5. Bölüm

5. Bölüm

Kyula
kyulaseng

Galata Kulesi ödevi ama İsmail ile birlikte gitmek zorunda olmam. Neden bana böyle bir grup düştü ki diye düşündüm kendi kendime.

 

Sıramdan kalkıp çantamı toparladım, kalbim karışık ama aklım netti. "Tamam Fatma, bu işin kontrolü sende olmalı. Sen günü ayarla, sen arayacaksın, sen konuşacaksın."

 

Alya ve Simay'la kısa bir bakışma yaşadım. Onlar da fark etmişti içimdeki karışıklığı. Ama kimseye belli etmeden derin bir nefes aldım. Telefonumu çıkardım. İsmail'in numarasını almak zorundaydım. Sadece ödevle ilgili, başka bir şey değil. Sadece ödev için, diye kendi kendime tekrarladım ve İsmail'in yanına yaklaştım arkadaşları ile konuşuyordu.

 

"Sonra kız bana baktı siktir dedim o an kız kesin numaramı isteyecek bende veremem deyip terslicem yine birini kırıcaz bu gece dedim."

 

"Lan sen niye numaranı kimseye vermiyorsun!"

 

"Canım öyle istiyor kral kaç kişinin kalbini kırdım! Her neyse geçende fakülteden bir kızı arabamla eve bıraktım kız beni evine çağırdı bende reddettim baktım oluru yok-"

 

"Lan biraz dursayadın kız evine çağırmış seni."

 

Karşısına geçtim

 

"Merhaba İsmail."

 

"Merhaba da, ne var?"

 

"Şey, ödev için günü belirle, bana söyle, dedin, numaranı verir misin?"

 

"Haa anladım şimdi," dedi ve tüm arkadaşları bana baktı, ardından "Oha, numarasını istedi" deyip güldüler.

 

"Ödev için istedim numarayı, başka bir şey için değil."

 

"Başka bişey olamaz zaten, unutma bugün olmaz, partim var."

 

"Zaten bugün değil."

 

İsmail numarasını kağıda yazıp bana verdi.

 

"Oha, İsmail'in numarası!"

 

"Neye şaşırdınız, bu kadar basit bir numara."

 

"İsmail'in numarası bu, sınıfta kimsede yok biz sosyal medyada konuşuyoruz da ondan."

 

"Gerçekten mi, neden peki?"

 

"Canım öyle istiyor, sana ne? Sen de ödevin gününü söyledikten sonra sil, rahatsız etme beni. Numaram tanımadığım birinde kalsın istemiyorum"

 

"Benim numaramda Alya ve Simay hariç kimsede yok."

 

"Ama artık bende de olacak."

 

"Evet, sen de benim numaramı sileceksin, bu kadar basit!"

 

"Bende sanki ölüyordum, numaran için bittiği gibi anında silerim."

 

Numarasını aldım ve çantamı alıp eve doğru ilerledim. Eve geldiğimde hemen odama geçtim ve numarayı kaydettim.

 

"Bay bencil Fırtına" diye kaydettim sonra duş alıp aşağı indim. Yemeğimi yedikten sonra dışarı çıkıp koşu yaptım, ardından markete uğrayıp maket için gerekli eşyaları aldım ve eve geçtim.

 

Ertesi sabah erkenden kalkıp yüzümü yıkadım, aşağı indim ve kahvaltı yapıp giydim, ardından evden çıktım ve okuluma doğru yürümeye başladım.

 

Sabah okulun kapısını açar açmaz içeri girdiğimde gözlerime inanamadım. Sınıf tam bir karmaşa içindeydi.

 

Akın bağırıyor, İsmail öfkeyle parmak kaldırarak konuşuyor.

 

“Ne oluyor burada? Sabah sabah kavgamız eksikti, daha dün partiyi konuşuyordunuz?”

 

Kimse beni takmadı ve İsmail Akın'la konuştu

 

"Sana sürpriz yapmak büyük hata, zaten sevin istedik ama senin yaptığına bak!"

 

"Ben başka birini seviyorum, o kız yalan söylüyor, eski sevgilim o benim."

 

"Ama kızı hamile bırakmışsın Akın."

 

"Ne olmuş? Kendi suçu."

 

Hemen lafa atladım.

 

"Nasıl kendi suçu, kızı o yaşta hamile bırakan sensin ve suçlu olan o mu? Senin iyi biri olduğunu düşünmüştüm Akın!Yanılmışım."

 

"Üstüme gelmeyin, ne olduğunu bilmeden konuşmayın. İnsanlar hata yapar ve bu hatalardan ders alır."

 

İsmail ve ben aynı anda konuştuk.

 

"Sen buna hatamı diyorsun, kızı öylece ortada bırakıp şimdi 'ben başka birini seviyorum' mu diyorsun?"

 

İsmail ile birbirimize baktık ve baş salladık, ardından konuşmaya başladım.

 

"Her ne olursa olsun, o bir kadın ve eminim ki ona çok iyi davrandığın için seninle birlikte oldu. Ona ilk zamanlar nasıl davranıyordun Akın?"

 

Evet, ilk zamanlar seviyordum onu. Sonra bir gece sarhoştum, o da yanıma geldi. Kahretsin, onu öptüm, ona dokundum, onun hoşuna gitti.

 

Bu kelime benim içimde bir ürperti hâline geldi.Ona dokundum, onun hoşuna gitti.Ne demekti? Gerçekten bunu nasıl rahatlıkla anlatabiliyordu? Kızın gururu yerle bir olmuştu bile. Ardından dinlemeye devam ettim.

 

"Sonra olan oldu, gerçekten zevkliydi, ama sonra ailesi bunu öğrendi ve onu evlatlıktan reddetti. Bende böyle bir yükün altına girmek istemedim."

 

"Böyle iğrenç bir şeyi yaşayıp üstüne bir de 'zevkliydi' diye anlatıyorsun? Gerçekten iğrençsin. Şimdi o kızın bebeğine ne oldu?"

 

İsmail bana yaklaştı ve cevapladı.

 

"Kız bebeği aldırdı. Dün kız gelince Akın ona çok kötü davrandı, bu yüzden kavga ediyoruz zaten."

 

İsmail anlattıktan sonra bende olayı tam anladım ve konuşmaya başladım.

 

"Eğer bir şey yaptıysan bunun arkasında durman gerekir Akın, ama sen artık bunu yaparsan kıza daha çok zarar vermiş olursun. Gerçekten çok kötü birisin. Sana nasıl güvendim, inanamıyorum. Bide seninle beraber zaman geçirmek istiyorum," diyecektim, iyiki demedim.

 

"Fatma lütfen böyle yapma, sevdiğim kızın bana karşı böyle konuşmasını istemiyorum."

 

İsmail benden önce tepki verdi.

 

"Sevdiğim kız derken ne diyorsun lan sen?"

 

İsmail'e döndüm ve o da bana baktı, ardından Akın yanıma geldi ve ellerimi tuttu.

 

"Seni seviyorum Fatma, gerçekten, ilk geldiğimden beri aklımdan çıkmıyorsun. Her günüm seni düşünmekle geçti."

 

İsmail benden önce sinirle hesap sormaya başladı.

 

"Ne saçmalıyorsun lan! Ne sevmesi? Ona da mı aynı şeyleri yapacaksın? Bana bak, sınıfımdaki hiç bir kıza yaklaşma. Gerçekten Fatma'yı seviyorsan da ondan uzak dur. Senin gibi biri bu kızın yanına yakışmaz."

 

"Ne yani, ben yakışmam ama sen yakışırsın! Öyle mi İsmail Fırtına?"

 

"Hayır, sadece sana uzak dur diyorum, umrumda olmayan bir kız hakkında konuşmak istemiyorum Akın, sınıfımızı mahvetme artık."

 

Akın bana bakıp konuştu.

 

"Fatma, seni seviyorum ve hep seveceğim, sen benim olacaksın."

 

"Bak, hala konuşuyor! Saçmalama lan, kes sesini, yoksa ben keserim, ne saçmalıyorsun lan sen!"

 

İsmail'in kolundan tutup durdurdum.

 

"İsmail lütfen dur, neden benimle ilgili bir konuyu sen önemsiyorsun?"

 

“Seni önemsediğim yok!”

 

İsmail elimi itti ve sessizce baktı. Bende Akın'a cevabını verdim.

 

"Akın ben seni sevmiyorum, lütfen İsmail'in dediği gibi, beni seviyorsan benden uzak dur."

 

"Hayır Fatma, eninde sonunda benim olacaksın! Senden asla vazgeçmeyeceğim.Sadece zaman veriyorum sana, sen de eninde sonunda benim olucaksın..."

 

Harris küfür etmeye başladı.

 

“Siktir git buradan! Bu kıza da aynı şeyleri yaşatma”

 

Garipsedim çünkü beni burada tek başına savunan ve Akın'ın söylediklerine benimle aynı tepkiyi veren tek kişi

İsmail'di. Kimse yanımda değildi...Ne Alya ne Simay ne de Mehmet. Hiç düşünmediğim biri yanımda durup beni düşündü. Oysa ki kadınları sevmediğini, bazı kadınların fahişe olduğunu söyleyen kişi kendisiydi....

 

İsmail sustu bende sırama geçip çantamı koydum. O sırada kapı açıldı ve öğretmen içeri girdi, hepimiz selamladıktan sonra oturduk ve derse geçtik. Akın ve İsmail arkada birbirlerine laf sokmaya başlamıştı bile. Öğretmen sinir oldu ve yanlarına geldi.

 

"Ne oluyor burada?"

 

İsmail, Akın'ın kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve Akın sinirle konuştu

 

“Asıl o beni sinir ediyor”

 

Ardından öğretmen sinirle yoklama kağıdını alıp, "Yoklama sırasına göre oturacaksınız artık dedi. Alya bu sefer gerçekten bayılacaktı, bana dönüp konuşmaya başladı.

 

"Şaka dimi, şaka yapıyor olmalısın, hahahahaah, ne güldük! Bir daha olmasın, böyle şakalar veya rüya falan mı? Biri beni çimdiklesin de uyanayım."

 

Alya'ya çimdik attım.

 

"Hayır, şaka değil, gerçek." dedim alaycı bir tavırla ve her şeyin farkına varıp bir an duraksadım.

 

"Hayır olamaz, kahretsin, hayır ya, hayır! Ödev ayrı, oturmak ayrı… İstemiyorum ya! Alya ile yan yana oturmak çok güzeldi, of hayır ya!"

 

"Hadi hepiniz yeni yerinize" dedi ve isimleri tahtaya yazıp sıra düzeni yaptı.

 

İlk sırada Mehmet ve Alya birlikte oturun.

 

Alya ayağa kalktı ve Mehmet'in yanına giderken Mehmet'in kollarına bayıldı. Mehmet onu kucağına aldı ve kendine gelmesi için yardım etmemi istedi.

 

"Alya, iyimisin, aç gözlerini Alya?"

 

Alya gözlerini açtı ve bana bakıp konuştu

 

"Fatma, rüyamda ne gördüm dersin? Öğretmen beni ve Mehmet'le aynı sıraya oturttu, hatta eski sevgilim olduğunu bile bile…"

 

Bende Elura’ya tokat atıp kendine getirdim, ardından yanında uzaklaştım ve Mehmet Alya'ya baktı. Alya konuştu

 

"Ay hayır, rüya değilmiş!"

 

Alya bayıldı ve Mehmet Alya'yı sandalyesine oturtup elini tuttu, tüm sınıf onlara bakıyordu. Ardından diğer isimler de yan yana oturdu...En arka sıra İsmail Fırtına ve Fatma Koçari dedi öğretmen. İsmail oturduğu yerde kaldı ve yanına gittim, ardından İsmail bana el salladı.

 

"Merhaba, yeni sıra arkadaşım. Yarın yerleri değiştiricez, ben seninle asla oturmam!"

 

“Bende oturmam merak etme, sadece bu derslik."

 

İsmail bana yaklaşıp konuştu.

 

"Aynen öyle, kesinlikle bu ders sadece. Ama sanki Alya ile Mehmet fena olmadı ya, ne dersin? Baksana, ikisini kader her zaman yanyana getiriyor. İlk zamanlar kızdım ama bu kadarı da tesadüf olamaz. Hem Mehmet çok mutlu."

 

"Evet, lise boyunca hep birlikte okumuşlar, bu kader ki onları hep yan yana getiriyor. Alya keşke yeniden Mehmet'e aşık olsa."

 

"Evet, Mehmet'in mutlu olmasını istiyorum."

 

"Aslında Alya Alperen ile şu anda konuşmuyor ve onunla flört değildi. Sadece ilk zamanlar konuştuğu biriymiş. Bence hâlâ Mehmet'i seviyor."

 

"Ne yani, o sarılma falan neydi o zaman gözümüzün önünde öpüştüler?"

 

"Sadece mutlu olduğu için öptü."

 

"O zaman Mehmet bunu bilsin, mutlu olur.

 

"Ama ondan önce ikisinin yeniden birbirine aşık olması lazım."

 

"Nasıl olacak?"

 

"Senden yardım istersem bana yardım eder misin?"

 

"Evet, arkadaşım için yaparım."

 

"Sen Mehmet'i çok seviyorsun, ona çok güveniyorsun, mutlu olsun istiyorsun?"

 

"Evet, her şeyimi paylaşa bildiğim tek kişi o. Her zaman yanımda oldu, o başka biri, benim için Fatma."

 

"Benimde arkadaşım var, ismi Yasemin. O da benim en yakın arkadaşım, yakında buraya gelecek."

 

"Ama herkese çok güvenme, çünkü bazıları sadece sırlarını alıp insanlara yayar ve bundan zevk alır."

 

"Arkadaşlarımı iyi seçerim ben."

 

Ders bitti ve hepimiz dışarı çıktık. Son dersler yapılmadı o yüzden çantamı alıp sınıftan çıktım. Tam kapıdan çıkarken bir el beni tutup kendine çekti.

 

Bölüm : 16.04.2026 10:54 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...