunduğunda bakışlarımız buluştu. Onu anlıyordum başımıza bela açmadan Deniz ile konuşup buradan göndermek istiyordu.

"İçerde kal, halledeceğim." bilmiyordu ki böyle herifler laftan anlamazdı.

"Sana ne birader? Sen kimsin?" Deniz direnişteydi. Eslem'in beni dinleyip gitmesini beklerken hiç tahmin etmeyeceğim bir şey yaptı. Yanımdan geçti onu tutamadan Barlas'ın yanındaki yerini aldı. Eslem'i gören Deniz gözleri parıldarken Eslem'e doğru hamle yapacakken onu durduran Barlas'ın elini tutan Eslem oldu. Ne? Ben halüsinasyon görmüyordum değil mi?

"Biz hiç olmadık Deniz,lütfen git buradan." Eslem'in sözleri bir bomba gibi evimizin kapısına düşerken elimdeki tek eksik çekirdek gibiydi. İçimdeki anlamsız sevinç kesinlikle bu iki dostum içindi. Arkadan öyle muhteşem görünüyorlardı ki.. Bu çifti harcamalarına izin vermezdim. Ve tabi ki tüm ambiyansın içine sıçan Deniz'di.

"Bu burada bitmedi asıl her şey yeni başlıyor." sonra Barlas'ın onu dövmesine izin vermeden uzaklaştı. Barlas ve Eslem hala el ele kapının eşiğinde dururken dudaklarımdaki munzur gülümsememle seslendim.

"Hala orada öyle dikilecek misiniz?"

Barlas sesimin üzerine tuttuğu eli bırakıp bana döndü yüzündeki öfkeli bakışın sebebi Eslem miydi bilmiyordum, bakışlarım arkası bana dönük Eslem'e baktığımda olduğu yerde kalakalmıştı sanırım kendi yaptığı şeye inanmaya çalışıyordu. Barlas sert ve emin adımlarıyla yanıma geldiğinde beklemeden bileğimden tuttuğu gibi arkasından çekti. Eslem'i arkamızda bırakıp mutfağa girdiğimizde bileğimi ondan kopardım bana dokunulmasından haz etmediğimi bilmesine rağmen böyle davranması onun öfkeli oluşuna veriyordum.

"Bu kız başımıza bela olacak." bela mı? Ta kendisiyle konuştuğundan habersizdi.

"Halledeceğim ve onun hakkında böyle konuşma!"

"Nalan ben oyun oynayacak bir adam değilim şimdi onu kurtarmış olmam her daim kurtarmak zorunda olacağım anlamına gelmiyor." öfkesi elini tutmasında mıydı? Benim bildiğim Barlas istemediği hiçbir eli tutmazdı.

"Senden böyle bir şey istediğimizi hatırlamıyorum, karışmayabilirdin." sinirlenince ne yaptığını bilmeyen Barlas, yine yapmıştı yapacağını.

"Senin için yaptığımı biliyorsun bu kızı gönder." şok içinde kaldım. Eslem'i göndermek mi? İnsan kardeşini nereye gönderirdi?

"Buna sen karar veremezsin!"

"Ne? Seni korumaya çalışıyorum, aptal!"

"Bu konu da değil Barlas!" sustu ama bakışlarındaki kararsız ifadeyi görmemiş gibi yaparak arkamı döndüm mutfaktan çıkmak üzereydim ki cebimden bir şeyin düşme sesi adımlarımı durdurdu. Barlas'a arkam dönüp bir şekilde dururken hareketsizdim umarım tahmin ettiğim şey düşmemiştir.

Barlas'ın gölgesi onu ele verdiğinde yere eğilip düşen şeyi avucuna alıp ayağa kalktı. Öfkeli bir nefes içinde bulunduğumuz evi yakıp kül edebilirdi.

"Bu ne lan?!" hırçın sesi kulaklarımı delip geçtiğinde umutlarım boşaydı uyuşturucuyu bulmuştu aptal kafam onu saklamam gerektiğine hiç ikna olmuyordu. Sakin kalarak ona döndüğümde hemen dip dibeydik. Avucundaki uyuşturucu bana haykırırken Barlas'ın gözlerindeki öfke yakıcıydı.

"Anlata-"

"Konuşmamız gerek." sözümün üzerine söylenen sözle dondum. Duyduğum sesin yanlış bir yanılsama olmasını diledim cidden şimdi miydi? Onun burada ne işi olabilirdi ki? Arkamı döndüğümde Barlas'ın önünden çekilmiş bulundum ve Cihan'ın bakışlarının hedefi artık Barlas'ın elindeki uyuşturuculardı, harika!

Devam edecek..

 

 

 

 

Bölüm : 04.11.2025 15:44 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...