
Ellerini cebine sokmuş, salondaki duvara yaslanmıştı. Yüzünde sinir bozucu o tanıdık gülümseme vardı.
Sen...
Beni özledin mi?
Defol evimden.
Başını iki yana salladı geri geri bir adım attım.
İsmail nerede?
Ben sana soru sordum önce onu cevapla.
Sesim titredi.
Onu bana geri ver...
Ayhan bana doğru yürüdü. Ben mutfak tezgâhına kadar çekildim.
Gerçekten seviyor musun onu?
Sana ne?
Bana ne mı? Sen bir zamanlar bana bakardın. Şimdi adını duyunca bile nefesin değişiyor.
Dişlerimi sıktım.
Ben sana hiçbir zaman öyle bakmadım!
Ama şimdi ona bakıyorsun.
Gözlerim doldu.
Evet... Bakıyorum. Çünkü o bana ilk kez değerli hissettirdi. İlk kez birinin yanında korkmadan güldüm. İlk kez biri benim inadıma bile sabır gösterdi. İlk kez biri beni susturmak yerine dinledi.
Ayhan’ın yüzündeki gülümseme silindi.
Devam et...
İlk kez biri bana sahip olmak istemedi... benimle olmak istedi. Aradaki farkı bana İsmail öğretti.
Yumruğunu sıktı.
Demek bu kadar.
Evet bu kadar ve daha fazlası. Onsuz bir gün bile geçince içim daralıyor. Kavga etsek bile onu özlüyorum. Sinir olsam bile onu düşünüyorum. Şu an burada seninle konuşurken bile aklım onda.
Bir anda masaya yumruk attı. Bardak titredi.
Yeter!
Ben korkuyla irkildim ama geri çekilmedim.
Gerçekleri duymak zoruna mı gitti?
Sen benim olacaktın!
Ben hiç kimsenin malı olmadım!
Ayhan bana öfkeyle baktı. Sonra alaycı biçimde güldü.
O çocuk için ağlıyorsun demek.
Evet! Ağlıyorum! Çünkü onu seviyorum!
Evin içinde sessizlik oldu.
Ayhan gözlerini kısmış bana bakıyordu.
O zaman onu kurtarmak için neler yapacağını göreceğiz.
Telefonum çaldı.
Ekranda Alya yazıyordu.
Titreyen ellerle açtım.
Alya?
Yazar'dan
Poyraz direksiyon başındaydı. Simay yanında oturuyor, telefonundan adreslere bakıyordu.
Şuraya da bakalım Poyraz.
Üçüncü kez aynı sokağa girdik Simay.
Tedbirli adam kaybolmaz.
Ben kayboldum ama.
Simay göz devirdi.
Şurda dur.
Arabadan indiler. Eski bir depoya girdiler. İçerisi boştu.
Simay hızla yürürken yerdeki tahtaya takıldı.
Aaa!
Düşeceği anda Poyraz kolundan çekip kendine aldı. Simay bir anda onun göğsüne çarptı.
İkisi de birkaç saniye sustu.
Poyraz yavaşça konuştu.
Sen hep böyle mi düşüyorsun yoksa beni görünce mi?
Simay kulaklarına kadar kızardı.
Bırak beni.
Bırakırım ama yine düşersin.
Ben düşmem.
Tam geri çekildi, bu kez gerçekten ayağı kaydı.
Poyraz kahkaha attı.
Tamam, ikna oldum. Düşüyorsun.
Simay omzuna vurdu.
Salak!
Diğer tarafta...
Mehmet ve Alya bir çay ocağına girmişti.
Mehmet adamın yanına eğildi.
Abi burada Ayhan diye biri gördün mü?
Çaycı adam düşünür gibi yaptı.
Uzun boylu mu?
Evet!
Sinirli mi?
Evet!
Pislik tipli mi?
Evet!
Alya heyecanlandı.
Gördün mü yani?
Adam çayı uzattı.
Ben kendimi anlattım kızım.
Mehmet kahkahayı bastı.
Alya başını tuttu.
Allahım sabır ver.
Çıkarlarken Mehmet hala gülüyordu.
Sen niye gülüyorsun?
Çünkü ilk kez senden daha sinirli birini gördüm.
Alya ona çantasını fırlattı.
Saatler geçti.
Kimse Ayhan’ı bulamadı.
Fatma'dan
Alya....
Bulamadık...
Ben buldum ama maalesef gitti...
Dizlerim kırıldı. Yere oturdum.
Her şey bitti Alya...
Fatma-
Hayır. Bitti. Onu kurtaramadık az önce buradaydı...
Tam o anda başka bir çağrı geldi.
Numara gizliydi... Açtığımda Ece konuştu
Süren doldu.
Ne olur... ne olur bana bir kez onu göster. Son kez.
Gerek yok.
Lütfen! Sana yalvarıyorum. Son kez yüzünü göreyim. Sonra ne istersen yap.
Sessizlik oldu.
Sonra Ece soğukça konuştu.
Adres gönderiyorum. Tek başına gel.
Eski bir depoya geldiğimde kalbim göğsümü parçalayacak gibiydi.
Kapı açıldı.
İçeri koştum onu gördüm.
Sandalyeye bağlıydı. Yüzünde yorgunluk vardı ama beni görünce gözleri değişti.
İsmail!
Koşup ona sarıldım. Dizlerimin üstüne çöktüm, boynuna kapandım.
Başaramadım... Seni kurtaramadım...
İsmail elleri bağlı olmasına rağmen yüzünü bana yasladı.
Bana bak.
Ağlıyordum.
Bana bak dedim.
Gözlerine baktım.
Sen geldin ya... benim için yeter.
Hayır değil! Seni çıkaramadım, hiçbir şey yapamadım!
Fatma... İnsan sevdiği için savaşıyorsa kaybetmiş sayılmaz.
Titreyerek elini tuttum.
Çok korktum...
Ben de korktum. Ama kendim için değil.
Benim için mi?
Sen ağlarsın diye... Sana söz vermiştim birtanem benim yüzümden ağlamicaksın demiştim...
Hıçkırığım çıktı.
Niye böylesin sen...
Çünkü seni çok seviyorum...
Gözlerimi kapatıp alnımı onun omzuna koydum.
Tam o anda alkış sesi duyuldu.
Ece ilerledi..Elindeki silahı İsmail’in alnına dayadı.
Yeter!
Çığlık attım.
Ece bir süre baktı. Sonra aniden silahı geri çekti.
Vazgeçtim.
Şaşkınlıkla ona baktım.
Silahı bana uzattı.
Madem seviyorsun... al. Sevdiğini sen öldür ne derler bilirsin seven öldürür sevdiğini...
Elim geri çekildi.
Ne?
Ece arkamdan yaklaşıp belime başka bir silah dayadı.
Eğer sen yapmazsan önce seni... sonra onu öldürürüm.
Bedenim buz kesti.
Hayır... yapamam...
Yapacaksın.
Silahı titreyen elimle aldım.
Gözlerimden yaşlar akıyordu.
İsmail bana baktı. Yüzümdeki yaşları başparmağıyla sildi.
Ağlama.
Yapamam...
Elimdeki silahı istemeden onun alnına kaldırdım.
Kolum titriyordu.
İsmail gözlerimin içine baktı.
Dün alnını alnıma yasladın... şimdi alnıma silah dayıyorsun...
Hıçkırdım.
Sus ne olur...
Eğer ölümüm senin elinden olacaksa... benim itirazım yok.
Çığlık atar gibi başımı salladım. Silahı alnından indirip göğsüne doğrulttum ardından da kalbinin üstüne doğrulttum
Yapma... böyle konuşma...
Sen zaten beni ilk tanıştığımız gün kalbimden vurmuştun...
Elim daha çok titredi.
Tetiğe dokunamıyordum. Parmaklarım uyuşmuştu.
Ben sensiz yaşayamam...
İsmail yavaşça gülümsedi.
Belki de diğer tarafta gerçekten kavuşuruz aramızda kimse olmadığı bir yaşam vardır bizi bekleyen...
Ece bağırdı.
Çek tetiği!
Kulaklarım uğulduyordu. Karşımda sevdiğim adam vardı ve ben silahı ona doğrultmuş gözlerinin içine bakıyordum
Yapamam...
Yap! Yoksa ilk önce sen ölürsün!
Sen Ayhan'ı kendi ellerinle öldürür müsün?
Hayır!
O zaman neden yapıyorsun bunu bana! Neden bizi ayırıyorsun sırf sen mutlu değilsin diye neden başkalarını üzüyorsun! Kadın kadının yurdudur dostudur! Ama sen düşmansın.
Çünkü Ayhan hala sana aşık çok uğraştım ama asla unutmadı sonra ayrıldı benden beni yarı yolda bırakıp gitti!
Sevenleri ayır diye mi gitti senden...
Hayır... Hayır! Beni hiç sevmedi ve beni bırakıp gitti şimdi sende sevgilini öldüreceksin! Ben acı çekiyorken bana bu acıyı yaşatan kişinin mutlu olmasını istemiyorum! Anladın mı beni...
Silahı tutan elime baktım ve yutkundum
Ece... Aynı şeyleri bende yaşıyorum ben Ayhan'dan korkuyorum... ben ona aşık değilim bende mutlu olmak istiyorum ama bir anda bizi ayırıyorsunuz! Sen söyle ben ne yapayım! Bende sırf sizin yüzünden acı çekiyorum! Bende acı çektiğim için bana acıyı yaşatanları öldüreyim mi? Bu nasıl zihniyet!
Ece bağırdı
Tetiği çek!
Gözlerimden yaşlar süzülürken İsmail gözlerini kapattı bende gözlerimi kapatıp elimi tetiğe koydum tam o sırada arkadan bir ses geldi
Arkamı döndüm ve İsmail gözlerini açtı ardından silah elimden düştü
Ayhan...
Ece Ayhan'a sıkıca sarıldı ve Ayhan'da ona karşılık verdi
Seni seviyorum Ayhan lütfen gitme...
Ayhan İsmail'e baktı ve İsmail'in ipini çözüp ikimize baktı
Fatma senin söylediklerini düşündüm sonra anladım... Sen gerçekten İsmail'e çok aşıksın ben artık yokum ben sadece senin üvey kuzenin olarak bildiğin Ayhan'ım... Umarım mutlu olursun ikinizden de özür dilerim...
Ayhan İsmail'e sarıldı ve gözlerimi ovalayıp tekrardan şaşkınlıkla baktım...
Bana yaklaştı ve sarılmadı...
Senden çok özür dilerim... Sana sahip olmak yerine seninle beraber olsaydım bunlar olmazdı... Sen sana sahip olacak değil seninle beraber olacak birini bulmuşsun mutluluklar dilerim...
İsmail ile el ele depodan çıktık ve arkadaşlarımız bizi görünce ikimizede sıkıca sarıldılar...
İsmail'in yüzündeki yaraya dikkatlice baktım...
Eve geçince sana pansuman yapmamı ister misin...
Gözlerinin içi güldü ve karşılık verdi
Olur...
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 4.87k Okunma |
344 Oy |
0 Takip |
71 Bölümlü Kitap |