
Ders bittikten sonra çantamı alıp arabaya geçtim ardından hastaneye doğru sürdüm... Hastaneye girdiğimde koridorundaki uğultu her şeyi bastırıyordu.
Koridorun soğuk ışıkları altında oturmuş, ellerime bakıyordum. Artık temizdi ama beynim hâlâ kan lekelerini silmiyordu. İsmail yanımdaydı. Konuşmuyor, sadece orada duruyordu. Sanki ben düşersem beni tutacakmış gibi.
Bir hemşire hızlı adımlarla yanımızdan geçti. Kapı açıldı, kapandı. İçeriden cihaz sesleri geliyordu. O sesler… insanın içini deliyordu.
“Fatma…”
İsmail’in sesi bu sefer daha yakındı.
Başımı kaldırmadım.
“Buradayım.”
“Bak bana.”
Yavaşça ona döndüm. Gözleri yorgundu ama sabitti. Panik yapmıyordu. Benim dağılmamın tam tersine, o beni bir arada tutmaya çalışıyordu.
“Yasemin içeride… ya çıkmazsa?” dedim. Sesim kırıldı. “Ben ona bir şey olursa ne yapa…”
Cümleyi tamamlayamadım.
İsmail elini yavaşça elimin üzerine koydu. Bu sefer titrememi durdurmak için değil… gerçekten orada olduğumu hissettirmek için yaptı.
“Çıkacak.” dedi net bir sesle. “Doktorlar elinden geleni yapıyor. Sen şu an sadece burada kal.”
“Nasıl sakin olabiliyorsun?”
Bir an durdu.
“Ben sakin değilim.” dedi. “Sadece senin dağılmanı istemiyorum.”
Bu cümle… garip bir şekilde içime işledi. Çünkü o da korkuyordu. Ama kendi korkusunu bana yüklemiyordu.
Koridorun ucunda Simay belirdi. Koşarak geldi, nefes nefeseydi.
Fatma… durum hâlâ kritik ama ameliyattalar.” dedi. Gözleri doluydu. “Polis geldi… Yusuf’un peşindeler.
İsmail’in çenesi hafif sıkıldı.
“Kaçamaz.” dedi.
Ben Simay’a baktım.
“Yasemin’i gördün mü?” dedim.
Başını salladı. “Çok kötüydü… ama seni soruyordu sürekli.”
O cümle… içimi parçaladı.
Bir anda ayağa kalktım.
Beni mi?
Evet. ‘Fatma dikkat et’ diyordu hep…
Gözlerim doldu ama bu sefer ağlamadım. İçimde başka bir şey vardı. Kırgınlık değil sadece… bir bağlılık. Kopmayan bir şey.
İsmail ayağa kalktı.
“Gel.” dedi.
Nereye?
Bir saniye hava alalım. Burada durursan daha kötü olacaksın.
İtiraz etmedim. Çünkü kalırsam gerçekten çökeceğimi biliyordum.
Hastanenin çıkış kapısına kadar yürüdük. Gece olmuştu. Hava soğuktu. Nefesim buhar gibi çıkıyordu.
İsmail ceketini çıkarıp omuzlarıma koydu.
Sen…
Üşüyorsun birtanem...
Ceketi omuzlarımda hissettiğimde içimde garip bir şey oldu. Sanki dünya hâlâ kötüydü ama ben o kötülüğün içinde tek başıma değildim.
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra ben konuştum.
İsmail… ben korkuyorum.
Bana hemen bakmadı. Bir an gökyüzüne baktı.
Biliyorum.
Yasemin… eğer kötü bir şey olursa… ben bunu nasıl taşıyacağım?
Sesi daha yumuşadı.
“Taşımayacaksın tek başına değilsin...” dedi.
O cümle… basitti ama ağırdı.
O sırada telefonum titredi. Bilinmeyen numara.
Donup kaldım.
İsmail hemen fark etti.
Açma.
Ama içimden bir ses… açmamı söyledi.
Açtım.
Fatma Koçari…
Ses yabancıydı.
Erkek.
İçim buz gibi oldu.
Kim bu?
Kısa bir sessizlik.
“Yasemin'in yaşadıklarını yaşamak mı istiyorsun?.”
Kalbim hızlandı.
Sen kimsin? dedim tekrar.
Ama o konuşmaya devam etti.
Onu kurtaramayacaksın.
Telefonu kapattı.
Elim titreyerek düştü.
İsmail beni tuttu
Ne oldu?
Söyleyemedim önce. Boğazım düğümlendi.
Aradı… biri aradı…Yasemin’le ilgili…
İsmail’in yüzü değişti.
Numarayı ver.
Telefonu ona uzattım. Hemen baktı, bir şeyler yaptı.
Ben olduğum yerde kaldım.
Beni de bulur mu?
İsmail gözlerime baktı.
Bulsa bile yaklaşamayacak.
Bu kez sesi daha kesindi. Sadece söz değil, bir tür yemin gibiydi.
O an fark ettim…ben korkuyordum. beni korkunun içinde bırakmıyordu.
Hastaneye geri döndüğümüzde koridorda doktor çıktı.
Herkes aynı anda ayağa kalktı.
Ben nefesimi tuttum.
Doktor gözlerini bize çevirdi.
“Hasta ameliyattan çıktı…”
Bir saniye durdu.
“Şu an yoğun bakımda. Durumu stabil ama kritik.”
Dizlerimin gücü boşaldı.
İsmail beni tuttu.
Ama bu sefer düşmedim.
Sadece gözlerim doldu.
“Yaşıyor…” dedim fısıltıyla.
İsmail başını eğdi.
Evet yaşıyor... ağlama artık
İsmail eğer Yasemin'e bişey olsaydı...
Yasemin umrumda değil ama eğer ona bişey olması seni üzecekse-
İsmail sen hala Yasemin'i kötü biri olarak biliyorsun...
Evet çünkü zamanında bize neler yaşattı...
Hepsi Neva yüzünden oldu... Neva onu tehdit zoruyla sana aşık ettirdi-
Ne?
Sana aşık değildi... Sadece rol yapıyordu yoksa Neva onu tüm okula rezil edecekti-
Nasıl yani... Açık konuş
Bak Yasemin sana aşık rolü yaptı... Neva onu açık fotoğraflarını yaymakla tehdit etmiş
Tehdit mi etmiş yani.. bu yüzden mi aşık rolü yaptı ama çok sinir bozucu davrandı-
Ben herşeyi öğrendim... Neva ne derse onu yapıyordu korkuyordu sonra ben Neva'yı arkadaşları ile konuşurken duydum... Yasemin hakkında ileri geri konuştular bende Yasemin'e anlattım oda gerçekleri söyledi... Bak Yasemin beni korudu bana herşeyi önceden haber etti
Siz arkadaş mıydınız?
Evet... Eskisi gibi arkadaştık ve hala arkadaşız ama o pislik yüzünden şimdi arkadaşım içeride can çekişiyor-
Nasıl biri söyledi mi?
Hayır sadece adını biliyorum soyadını bile bilmiyorum-
Tamam sen dikkatli ol buralarda olabilir
Neden ki?
Çünkü insan öldürmeye kalktığı kişiye bakar hala yaşıyor mu diye...
Haklısın...
Eğer ölmediyse öldürene kadar devam eder... Yasemin uyanana kadar sen hariç kimse odaya girmesin Fatma
Tamam...
Kahve içer misin? Yada milkshake?
Milkshake olur...
İsmail milkshake almak için yanımdan ayrıldı bende etrafta gezindim...
Bir hemşire kolunu bana çarptı ve dönüp özür diledi
Özür dilerim ben Yasemin hanımın odasını arıyordum
Bu oda hemşire bey...
Hemşire içeri girdi ve kısa süre sonra İsmail elinde milkshakelerle geri döndü
Al bakalım bu karamelli buda çilekli hangisinin istersen
Çilekli-
İçeride bağırma sesi geldi ve girdiğimizde etrafta kimse yoktu Yasemin'in boğazında neşter saplıydı korkuyla yere yığıldım... İsmail bağırarak hemşire çağırdı
Kim yaptı bunu... Yoksa yatağın altına mı girmişti kimseyi almadım içeri-
Tamam dur doktor gelsin yoksa Yasemin gerçekten ölebilir...
Öyle söyleme... Onun hayalleri var babası olacak piç ona okuyamazsın evlenip de eşine karılık yapamazsın dedi... O şimdi okuyor oda anne olacak evlenicek onunda hayatı devam edecek... Dimi İsmail
Bilmiyorum ama durumu ağır maalesef susmaktan başka bir şey yapamayız
Hayır...
Odadan çıktım ve üzerinde siyah gömlekle bir adam yanımıza yaklaştı ardından İsmail önüme geçti
Adın ne? Yasemin'in neyi oluyorsun?
Ben Yusuf-
İsmail hemen bağırdı Yusuf korkmadı... Geri çekilmedi hemen kabullendi.. bu garipti sanki tekrardan geri dönecek gibi polislere yakalanmayı bekliyordu... Polisler saniyeler içinde gelip Yusuf'u kolundan tutup yanımızdan götürdü
İsmail ellerini yanağıma yerleştirip konuştu
Korkmak yok artık bak gitti... Artık Yusuf yok!
Çok basit oldu...
Şimdi bunları düşünme.. Yasemin artık rahat ve sende.
Yanağımda ki ellerinin üstüne ellerimi koydum
Haklısın... İyiki varsın
Sende iyiki varsın
İsmail burnuma küçük bir öpücük kondurdu ve geri çekildi
İstersen gidip yiyecek bişeyler alayım...
Olur...
Ne alayım?
Çikolata-
Hahahaha şu tüm çeşitlerini dakikalar içinde bitirdiğin çikolatalardan mı?
Sağ dudağını kıvırdı bende omzuna vurdum
Gıcık pislik!
Özlemişim ya...
Neyi! Gıcık dememi mi?
Eski atışmalarımızı ehehhehe
Tamam o zaman bay bencil Fırtına senden çikolata istiyorum git al gel!
Emredersiniz... Emrinize amadeyim kraliçem
Kraliçem mi hahahaha
Ne dememi istersin? Sana nasıl hitap etmemi istersin mesela
Adım adım yüzüme yaklaştı
Mesela... deyip bir adım geri attım oda geri kalmadı ve ileri adım attı
Mesela...
Mesela birtanem güzel...
Öyle mi birtanem...
Evet ha bide-
Mesela sana ne zaman karım dicem?
Yuktundum içimde farklı bir his oluştu
Erken değil mi...
Ama ben sana bazen değil her zaman karım demek istiyorum birtanem
Şimdilik birtanemle devam edelim olur mu...
Olur... Ama dur sende sıra
Ne sırası?
Ben bana İsmail demeni istemiyorum
Ne dememi istiyorsun?
Erken olmasa kocam demeni isterdim ama madem erken sende bana birtanem de
Hahahaha nasıl dicem utanırım ben...
Ben utanmıyorum birtanem... Elimde olsa sana karıcığım dicem ama elimde değil
Tamam o zaman ben sana aşkım diyim olur mu?
Olur....
İsmail'in yüzündeki ifade değişti hemen sordum
Ne oldu?
Senden bana karşı aşkım sözünü duymak farklı hissettirdi...
Banada farklı geliyor... Eee aşkım ne zaman buluşuyoruz?
Bilmiyorum birtanem sen ne zaman kendini iyi hissedersen
Haklısın... Kendimi iyi hissetmiyorum çünkü Yasemin orada acıyla uyuyor.
Üzülme bak sapasağlam duruyor orada haahhaha
Ya hep bir komiklik hep bir komiklik varya şu durumda bile güldürdün beni hahaaha kız orada sapasağlam mı duruyor sence?
Boşver ya sağlam işte... Gel eve gidelim artık
Tamam evime bırak beni
Tamam...
İsmail aşağı inip arabayı çalıştırdı... Yolda konuşmaya başladık
İsmail hani sen sana ne zaman karım dicem dedin ya...
Evet söyledim-
Yani evlenmeden önce de karı koca olabiliriz...
İsmail arabayı durdurup başını kaldırdı
Sen ciddi misin...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 4.87k Okunma |
344 Oy |
0 Takip |
71 Bölümlü Kitap |