43. Bölüm

43. Bölüm

Kyula
kyulaseng

Ertesi sabah kalktığımda içimde heycan yoktu...

 

Aşağı indim ve ailem hazırlıklara başlamış etrafı süslüyordu..

 

Günaydın kızım

 

Günaydın anne...

 

Lavaboya gidip elimi yüzümü yıkadım ardından cilt bakımı yapıp lavabodan çıktım

 

Annem yüzük tepsisini mutfak masasına koyup balonları asmıştı bende yardım edip herşeyi yerleştirdim

 

Uzun bir aradan sonra salonumuz kocaman bir nişan salonuna dönüştü etrafa hayranlıkla bakarken annem konuştu

 

Sen mutlu musun kızım?

 

Evet anne bugün benim en mutlu günüm...

 

Evet ama sanki değilsin gibi

 

Hayır anne çok mutluyum...

 

Yukarı çıkıp odamı düzenledim o sırada Selim aradı

 

Nasılsın Fatma

 

İyiyim sen?

 

Bende iyiyim şimdi berber den çıktım

 

Bizde salonu hazırladık...

 

Heyecanlı mısın?

 

Evet hahhahaha

 

Gülerken bile gülme içimden gelmiyordu telefonu kapatıp projeler üstünde çalıştım

 

Çalışmalarım bittiğinde saat 19:34 geçiyordu başımı kaldırıp hemen üstümü giyindim

 

Saçlarımı yapıp takılarımı taktım ardından aşağı inip annemle babamın yanına gittim

 

Rüya gibi olmuşsun kızım...dediler aynı anda

 

Teşekkür ederim anne teşşekür ederim baba...

 

Baksana hayatım kızımız büyümüşte nişanlanıyor....

 

Görüyorum hayatım ama o hala bizim küçük kızımız...

 

Annemler konuşurken Mehmet ile Alya geldi ve Alya hayranlıkla bana baktı

 

Bana kuğu gibi olmuşsun diyordun ama sen daha güzel olmuşsun...

 

Mehmet sinirle bana bakmadan oturdu bende Alya ile birlikte mutfağa geçtim

 

Fatma sen niye heyecanlı değilsin

 

Heyecanlıyım ama...

 

Ama?

 

Yani bilmiyorum her neyse sana bir hediyem var aslında annemin hediyesi...

 

Bileğime taktığım bilekliği alıp Alya'ya taktım

 

Bu sana...Annem seni kızı gibi gördüğü için sana hediye etti

 

Çok teşekkür ederim ne gerek vardı...

 

Bundan bir tane de bana almış...

 

Annene teşşekürlerimi ilet

 

Biz konuşurken kapı çaldı ve açtığımda Selim elinde çiçeklerle bana baktı

 

Yolumu kaybettim ve bu çiçekleri toplayıp buraya geldim yolun sonunda gerçek çiçeğe çıkıyormuş...

 

Çiçekleri bana uzatıp hayranlıkla bakmaya devam etti

 

Çiçek sahibine teslim edildi...

 

Annesi ve babası bana bakıp konuştu

 

Çok güzel olmuşsun kızım...

 

Teşekkür ederim efendim buyrun içeri

 

Herkes geldi ama tek bir kişi gelmedi...

 

Aileler oturdu ve konuşmaya başladılar

 

Kahveleri yaparken kahveye tuz atıp konuştum

 

Alya bak bana ben acıyor muyum hahahaha bol tuzlu kahve yaptım

 

Hahahaha az oldu istersen tüm tuzu dök Fatma

 

Tuzlu kahveyi karıştırıp tepsiye koydum

 

Kahveyi servis ettikten sonra herkes kahvesini içti o sırada Selim bana bakıp konuştu

 

Büyük fincanda servis edildiğine göre içinde a'dan z'ye herşey var

 

Başımı eğip güldüm

 

Alya yanıma geldi ve başımı kaldırıp Selim'e baktım... Gözlerime bakarken tüm kahveyi kafasına dikti ve mimiksiz şekilde bana "Ellerine sağlık çok güzel olmuş"dedi

 

Şaşkınlıkla baktım ve gülümsedim Alya kulağıma fısıldadı

 

Kahveler mi karşıtı acaba?

 

Yok kesinlikle o kahve büyük fincandaydı çünkü

 

O zaman gerçekten aşık bu sana... gözlerine bakarken içti

 

Evet...

 

Biz Alya'yla konuşurken kapı çaldı ve kapıya doğru gittim

 

Kapıyı açtığımda karşımda İsmail duruyordu hayranlıkla gözlerini benden alamadı... Baştan aşağı süzdü ve yutkunup gözlerime baktı

 

Geç kaldım kusura bakma...

 

İsmail'in üstünde siyah gömlek vardı ve çekici hisettiren bir koku vardı... Yanımdan geçerken kolunu geri çekip içeri girdi..

 

Arkasından giderken yan yana denk geldik ve tam isteme olurken İsmail konuştu

 

Kusura bakmayın geçte geldim ama lavabo nerdeydi?

 

Tüm gözler bana döndü ve konuştum

 

Ş-şey buradan git en solda

 

Ben sağımı solumu karıştıran biriyim bilirsin! yardımcı olur musun...

 

E-evet...

 

İsmail'in önüne geçip lavaboyu gösterdim..

 

Tam giderken kolumdan tutup kendine çekti iki kolunun arasında kaldım ve konuşmaya başladı

 

Nereye gidiyorsun?

 

Ciddiydi ve gözlerini ayırmadan bana bakmaya devam etti

 

Gözlerimi kaçırıp konuştum

 

Beni bekliyorlar...

 

Cevap vermeden bir yere gidemezsin...

 

Kalbim hızla atmaya başladı ve utançla başımı eğdim

 

Fatma bana cevap ver yoksa seni öperim

 

Başımı kaldırıp gözlerine baktım

 

İsmail içeride herkes beni bekliyo-

 

Dudaklarımızı birleştirdi ve geri çekilmeden konuştu...

 

Neden yapıyorsun bunu bize...

 

Biz diye bişey yok çekil önümde-

 

Sana daha ne yapmam lazım seni sevdiğimi bilmen için! Sana aşığım diye bağırmam mı lazım? Sana olan duygularımı daha nasıl anlatabilirim sen söyle?

 

Bizi bekliyorlar...

 

Hiç bir yere gitmiyorum ve sende gitmiyorsun!

 

İsmail bırak beni

 

Hayır ben ailemi kaybettim ama seni kaybetmicem söyle bana mutlu musun?

 

Konuşmak istemiyorum İsmail bizi bekliyorla...

 

Dudaklarımızı birleştirdi ve konuşmamı engelledi

 

İleri adımlarla kapıya doğru yasladı ve konuşmama fırsat vermeden devam etti ellerini belimde gezdirip dudaklarını çekmeden boynuma indi...

 

Boynumu öpmeye başladığı anda vücudum ısındı ve kalp atışlarım hızlandı...

 

Dur..

 

Durmayıp öpmeye devam etti... Öpüşlerini hissediyordum dudakları boynumda gezinirken elleriyle belimden tuttup kendine çekiyordu...

 

Dur dediğimde durup başını kaldırdı

 

Bir kere durdum bu sefer durmicam...

 

Yeniden dudakları boynumdaydı... Başını kaldırmadan konuştu

 

Seni seviyorum her ne olursa olsun seni asla bırakmicam...

 

Kendimi bırakıp gözlerimi kapattım...

 

Ellerini vücudumda gezdirirken boynumdan dudaklarıma hızla geçiş yaptı

 

Ellerini vücudumdan yüzüme getirdi ve yanağımı okşayıp elleriyle dudaklarımın üstünden geçti...

 

Gözlerimi açtığımda göz göze geldik ve yutkunup gözlerimle yüzünü süzdüm

 

İçeriden ses geldi ve irkildim

 

Sizi bekliyoruz nerdesiniz?

 

Geri çekildim ve Selim yanımıza geldi

 

Bizde sizi bekliyoruz ne yapıyordunuz

 

İsmail ben konuşacağım anda sözümü kesti ve konuştu

 

Lavabodayken ayağım kaydı düştüm o yüzden Fatma yanımda durdu bide üstüm kirlendi düşünce o yüzden yanımdaydı ben şimdi üstümü temizleyip geliyorum

 

Anladım...

 

Selim yanımızdan ayrıldı ve İsmail kolumdan tutup lavaboya çekti...

 

Kapıyı kapatıp beni duşa kabininin içine çekti... dudaklarıma yaklaştı ve "özür dilerim"deyip gözlerime baktı

 

Ned-

 

Suyu açtı ve konuşmama fırsat vermeden dudaklarıma yapıştı ellerimi boynuna sarıp karşılık verdim...

 

Karşılık verdiğimi hissettiği anda öpüşlerini sertleştirdi

 

Üstündeki ıslak gömleğinin düğmelerini açmaya başladı ve gömleğini üstünden sıyırıp ellerimi çıplak bedeninde gezdirdim...

 

Ellerini saçımda gezdirip boynuma indi o anda kapı çaldı ve İsmail konuştu

 

Üstümü değiştiriyorum...

 

Fatma nerde İsmail herkes sizi bekliyor?

 

Oda yanımda bana yardım ediyor Mehmet

 

Nasıl yani?

 

Merak etme dostum sadece bana yardım ediyor üstü biraz ıslandı...Bizi idare eder misin biraz daha?

 

Yoksa siz-

 

Mehmet konuşurken Alya yanına gelip konuştu

 

Merak etmeyin onların işi çıktı ve özür dileyerek ayrıldılar

 

Ne? Hahahah acaba neydi o iş böyle önemli bir günü yok saydılar...dedi İsmail gülerek

 

Annesinin babası ölmüş...

 

Başı sağolsun diyelim ne diyelim başk-

 

Alya peki Selim, o gitti mi?

 

Evet hemde özür dileyerek ayrıldı

 

Duşakabinden çıkıp kapıyı açtık...

 

Alya ve Mehmet şaşkınlıkla bize bakıp başını eğdi...

 

Elbisemin askısını düzeltip konuştum

 

Yani içeride kimse yok mu?

 

İsmail'in üstünde gömlek yoktu ve Alya ile Mehmet bize bakıp konuştu

 

Eğer hala sadece arkadaşız derseniz-

 

İsmail gömleğini alıp üstüne giydi o sırada Alya konuştu

 

Her neyse biz sizi rahatsız ettik... Dimi Mehmet biz eve gidelim zaten Fatma'nın ailesi de gitti

 

Evde kimse yok mu?dedim Alya'ya bakıp

 

Bizde gidersek evet...

 

Mehmet Alya'nın elinden tutup konuştu

 

Evet bizde gidiyorduk zaten...

 

Alya ve Mehmet yanımızdan ayrıldı odama geçip üstümü değiştirdim saçlarımı kurutmak için kurutucuyu alıp salona indim

 

İsmail'in üstüne babamın gömleklerinden birini verip koltuğa oturdum

 

Saçlarımı kuruturken yanıma oturdu

 

Saçlarımı kuruttuktan sonra onun saçlarını kuruttum ve gözlerime bakıp konuşmadan beni izlemeye devam etti...

 

Kurutucuyu masaya koyup başımı koltuğa koydum yanımda beni izlemeye devam etti...

 

Hala bekliyorum...

 

Neyi deyip gözlerine baktım

 

Sana seninle sevişmeden önce dediğimi hatırlıyor musun?

 

Ne dedin ki?

 

Sana herşeyi unuttur muşum demek ki ahhahaha

 

Ne yani hiç birşeyi hatırlamıyorum...

 

Sana daha ne yapmam lazım seni sevdiğimi bilmen için dediğimi unuttun mu?

 

Hatırladım ama ne bekliyorsun benden?

 

Sende bana aynısını söyle istiyorum...

 

Gözlerine bakıp gülümsedim

 

Şimdi söylemek istemiyorum ayrıca ileri gitmediğin ve beni zorlamadığın için...

 

Merak etme sen istemedikçe sana kimse dokunamaz ben bile...

 

Ayhan'ın yaptıkları aklıma geldikçe

 

Hiç düşünme çünkü o günler geçti artık ben varım...

 

İsmail ile konuşurken saat geç oldu ve odama çıktım... İçimde korku vardı evde kimse yoktu ailem dışarıdaydı ve İsmail'de yakında gidecekti...

 

Kapı kapanma sesini duydum ve yataktan kalkıp pencereden İsmail'e baktım

 

Arabaya geçip evden ayrıldı

 

Masamın üstündeki günlüğü alıp bugünü yazdım...O sırada annemler geldi bende yatağıma geçip üstümü kapattım...

 

Uyumadan önce bugün yaşadıklarımı düşünüp gözlerimi kapattım...

 

Bölüm : 17.04.2026 15:42 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...