58. Bölüm

58. Bölüm

Kyula
kyulaseng

Sevda bize bakıp konuştu

 

Ders iptal edildi... Siz nerdeydiniz Fatma sen iyimisin ağlamışsın gibi duruyor-

 

Bişey yok Sevda. Eğer ders iptal edilmişse biz dışarı çıkıyoruz Fatma ile konuşacaklarımız var

 

Ne güzel... Çıkın tabiki bende Poyraz'ın yanına gidiyordum

 

Poyraz mı?

 

Evet... Abim ya hani!

 

Ne! Sen İsmail'in kuzeni misin?

 

Evet! Sen ne sandın?

 

İçim rahatladı ve derin nefes alıp gülümsedim... İsmail kulağıma yaklaşıp fısıldadı

 

Yoksa seni başka bir kızla kıskandıracağımı mı sandın?

 

Başımı eğip gülümsedim

 

Sevda bize bakıp konuştu

 

İyi eğlenceler size ben gidiyorum.

 

Sevda yanımızdan ayrıldı ve İsmail'in kolunu çimdikledim

 

Madem kuzenindi neden söylemiyorsun?

 

Seni test etmek istedim ve beni ne kadar çok kıskandığını öğrendim...

 

Kıskandım tabikide salak! Kızın saçını okşadın kıza gülümsedin!

 

Yurtdışındaki anılarını anlattı bende güldüm sende seni unutup onunla flört olduğumu düşündün

 

Evet öyle düşündüm..

 

Beraber boş bir sınıfa girdik.

 

Peki tamam o zaman artık öyle düşünme...

 

Düşünmüyorum....

 

Fatma seninle bara gidelim mi bu gece?

 

Bar? Ama orada alkol var...

 

Ne var ki bunda-

 

Ben içmiyorum

 

Tamam sen içmezsin ben içerim

 

Duraksadım ve gözlerim büyüdü

 

Olmaz!

 

Neden?

 

Sen sarhoş olursan seninle nasıl başa çıkacam?

 

Ama geceliğinle evine alırken başa çıkmıştın

 

İsmail yüzüme dikkatlice baktı.

 

“Şu an yine fazla düşünüyorsun.”

 

İstemsizce güldüm.

 

“Nereden anlıyorsun?”

 

“Elini sıkmandan.”

 

O an fark ettim gerçekten parmaklarımı yumruk yapmıştım. İsmail yavaşça elimi tuttu. Parmaklarımı tek tek açtı. Hareketleri o kadar yavaş ve dikkatliydi ki kalbim yeniden yumuşadı.

 

“Bak…” dedi sessizce. “Ben sana zarar vermeye çalışmıyorum.”

 

Gözlerim doldu yine.

 

“Biliyorum…”

 

“Hayır.” dedi hemen. “Bazen biliyor gibi davranıyorsun ama gerçekten inanmıyorsun.”

 

Bu kez cevap veremedim.

 

Çünkü haklıydı.

 

İnsan geçmişte kırıldıysa sevildiğine inanmak kolay olmuyordu. Sürekli bir şey olacakmış gibi hissediyordum. Sanki tam mutlu olacağım anda her şey elimden kayacakmış gibi…

 

İsmail yüzüme bakmayı bırakmadan konuştu.

 

Ben senin düşmanın değilim...

 

O cümleyle birlikte içimde bir şey yıkıldı resmen.

 

Gözlerimi kaçırdım çünkü ağlarsam duramayacaktım.

 

Ama İsmail izin vermedi.

 

Parmaklarıyla çenemi kaldırdı.

 

Bana bak.

 

Yavaşça baktım bu kez sesi daha yumuşaktı.

 

Seni gerçekten seviyorum.

 

Nefesim yine yavaşladı.

 

Canını yakmak istesem dün gece sana o kadar kırgınken bile kendimi durdurmazdım.

 

Yüzüm yeniden kızardı. Çünkü neyi kastettiğini anlamıştım. Dün gece aramızdaki o anı ikimiz de unutamamıştık.

 

İsmail bunu fark edip hafifçe gülümsedi.

 

Bak yine utanıyorsun...

 

Elimde değil…

 

Bir anda bana biraz daha yaklaştı.

 

Ben sana öyle şeyler öğreticem ki eğer sen izin verirsen...

 

Kalbim resmen eridi.

 

Nasıl böyle konuşabiliyordu bilmiyordum. Bir insanın bakışları nasıl bu kadar etkileyebilirdi onu da bilmiyordum. Ama İsmail bana baktığında dünyadaki herkes siliniyormuş gibi hissediyordum.

 

Tam bir şey söyleyecektim ki koridordan bağırış sesleri geldi.

 

Hocam! Kapıyı neden kilitlediniz?!

 

İkimiz de aynı anda güldük.

 

İsmail başını omzuma yaslayıp kısa bir kahkaha attı. O an onu öyle görmek içimi ısıttı. Günlerdir ilk defa gerçekten rahatlamış gibiydi.

 

Sonra kapıya vuruldu.

 

İçerde biri mi var?

 

Gözlerim büyüdü.

 

Allahım… diye fısıldadım.

 

İsmail kahkahasını zor bastırıyordu.

 

Komik değil!

 

Biraz komik.

 

Kapıya tekrar vurulduğunda hızlıca geri çekildik. İsmail gidip kapıyı açtı. Dışarıda

üniversite tanıtımlarına gelen lise öğrencileri vardı...

 

“Hocam buraya gelmemizi söylediniz-”

 

Beni görünce sustular sonra İsmail’e baktılar sonra tekrar bana baktılar.

 

Yüzüm anında kıpkırmızı oldu.

Çocuklardan biri sırıtmaya başladı.

 

Rahatsız mı ettik abi?

 

İsmail hiç düşünmeden cevapladı

 

Evet. 

 

İsmail!

 

Çocuklar gülmeye başlayınca ben utanmaktan ölmek istedim. İsmail ise gayet rahat şekilde kapıyı kapattı.

 

Sen neden böylesin ya?!

 

Kahkaha attı.

 

Ne dedim ki?

 

Çocuklar yanlış anlayacak!

 

Kaşlarını kaldırdı.

 

Doğru anlayacaklar.

 

Ağzım açık kaldı.

 

İsmail...

 

Bu kez ciddi ciddi bana baktı.

 

Ne var? Seni sevdiğimi saklayacak değilim.

 

O cümle yine kalbime dokundu.

 

Çünkü o bunu söylerken hiç utanmıyordu. Hiç çekinmiyordu. Sanki beni sevmek onun için dünyanın en doğal şeyiymiş gibiydi.Ben hala nasıl bu kadar sevilebildiğime şaşırıyordum.

 

Bir süre sonra birlikte sınıfa döndük. Ama artık her şey farklı hissettiriyordu. Koridorda yan yana yürümek bile farklıydı. Omzum koluna değdiğinde istemsizce gülümsüyordum.

 

Tam sınıfa girecekken İsmail kolumdan tuttu ve beni kenara çekti

 

Etrafımıza baktı sonra hızlıca eğilip yanağıma küçücük bir öpücük bıraktı.

 

Olduğum yerde kaldım şok içinde ona baktım.

 

İsmail sanki hiçbir şey olmamış gibi kapıyı açtı.

 

Gir hadi.

 

Ben hala kendime gelememiştim.

 

Sen… sen az önce…

 

Arkasını dönüp bana o sinir bozucu gülümsemesiyle baktı.

 

Ödeştik.

 

Bir an beynim durdu.

 

Sonra annemin anlattığı hikâye aklıma geldi.

 

Sen gözümü kızarttın ben yanağını…

 

Gözlerim büyüdü.

 

Sen bilerek yaptın! Bende sana yapmıştım....

 

İsmail sırıtıp sınıfa girdi.

 

Ben ise kapının önünde kalmıştım.

Kapının önünde birkaç saniye öylece kaldım. Yanağım hala yanıyordu. Sanki küçücük bir öpücük değil de bütün okulun ortasında kalbimi elimden almıştı. İçeri girerken arkasına dönüp bana attığı o sırıtış yok mu… gerçekten sinir bozucuydu. Ama daha kötüsü şuydu...ona kızamıyordum

 

Sınıfa girdiğimde birkaç kişinin bize baktığını fark ettim. Özellikle arka sıradaki çocuklar sırıtmalarını gizlemeye çalışıyordu. Utançtan direkt sırama yürüdüm. Çantamı sertçe masaya bıraktım. İsmail ise hiçbir şey olmamış gibi yerine oturmuştu. Hatta keyfi yerine gelmiş gibiydi.

 

Sinirle ona baktım.

 

O da bana baktı.

 

Sonra dudaklarını oynatmadan fısıldadı.

 

Domates!

 

Gözlerimi devirdim.

 

Sus...

 

Sessizce güldü.

 

Allahım gerçekten çıldıracaktım. Daha birkaç gün önce birbirimize kırgın bakıyorduk şimdi ise tek bir bakışı bile kalbimi saçmalatıyordu.

 

Ders başladıktan birkaç dakika sonra telefonumda halkalar bildirimi geldi. Sıranın altında gizlice baktım.

 

İsmail mesaj atmıştı.

 

Şu an seni öpmemek kendimi zor tutuyorum...

 

Telefon elimden düşecek gibi oldu.

 

Şok içinde kafamı kaldırıp ona baktım. Cam kenarında oturmuş gayet sakin şekilde hocayı dinliyormuş gibi davranıyordu.

 

Ama göz göze geldiğimiz anda dudaklarının kenarı hafif kıvrıldı.

 

Allahım.

 

Hızlıca cevap yazdım.

 

Delirdin mi sen?!

 

Mesajı görür görmez telefonuna bakıp tekrar yazdı.

 

Biraz.

 

İstemsizce güldüm.

 

Önümde oturan kız dönüp bana baktı.

 

Neye gülüyorsun?

 

Şey… hiçbir şeye.

 

Ama yanaklarım o kadar kızarmıştı ki kesin inanmadı.

 

Ders boyunca İsmail sürekli bana baktı. Ben her fark ettiğimde gözlerimi kaçırıyordum ama o kaçırmıyordu. Sanki günlerdir ilk defa içi rahatlamış gibiydi bunu görmek beni huzurlu hissettiriyordu.

 

Ders bitti herkes dışarı çıkmaya başladı. Ben defterimi çantama koyarken birileri sırama oturdu bunlar Alya ile Simay dı...

 

Evet ne oluyor anlat hadi

 

Kızlar ben gerçekten İsmail'i seviyorum...

 

Dememi beklerseniz daha çok beklersiniz... Dur bi dakika sen bunu söylemedin!

 

Evet çünkü gerçekten çok seviyorum...

 

Yani siz ikiniz sevgili misiniz?

 

Evet öyle yani gerçekten bişey var... Peki Simay sen ve Poyraz?

 

Aaa konu nasıl bana geldi... Hahaha sadece arkadaşız

 

Hmm... Sadece arkadaşız diyen biri olarak konuşuyorum öyle kalmıyor canım benim...

 

Öyle mi? Bak ben ciddiyim bu klasiği ben değiştiricem sen başaramadın!

 

O zaman kolay gelsin çünkü uzun bir aşk süreci seni bekliyor tatlım...

 

Görücez...

 

Görücez Simay...

 

Alya bir anda lafın ortasına girdi

 

Kavga ile başlayıp sonu yatakta biten bir hikaye mi başlıyor yoksa?

 

Yo... Öyle bişey olmaz bakın biz gerçekten sadece arkadaşız Poyraz benim arkadaşım ilerisi olmaz

 

Aynen öyle görürüz yakında sizide böyle yakın arkadaşça davranışlarınız olucak

 

Alya ekleme yaptı

 

Mesela kavga edip öpüşüp barışıp sonra yine kavga edip tekrardan barışıp arkadaşız diceksin

 

En önemlisi de bu kavgalar olucak ama siz birbirinizden asla ayrılmayacaksınız...

 

Öyle bir şey olmicak!

 

Simay şu anda sana aşık biri var mı?

 

Yo... Şey sadece bir çocuk takıntılı bana sadece benimsin diyor

 

Sen ne diyorsun

 

Ben kimsenin değilim diyorum... Biraz korkuyorum ondan

 

Sana bişey diyim mi... Bunları Poyraz'la konuşursan daha çok rahatlarsın...

 

Hayır Fatma biz sadece arkadaşız... Poyraz beni asla dinlemez

 

Dinler... Benim şu anda İsmail ile mutlu olmamın bir sebebi de o... Bana İsmail'i o anlattı ben kaç defa gittim Poyraz'ın yanına sırf İsmail için... O her zaman beni dinledi

 

Beni dinlemez...

 

Dinler!

 

Hayır dinlemez! Sen İsmail için konuştun onunla ben ne dicem?

 

Zamanı gelince herşeyi anlarsın Simay ama şunu bil ben biliyorum siz ikiniz birbirinize aitsiniz...

 

Biz, sen ve İsmail gibi değiliz Fatma... Biz farklıyız sadece kafa dengi buldum-

 

İsmail ile biz sence nasıl böyle olduk...

 

Alya bana bakıp konuştu

 

Bunlar ne kavgalar etti bir bilsen... Kaç defa öpüştüler

 

Alyaa

 

Her neyse işte kaç defa barıştılar sonra arkadaşız dediler... Bişey dicem Fatma siz seviştiniz mi?

 

Oha! Hep böyle açık sözlü ol tamam mı Alya!

 

Sordum sadece... İllaki olmuştur dimi-

 

Yok... Olmadı

 

Alya güldü

 

Bence oldu... O isteme günü-

 

Simay'ın gözleri büyüdü ağzı açık bana baktı

 

İsteme günü ne oldu?

 

Bişey olmadı...

 

Oldu... İsmail ve bunlar duşta başbaşaydı...

 

N-ne....

 

Alya!

 

Yalan mı? Lan asıl biz ikinizin ıslak olmasına şaşırdık İsmail'in gömeliği yoktu üstünde

 

Oha... Hiç bişey olmamış ya-

 

Bana böyle diyorsun ama Simay sende aynılarını yaşayacaksın...

 

Ben ve Poyraz duşta başbaşa ıslak ıslak duracak kadar değiliz...

 

Alya ile birbirimize bakıp güldük

 

Hahahah tamam öyle olsun

 

Öyle zaten!

 

Tamam konu bu değil hadi artık asıl konu İsmail ve sensin...

 

Evet konu biziz... Kızlar ben sizinle rahatça konuşabilirim bakın o duş falan hep yarım kalan anılarımız bizim aramızda birşey olmadı.

 

Ya nasıl olmuyor anlamıyorum ki... Mesela biz Mehmet'le evliyiz ama evli olmadan öncede rahattık... Bizim ilk öpücüğümüz sizin sayenizde oldu yani sizin ilk öpücüğünüz de sınıfın ortasında oldu ne yani hep bişey mi oluyor

 

Kızlar ben açıkça söylüyorum... Ben korkuyorum!

 

Alya güldü

 

Ona bunu söylersen daha yavaş olur hahahaha

 

Komik mi?

 

Komik! Kızım korkulacak bişey değil hem sen anne olmak istemiyor musun?

 

İstiyorum... Ama işte neden acı çekmem gerek ki... Benim yerime o hamile kalsa olmaz mı?

 

İstersen regl da olur hayatım sen merak etme hahahah

 

Ya şimdi biz kavga ettik ben hep çekildiğim için...

 

Ya bırak bak bir anda oluyor herşey hiç korkma o senden korksun!

 

O nasıl olacak?

 

Bak şimdi anlatıyorum iyi dinle...

 

Gözlerim büyüdü ve Alya göz kırptı

 

Eğer sen böyle olursan o ne yapacağını şaşırır.

 

Ama ya ters teperse... Bak ben istekli görünmek istemiyorum

 

Sen istekli görünmek istemiyorum derken bile isteklisin... Bak bugün gidin eğlenin sonra dediklerimi yap

 

Yada ben vazgeçtim... En güzeli böyle devam edelim

 

Evlenince de öpüşerek çocuk mu yapıcaksın hahahaha güldürme beni

 

Simay yanımda oldu bu konuda hemen lafa atladı

 

Fatma bence haklı... Böyle şeyler basit değil bu yüzden en doğrusu kendini hazır hissettiğinde olması

 

Tamam da şimdi eğer bu gece ikisi baş başa kalırsa yani evli olarak söylüyorum asla başa çıkamazsın...

 

Gözlerimi kapattım

 

Tamam o zaman bu gece konuşmayız olur biter

 

Yine kaçıyorsun derse?

 

Of... Bişey dicem ya o zaman senin dediğini mi yapsam...

 

Yapmaya yürek ister yaparsan da cesaret ister...

 

Tamam o zaman şimdi ben gidiyorum... Tam bilmiyorum ama bu gece olmamalı bu yüzden kendimi iyi hissetmiyorum falan deyip ertelerim

 

Ama kaçan kovalanır sonra yakalanınca ne yapıcaksın kaçış olmicak.

 

O zamana da geldiği zaman bakarız şimdi herşey yeni gibi o yüzden bana öyle şeyler de söylemiyor... En güzeli biz böyle devam edelim

 

Tamam o zaman...

 

Simay ve Alya yanımdan ayrıldı hemen arkasından İsmail yanıma geldi kalbim yerinden çıkacak gibi atmaya başladı... Gözlerim onun boynuna ve dudaklarına kaydı...

 

Hafif gel gidiyoruz

 

Nereye!

 

Hani konuştuk ya akşam bara gidicez diye

 

Şey ya ben eve-

 

Yine kaçıyor musun-

 

Yo... Şey evden bişeyler almam gerek dicektim

 

Ha tamam o zaman giderken evede uğrarız...

 

İsmail ile arabaya bindik ve sessizce evime doğru ilerledik

 

Eve geldiğimizde yukarı çıkıp üstüme bara uygun bir elbise giydim ardından

pijamalarımı aldım hemen arabaya koşup nefes nefese konuştum

 

Tamam gidebiliriz

 

İsmail ağzı açık bana baktı

 

Dekolte... Peki böyle bir elbise giyip eline pijama takımını mı aldın?

 

Evet yani maksat rahat olmak-

 

Geçen gece giydiğin geceliğin rahat olduğunu söylemiştin.

 

Dudağımı ısırıp başımı eğdim...

 

Yani şimdi sen bana onu bir daha benim yanımda giyme dediğin için ben onu almadım

 

Onu sadece benim yanımda giyebilirsin...

 

Kalbim delice atmaya başladı nefesim değişti... Gözlerimi kaçırıp başımı eğdim sertçe çenemden tutup kendine çevirdi konuşmadan önce üzerimdeki elbiseyi inceledi.

 

Benimle konuşmak istediğin bişey var mı...

 

Hayır...

 

İsmail arabayı çalıştırdı ve bara geldiğimizde etrafa bakındım... Herkes içiyordu içeride kırmızı ışık ağır basıyordu... Lavaboya giderken kapının kenarında öpüşen çiftleri gördüm ve iğrenerek yüzümü yıkadım...

 

İsmail içeride içerken yanına gittim bana bakıp ayağa kalktı

 

Hadi eğlenelim!

 

Ne yapıcaz?

 

Dans edicez!

 

İkimiz beraber dans etmeye başladık biz dans ederken barmen yanımıza geldi

 

Buyrun sizlerde için en ağır içkimiz.

 

İsmail bardağı alıp kafasına dikti

 

Bende reddedip dansa devam ettim

 

İsmail biz dans ederken kulağıma fısıldadı

 

Sen içmiyor musun?

 

Söyledim-

 

Hatırladım.

 

Dans bitti ve İsmail elbisemin yırtmacına bakıp elini bacağıma koydu

 

Ben biraz daha içicem... Rahatsız olmazsın dimi?

 

İç... Bişey olmaz

 

İsmail sırıttı ve küçük bardakları teker teker kafasına dikti... Gözlerini sıkıca kapatıp ellerimden tuttu

 

Bugünlük bu kadarı yeter sanırım...

 

Ama ben daha içmek istiyorum...

 

Artık eve gidelim...

 

İsmail yüzüme yaklaştı

 

Gidelim...

 

Tam çıkarken İsmail'in başı döndü ve bana tutundu

 

İyi misin?

 

Arabayı sen kullanır mısın... Ben kendimde değilim

 

Anahtarı bana uzattı ve yanımdaki koltuğa oturup başını arkaya yasladı arabayı çalıştırdım ve İsmail'in evine sürdüm... Eve geldiğimde arabadan inip İsmail'i tuttum

 

Kollarını boynuma sarıp evin kapısını açtım... Dudakları boynuma değdiğinde dudaklarımdan istemsizce “Imh” sözü çıktı ardından dudaklarımı birbirine bastırıp sustum...

 

Başını kaldırıp gözlerini açtı

 

Az önce...

 

İsmail'i bırakıp konuştum

 

Şey geç oldu ben gidiyorum istediğin başka bir şey var mı...

 

Bacaklarını omuzlarımda istiyorum

 

Yutkundum ve ayağa kalkıp üstüme yürüdü geri adımlarla ona baktım

 

Geç oldu hem yarın okul var...

 

Üstüme yürümeye devam etti söylediklerimi duymazdan gelerek karşılık verdi

 

Konu sence okul mu...

 

Değil...

 

İsmail üsüme yürürken bir anda cesaretle ben onun üstüne yürüdüm geri adımlarla bana bakıp konuştu

 

Yaptığın şeyin farkında mısın...

 

Herşeyin farkındayım...

 

Geri adımlarla onu duvara yasladım. İkimizde sessizce birbirimize baktık...

 

Ellerimi göğsünde gezdirip cilve ile yaklaştım... Bana bakıp konuştu

 

Cesaretine hayran kaldım açıkçası...

 

Şimdi benim eve gitmem gerek sen dinlen sabah görüşürüz... kaçmıyorum sadece hazır hissetmiyorum...

 

Yüzü düştü...

 

Tamam beklerim.

 

Gülümsedim ve evden çıktım içim rahattı artık... Onu öylece bırakıp gitmedim açıkça söyleyip gittim...

Bölüm : 27.04.2026 07:01 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...