
İsmail derin bir nefes aldı. Bu sefer kaçmadan, duraksamadan konuşacaktı. Alya ve Mehmet yanımıza geldi ve anlatmaya başladı
Bak… o video doğum günün için çekildi.
Kaşlarımı çattım
Dalga geçiyorsun!
Hayır. Ciddiyim. Sonuna kadar dinle.
Kollarımı sıkı bağladım ve susup dinledim
O videonun sadece ilk kısmını gördün dedi. Ama devamı var. Asıl önemli olan da o kısım.
Mehmet araya girdi, sesi sakindi
Devamı bende var.
Kalbim hızlandı ama belli etmemeye çalıştım.
İsmail devam etti
Evet, başta o aptal muhabbet dönüyor. İddia, saçma şakalar… kabul ediyorum. Ama sonra kamera tekrar açılıyor...
Gözlerimi kaldırdım.
Nasıl yani?
Ben diyorum ki bu kız sandığınız gibi biri değil. Bu iş burada bitti. Hiçbiriniz yaklaşmayacaksınız onlarda kabul etmiyorlar... Sen benim yanıma geldiğinde numaramı isterken aslında sana numaramı vermicektim ben kimseye numaramı vermiyordum onlarda şaşırdı orda anladılar ki oyunu ben kazanıcam bu yüzden hepsi pes etti..
Mehmet başını salladı.
Aynen. Hatta baya tartışma oldu ilk zamanlar sonra İlker bana sordu 'İsmail bu kızı tuzağa düşürmüş sanki sen bişeyler biliyor musun'
İlker şu anda zaten okulda da değil sanırım başka bir okulda onunla uzun zamandır konuşmuyoruz... Çekilen video hala onda vardı ve biliyordum birgün ortaya çıkıp canını yakıcağını... Bende doğum gününde plan yaptım
İsmail bana bakmaya devam etti.
Doğum gününde sana o videoyu izletip… devamıyla birlikte açacaktık. Herkesin önünde özür dileyecektim.
Aklım karıştı.
Yani… diyebildim sadece.
Yani sen sadece en kötü kısmı gördün dedi. En baştaki, en saçma, en utanç verici kısmı.
Sustum.
'Ben yaptığım şeyi savunmuyorum'dedi hemen. O video başlı başına hataydı zaten. Ama ben o hatanın içinde kalmadım.
Bir adım yaklaştı.
Senden sonra o iddiayı bitirdim. Çünkü seni tanıyınca… bunun oyun olmadığını anladım.
Gözlerim dolmaya başladı ama hâlâ direndim.
Neva dedi sonra.
Dişlerimi sıktım.
O da planın bir parçasıydı. Ama sandığın gibi değil. Sana yaklaşmamak için… kendimi senden uzak tutmak için.
Saçmalama nasıl yani hani aşıktın
Ciddiyim. Çünkü sana yaklaşmaya devam etseydim o oyunun içinde kalacaktım ve ben… seni o şekilde incitmek istemedim.
Sesi yumuşadı.
O yüzden yanlış yolu seçtim. Uzak durmaya çalıştım.
Alya ağlayarak konuştu.
Ben sadece ilk kısmını buldum… diğerini bilmiyordum…
Kimse konuşmadı.
İsmail tekrar bana döndü.
İstersen devamını izleriz dedi. Şu an. Burada. Herkesin önünde.
Elini yavaşça indirdi.
İstersen de inanmazsın. Ama şunu bil…
Derin bir nefes aldı.
Ben seni kandırmaya devam etmedim. Tam tersine… vazgeçtim.
Gözlerimin içine baktı.
Sana söylemek için doğru zamanı bekledim.
Sınıf hâlâ sessizdi.
Kalbim… ilk defa neye inanacağını bilmiyordu
Neden o sözleri söylerken yüzünde piç gülüşü vardı?
Boğazımda ağrıyla konuştum
Biraz başını okşa kölen olur o derken ne düşündün...
O zaman öyle görünüyordun seni tanıdıkça düşüncelerim değişti... Videonun devamında da dediğim gibi hassas birisi olduğun için onların seni kırmasına izin vermedim
Ha yani onlar kırmasın ben kırayım dedin
Yani öyle değilde...
Öyle öyle... Keşke önceden söyleseydin
Söylemek istedim izin vermedin tek yaptığın şey yaralamak oldu... Gözlerimin içine bakarak bana annen ve baban iyiki ölmüşler dedin oysaki Yasin söylediği zaman üstüne çok geldi demiştin... Asıl beni sen kırdın Fatma keşke birazcık beni dinleseydin herşeyin bir açıklaması olduğunu bilmen gerekti
Sözleri bir anda havayı değiştirdi. Sanki herkesin nefesi aynı anda kesilmişti. İçimde bir şeyler çatladı ama bunu belli etmemek için dudaklarımı sıktım.
Gözlerimi ondan kaçırmadan konuştum.
Ben seni dinlemeye çalıştım İsmail… dedim, sesim titriyordu ama geri adım atmadım. Ama sen bana ne verdin? Şüphe. Utanç. Herkesin içinde düşürülmüşlük hissi… Ben neye tutunayım?
Bir adım geri çekildi. İlk defa gerçekten sarsılmış gibiydi.
Ben… dedi ama devamını getiremedi.
Sözünü kestim.
Hayır. Bu sefer ben konuşacağım. Hep sen açıklama yapıyorsun, hep senin doğruların var. Peki benim hissettiklerim?
Gözlerim doldu ama bu sefer silmedim.
O videoyu izlediğimde… içimde bir şey öldü. Sadece sana olan güvenim değil… kendime olan güvenim de.
Sınıfta hâlâ çıt yoktu. Alya hıçkırıklarını bastırmaya çalışıyordu, Mehmet başını eğmişti.
İsmail bana doğru bir adım attı.
Ben seni öyle görmek istemedim Fatma… dedi kısık bir sesle.
İçimden acı bir gülümseme geçti.
Ama gördün, hiçbir şey yapmadın. O an sustun. O an beni savunmadın.
Kaşları çatıldı.
Savundum!
Sesi yükseldi.
Elimi kaldırdım.
Ama ben orada yoktum İsmail! Ben o devamı yaşamadım. Ben sadece başını yaşadım. O aşağılanmayı, o sözleri, o bakışları…
Boğazım düğümlendi.
İnsan… en çok yaşadığı şeye inanır.
Bu sefer o sustu.
Gözlerimin içine baktı, çaresizce.
Ne yapmamı istiyorsun?
Bu soru… her şeyden daha ağır geldi.
Bir an düşündüm. Kalbim hâlâ çarpıyordu ama artık öfke ile kırgınlık birbirine karışmıştı.
Başımı yavaşça salladım.
Hiçbir şey… dedim fısıltıyla. Çünkü bazı şeyler yapıldıktan sonra düzeltilmez İsmail. Sadece kabullenilir hani sana demiştim ya farkında olsan ne farkeder?
Alya bir adım öne çıktı.
Fatma nolur benim yüzümden oldu beni affet…
Senin suçun yok eğer böyle benzer bir durum yaşasam direk sana söylerdim daha çok üzülme diye... Sende öyle yaptın
Ama ben hata yaptım siz tam mutlu olmuşken aranıza girdim... Affet beni
İsmail Alya'ya bakıp konuştu
Yaptıktan sonra özür dilemen bir işe yaramıyor Alya! Mehmet'e neden söylemiyorsun da kendi aklınla iş yapıyorsun!
Mehmet Alya'nın önüne geçti
Tamam, hatalı biliyorum ama üstüne gitme İsmail!
Senin bu sevgilin yüzünden aramız bozuldu bizim! Aynısını siz yaşamış olsanız sen Fatma'ya küfür bile ederdin! Bu kız siz aynısını yaşamayın diye benden uzak durdu lan...
Mehmet konuştu
Nasıl?
Bizim aramızda neden mi hiç bişey olmadı kardeşim beni iyi dinle senin bu sevgilin ile aran bozulmasın diye... Mutluysan şu anda bize borçlusun bizim yaşamamız gerekenleri siz yaşadınız!
İsmail telefonunu çıkarttı ve videoyu gösterdi
Videonun devamı izle hadi...
Alya nefesini toparlamaya çalışıyordu. Mehmet bakışlarını kaçırıyordu. Kimse ne diyeceğini bilmiyordu.
Ben olduğum yerde kaldım. İçimdeki öfke, kırgınlık ve şaşkınlık birbirine karışmıştı.
İsmail telefonu cebine koydu ve bana baktı.
Şimdi ne düşüneceğini biliyor musun diye sordu.
Cevap vermedim.
Bir adım yaklaştı ama acele etmedi.
Beni hâlâ yanlış mı görüyorsun dedi.
Dudaklarımı araladım ama sesim çıkmadı.
Çünkü artık mesele sadece video değildi. Ne doğruydu ne eksikti… kafam karışmıştı.
Sonunda konuşabildim.
Bilmiyorum dedim kısık sesle. Gerçekten bilmiyorum.
İsmail başını salladı.
En kötü cevap bu zaten dedi. Ne nefret ne affetme… arada kalmak.
Bir an sustu.
Ama ben sana bir şey göstermek için yapmadım bunu. Sadece yanlış anlaşılmak istemedim.
Alya ayağa kalktı, gözleri şişmişti.
Ona baktım. Kızgın değildim ama içimde bir yorgunluk vardı.
Mehmet öne geçti.
Artık herkes sakinleşsin. Ne yapacaksak düzgün yapalım.
İsmail ona bakmadı bile. Gözleri benden ayrılmıyordu. Yanıma gelip elini uzattı
Tekrardan yalansız oyunsuz... Fatma ve İsmail olarak en baştan başlayalım mı
Uzattığı eline baktım ve başını eğip gülümsedi...
Var mısın...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 4.87k Okunma |
344 Oy |
0 Takip |
71 Bölümlü Kitap |