52. Bölüm

52. Bölüm

Kyula
kyulaseng

Sırtım soğuk duvarla İsmail’in kor gibi yanan bedeni arasında sıkıştığında, kaçacak hiçbir yerimin kalmadığını anladım. Aslında kaçmak isteyen yanım çoktan teslim bayrağını çekmişti,sadece gururum son bir gayretle direniyordu.

 

Ama o elini başımın yanına, duvara dayayıp üzerime doğru eğildiğinde, ciğerlerime dolan o tanıdık koku bütün mantığımı devre dışı bıraktı.

 

Bozuldu, diye fısıldadı. Sesi sadece kulağımda değil, bütün vücudumda yankılandı.

 

Ama şu an... Şu an her şeyi tamir edebiliriz.

 

Nefesim boğazımda düğümlendi. Tam itiraz etmek için dudaklarımı aralamıştım ki, İsmail o boşluğu kapattı. Dudakları dudaklarıma değdiği an, aylardır içimde biriktirdiğim o buz dağı saniyeler içinde eriyip gitti.

 

İlk başta ellerimi göğsüne koydum, onu uzaklaştırmam gerektiğini söyleyen o cılız sesi dinlemeye çalıştım.

 

Ama parmaklarım benden bağımsız hareket ederek gömleğinin kumaşına sıkıca tutundu.Onu öpmek, evime dönmek gibiydi.

 

Dudakları dudaklarımda öyle bir baskı kuruyordu ki, sanki içimdeki bütün o kırgınlığı, güvensizliği çekip almak istiyordu. Dilinin sıcaklığını hissettiğimde, boğazımdan istemsizce titrek bir inilti döküldü. Bu sesle birlikte İsmail daha da cesaretlendi, bir eli belimi kavrayıp beni kendine mühürlerken, diğer eliyle çenemi tutup başımı hafifçe yana eğdi. Öpüşü derinleşti, sertleşti, artık sadece dudaklarımız değil, ruhlarımız da birbirine çarpıyordu.

 

Beni hafifçe yukarı kaldırıp duvara daha sert yasladığında, bacaklarımın arasındaki o karıncalanma hissi tüm vücuduma yayıldı. Ellerimi saçlarının arasına daldırdım, parmaklarımı saç diplerine bastırarak onu kendime daha çok çektim.

 

Hiç bitmesin istiyordum. Bu yakıcı sıcaklık, dışarıdaki o sahte neşeden ve içimdeki korkulardan çok daha gerçekti.

Dudaklarını bir saniye bile ayırmadan, Hala mı... diye fısıldadı, nefesi nefesime karışırken. Hala mı istemiyorsun?

 

Gözlerim kapalıydı ama dönen başımı durduramıyordum.

 

İsmail...

 

Adı dudaklarımdan bir yakarış gibi döküldü.

 

Cevap vermek yerine dudaklarını boynuma indirdi. Şah damarımın attığı o hassas noktaya bıraktığı ıslak öpücükler dizlerimin bağını çözdü. Dişlerinin hafifçe tenime değdiğini hissettiğimde sırtımı duvara daha çok yasladım, tırnaklarım omuzlarına gömüldü. Vücudumun her hücresi ona doğru akıyordu.

 

Elini bluzumun altından içeri süzüp çıplak tenime dokunduğunda irkildim. Sıcak avcu belimden yukarı doğru tırmanırken, parmaklarının bıraktığı izler sanki tenimi yakıp geçiyordu. Alnını alnıma yasladı,ikimiz de soluk soluğaydık.

 

Güven demiştin.Şu an hissettiğin şey, sadece arzu değil Fatma. Bu, ait olduğun yere dönme isteği.

 

Yüzünü avuçlarımın arasına aldım. Bakışlarım dudaklarına, oradan o deniz mavisi gözlerine kaydı. Artık yalan söyleyecek gücüm kalmamıştı. Kendimi kandırmaktan yorulmuştum. Ama bu kabulleniş beni onun gözünde basitleştirmekten başka bişey olmicaktı...

 

Onu olabildiğince geri ittim, dudaklarımı silip yüzüne baktım.

 

Gözleriyle tüm bedenimi süzdü, yüzünde hayal kırıklığı vardı, geri çekilmem değilde daha çok dudaklarımı silmem onu kırmıştı gibi bir ifadesi vardı.

 

Bunu neden yaptın...

 

Çünkü senden iğreniyorum....

 

Kahkaha attı, yüzümdeki ciddiyetimi bozmadan ona baktım

 

Sen ciddi misin... Fatma az önce beni kendine bastıran sendin. Ne oluyor sana?

 

Neden yaptım çünkü denemek istedim. Sonra anladım ki olmuyor...

 

Olmuyor? Tamam o zaman olmasın hatta bak hiç olmasın sen böyle yapmaya devam et.

 

Aynen öyle yapıcam!

 

Arkadaşlarımızın yanına döndüğümüzde İsmail hiç bişey olmamış gibi davrandı Simay elindeki buzu gözüne tutuyordu.

 

Alya konuştu

 

Siz nerdeydiniz? Büyük eğlenceyi kaçırdınız hahahaha

 

Heycanla sordum

 

Ne oldu yoksa yine mi rezil oldunuz hahahahah

 

Az önce dördümüz, hedefi tam vuran bir oyuncak kazanıyor oyununa girdik. Mehmet benim için girdi Poyraz'da Simay için sonra Poyraz topu attı ve top geri sekip Simay'ın gözüne girdi hahahaha

 

Elinin ayarı yokki hayır bir kerede değil-

 

Alya Simay'ın sözünü jesti

 

Hahahhaha sonra yine aynı gözüne çarptı.

 

Hahahaha peki Poyraz ne yaptı

 

En sonunda oyuncağı aldı ama Simay oyuncağı satıp gözüne buz aldı

 

Ne hahahahaha

 

Poyraz sözümüzü kesti

 

Oyuncağı kazandım ama Simay biraz hırpalanmış olsa da ahahhahah

 

Komik mi?

 

Komik!

 

Haklısın! Hahahahah ah gözüm.

 

Simay gülerken gözündeki buzu geri çekti.

 

Daha fazla yara almadan buradan gidebilir miyiz her an başka bir yerden gözüme top gelebilir-

 

Simay konuşurken tam kafasına bir top çarptı ardından Mehmet ve Alya yerden yere gülmeye başladı bende dayanamadım ve Poyraz elini kaldırıp konuştu

 

Az önce yine top çarptı ahhahahaha

 

Simay kendine gülerken İsmail sadece gözlerini dikmiş bana bakıyordu yüzünde ne gülme izi nede gözlerinde küçük bir parlama hiç bişey yoktu. Görmezden geldim ve Simay'ın elinden tutup kaldırdım

 

Simay iyi misin?

 

Soruyor musunuz bide bugün tüm belaları üzerime çektim...

 

Poyraz Simay'ın yanına geldi ve elini omzuna atıp gülümsemesini tutarak konuştu

 

Haklısın! Ama sen olmasan bu kadar eğlenceli geçmezdi hahahahah

 

Simay gülümsedi. Gözüm istemsizce İsmail'e kaydı ama o zaten gözlerini dikmiş, kollarını göğsünde kavuşturmuş hala bana bakıyordu.

 

Simay bize bakıp konuştu

 

Siz nerdeydiniz hala cevaplamadınız?

 

Konu tekrardan bize dönünce İsmail bana bakarken cevapladı

 

Sadece konuştuk. Bir kızı beğendiğimi söyledim aramızı yapmasını istedim

 

Simay alaycı bir tavırla cevapladı

 

Fatma'da tamam yaparım mı dedi hahahaha siz deli misiniz siz birbirinize aşıksınız ya

 

İsmail'e baktım ve gülümsedim

 

Benmi? Zavallı İsmail ile aramızda arkadaşlıktan başka bişey olmaz!

 

İsmail kaşlarını kaldırıp bana baktı... Bende sözlerime kaldığım yerden devam ettim.

 

Artık anlayın... Biz denedik ama olmadı kabul ediyorum bir zamanlar herşey güzeldi ama artık bir anlamı yok...

 

Alya konuştu

 

Nasıl yani artık 6' lı date değilde olursa 8'li date mi yapıcaz hahahaha

 

8'li derken dedi Poyraz ile Simay aynı anda...

 

Yani sizde eğer başkalarını bulursanız 10'lu date

 

Simay ile Poyraz birbirine baktı ve Poyraz konuştu

 

Evet 10'lu date tabikide biz neyiz ki...

 

Simay cevapladı

 

Biz böyle yeni tanıdık ya birbirimizi o yüzden yakın arkadaş olduk bilmiyorum kafa dengi buldum Poyraz'ı

 

Bende seni Simay çok komiksin ahahahha hatta yürüyen rezillik de olabilir yanlış anlama bugün çok güzel geçti. Sen olmasan baksana şu suratlara bunlarla zaman geçmez, İsmail ruhsuz duruyor Fatma suskun duruyor Mehmet ile Alya ikisi birbirini güldürüyor ben burada ne yapardım sensiz

 

Haklısın...

 

Onlar konuşurken İsmail hala bana bakıyordu... Ne yapacağımı bilemeyip gözlerimi kaçırdım, Alya'nın arkasında durdum.

 

Ne oldu Fatma iyi misin? Sanki birinden kaçıyorsun

 

Ahhaha ne kaçması ben senin yanına gelmek istedim anlat başka neler oldu?

 

Hava gittikçe soğumaya başladı. Vücudum titremeye başladı. Alya neler olduğunu anlatırken Poyraz bana bakıp İsmail'e baktı...

 

Fatma benimle gelir misin seninle konuşmam gereken bişey var

 

Benimle mi?

 

Poyraz başını salladı ve bende yanına gittim

 

Tamam...

 

Poyraz ile biraz yürüdük ve bizimkilerden uzaklaşınca Poyraz kollarını göğsünde kavuşturdu.

 

Dinliyorum... İkiniz yine kavga mı ettiniz?

 

Yo... 

 

Emin misin çünkü İsmail anlattığımız hiç bişeye gülmedi ve onu geçtim yüzünde küçük bir oynama bile olmadı... Sadece sana bakıyordu

 

Dudaklarımı birbirine bastırıp Poyraz'a baktım

 

Şey... Biz konuştuk yine ama-

 

Ama?

 

Her neyse boşver çünkü gerçekten bu sefer suçlu o değil...

 

Suçlu o değil. Suçlu sen misin?

 

Evet... Ama pişman değilim yaptığım şey için

 

Umarım haklısındır yaptığın şeyde... Tamam o zaman gidebiliriz

 

Dur! 

 

Ne oldu...

 

Sende bana söyle bakalım... Sende Simay'la çok mutlu görünüyorsun

 

Çok komik bir kız ahahahah

 

Öyledir öyle de sanki sen daha çok komikiğine değil onun duruşuna onun güzelliğine-

 

Yo! Öyle değil

 

Öyle öyle ben farkettim. Sen önceden de yanımıza geldiğinde Simay ile konuşuyordun arkadaş olarak ama bugün başkaydı.

 

Bilmiyorum zaman ne gösterir...

 

Bakalım zaman ne gösterecek...

 

Poyraz ile geri döndüğümüzde İsmail etrafta yoktu. Poyraz sordu

 

İsmail nerde

 

Eve gitti...

 

Biz Poyraz'la konuşurken o çoktan eve gitmişti...

 

Poyraz bana baktı

 

Umarım yaptığın şey onu üzmemiştir... Geç arabaya ben bırakırım seni

 

Poyraz'ın arabasına geçtim... Dalgın dalgın olanları düşündüm içimden ağır birşey söylemedim derken Poyraz arabayı durdurdu ve konuştu.

 

Hangi evine gitmek istiyorsun...

 

Bölüm : 20.04.2026 17:45 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...