34. Bölüm

T.M. 34. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Eğer benim canımdan koparılmış bir velihat varsa! Ne pahasına olursa olsun bu işin içinde olan herkesten intikam alacağıma yemin ederim!"

"Önceliğiniz intikam olmamalı! Ayrıca korumak zorunda olduğunuz Gelininizin tüm sorumlulukları da ellerinizde. Onu Risk oyunlarına göndermeli doğru Zaman geldiğinde saray içerisinde olmanız gerektiğini unutmamalısınız! Tanı hissedip kendinizi de Velihatta kanıtlamak zorundasınız!"

"Yüzyıllardır hangi cehennemdeydin sen! Neden bugün çıka geldin! Önceden gelseydin oğlumu onların ellerinden alamaz mıydım!"

"Krallığınız Cadılar tarafından yüzyıllar önce lanetlendi ve kehanet sahibi bu cadılar Vampirlerle anlaşma yaptılar. Doğru zaman gelene dek saklanmaya mecburdum ve benim doğru zamanım Kraliçemin bu topraklara eşi için adım atmasını beklemekti! Sizin kadar ben de zorlu bir süreçten geçtim siz unutarak yaşarken, ben her daim Kralımı ve Kraliçemi bekledim!"

Krala yaklaşan Kraliçe gözyaşlarını serbes bıraktı ve konuşmaya başladı.

"Melendaya dokunduğum an, gerçekten de sanki uzaklarda canımdan kanımdan bir parça olduğunu hissettim. Bütün bu yaşanan olaylar bir komplo teorisi olamaz Kralım! Bu gencecik kız, bu yeteneklerine rağmen canını riske atamaz. Elindeki gücü burda kullanmak ve yok etmek için gelmiş olamaz."

"Pekala tek Bir şans vereceğim. Kayıp olduğunu iddia ettiğiniz oğluma ulaşmam için her şeyi yapacağım ve sizi o risk oyunlarına dahil edeceğim. Neye ihtiyacınız olduğunu söylemeniz yeterli."

"Gücüm, güçlerimi kontrol altına almak için sadece 1 günüm kaldı majesteleri. En azından burada bunu çalışmam için bana izin verir misiniz? Çünkü oraya döndüğümde ne ile karşılaşacağımı hiç bilmiyorum."

"Sana iblis ve Melez olan soydaşlardan eğitiminiz için üst rütbeli büyü gücü olanları göndereceğim. Sizi en iyi şekilde hazırlayacaklarından emin olun. Ayrıca, asla güvenimi boşa çıkaracak bir hata yapmayın!"

Vezirin yönlendirmesi ile merdivenleri inip geniş bahçeye çıktığımızda Kralın da bahsettiği o eğitmenler hızla karşımıza çıkmıştı. Bu kadar erken olmasını beklemiyordum doğrusu.

Ateş parşömeni hızla önümde belirdiğinde karşımdaki kadın parşömeni inceleyip kafasını kaldırdı.

"Daha önce böyle bir sembol ve yazıları hiç görmemiştim. ilk kez gördüm ve sizi izleyerek yardımcı olacağım. Lütfen başlayın."

13. Denemem de sonuçsuz kaldığında aktif edemediğim mührüm ile hayal kırıklığına uğrayıp gözümden akan yaşı hızla sildim.

"Güçlü olup toparlanın prenses çünkü yarınki risk oyunlarında 1 hafta boyunca takılı kalacak hiçbir şekilde dış dünyaya dönmeden hayatta kalmak için uğraşacaksınız."

"Bu bilgiden haberim yoktu! Risk oyunları 1 hafta mı sürecekti?"

"Bunu süreç belirleyecek kazanan bir sonraki süreye kadar zafere ev sahipliği yapacak. Ayrıca Risk galibiyeti olan dokunulmaz sayılacak."

"Prensesim oyuna joker kazandığınız anda tek 1 oyuncu geri getirme şansınız var. Ayrıca unutmayın ki, Risk oyunlarında velihatlar her zaman mütefik olurlar."

Aklıma gelen şeyle hızla bakışlarımı konuşan vezire çevirdim.

"İlk Risk oyunları deneyimimde o zaman da şüphelendiğim gibi Sanyaya denk gelmem hiç mantıklı değildi! Kralı bu işin içinden ne kadar uzak tutmaya çalışsam da, bugün geldiğim noktada görüyorum ki herşey planlı işliyormuş meğer çocuklar! Beni Tamamen ortadan kaldırmak, Vasilis ile aramdaki bağı oluşmadan bitirmek istiyorlarmış."

"Yani yarın size karşı o risk oyunlarında tuzaklar olacak prensesim öyle mi düşünüyorsunuz?"

"Risk oyunları içerisinde ölme şansımız ne kadar?"

"O sizi oyunda tutup yapılanlara bağlı Prensesim. Ne olursa olsun duygusal hareket etmemelisiniz. Güçlerinizi ne kadar bildiklerinden emin olmadığımız için de son derece dikkatli olmalısınız."

1 gün sonra:

İblis krallığında almış olduğumuz ve özgürce çalışmanın getirisi sayesinde, bir günden az bir sürede fazlasıyla büyük bir yol kat etmiştik. Planımız Tamamen dikkatli ilerleyip Velihatlara karşılaşana kadar bütün tehlikelerden uzak durmak olacaktı. Ayrıca Velihatları veya soydaşlarını incitmeden oyundan dışarıya çıkmalarını sağlamak istiyorduk ama rakibimiz Sanya iken bunun pek mümkün olacağını sanmıyordum.

"Risk oyunları için girişler açıldı Prensesim. Velihatlar direk olarak oyuna giriyorlar."

"Pekala risk oyunlarının konumunu bana direkt olarak söylerseniz bizi kapısına kadar götürüp, direk oyuna dahil olmamızı sağlayacağım."

Vezirim kafasını hızla salladığında huzurunda olduğumuz Kral ve kraliçeye tekrardan saygı duydum.

"Bize karşı güveninizi kanıtlamak için her şeyi yapacağımdan şüpheniz olmasın Majesteleri. Tanı ne pahasına olursa olsun onların elinden kurtaracağım."

"Kendinize dikkat edin çocuklar. Risk oyunları acımasızdır."

Aile üyelerim hızla yanımda toplandığında vezirimin işareti ile Risk oyunları için bizi akademinin bahçesine ışınladım. Muazzam bir kalabalığın içinde doğduğumuzda ailemin de burda olduğunu görmüştüm. Abim endişe ile yüzüme bakarken duyduğumuz Anons ile kafamı kaldırdım.

" 2 gündür kayıplara karışan Prenses Melenda ve Ailesi sonunda Akademiye döndü! Habersiz Akademiden ayrıldığınız için öncelikle Saraya gelmeniz için Kraldan bizzat emir alındı. Lütfen zorluk çıkarmayın ve-"

Daha fazla bu saçma konuşmayı dinlemeden hızla geçitte ilerlemiştim ki, havada uçarak süzülen o karga ile bakışlarım buluştu. Hızla omuzuma konup saygıyla selam verdiğinde vezirim konuştu.

"Muhafızlar geliyor efendim. Acele edin!"

Hızla geçitte girdiğimizde ailem de benimle birlikte girdi ve arkamızdan kapanan geçitle kendimizi büyük bir adanın çevresinde bulduk.

"Pekala, sandığımız kadar kötü olmadı ha?"

"Prensesim unutmayın ki Risk oyunları kesinlikle hafife alınacak kadar basit Bir yer değil."

"Pekala o zaman kısıtlı zamanımız içinde güçlü bir plan yapacağız çocuklar. Şimdi beni çok iyi dinleyin. Çekildiğimiz bu tuzaktan ayrılıp onların bizi bulması için uğraşacağız. Bu süreçte Crazy sürekli yukarıdaki gözümüz ve kulağımız olacak!"

Dioans ve Crazy hızla baş onayı verdiğinde Dimitriye döndüm.

"Burayı onlar için kesinlikle çıkamayacakları bir labirentte çevirebilir misin?"

"Bu benim için çocuk oyuncağı!"

Hızla elinde oluşturduğu büyüleri ile bizi dışarda bırakacak şekilde büyüsünü kullanmaya başladı. Direkte asılı duran bayrağı hızla çekip Vezirime uzattım.

"Sahte bayrağı orada tutup zaman kazanacağız."

Sahte ateş bayrağını oraya mühürleyip yerleştirdiğimizde devam ettim.

"Onları ciddi derecede yaralayacak hiçbir hamle yapmayın Sevgili Ailem olur mu? Tek amacımız Vasilise ulaşmak. Ona gerçekleri anlatmak!"

"Onu hissedebiliyor musunuz Prensesim?"

Kafamı olumsuz anlamda sallayıp derin bir iç çektim.

Yürümeye başladığımızda ailem de bana eşlik etti. Güvenli gördüğüm başka bir adaya ulaştığımda konuştum.

"Tek taraflı savunması en kolay olan ada burası çocuklar. Buradan devam edeceğiz ve burada bekleyeceğiz."

"Siz nasıl isterseniz Prensesim. Peki ya Vasilisi gördüğünüz anda ne yapmayı planlıyorsunuz?"

"Hiçbir fikrim yok, sadece onu yanlarından uzaklaştırmamız gerekiyor."

"Efendim hazırlıklı olun çünkü birileri geliyor!"

Dionasın sözleri üzerine hızla ayağı kalktığımda bize doğru yaklaşan 6 soydaşı gördük.

"Prenses Melenda buradaymış!"

Eliyle oluşturduğu suyu bana doğrultuğunda su Soydaşlarım hızla araya girdi, ancak yanlarında bulunan alev soydaşları da karşı atağa geçince ailemdeki ateş soydaşları da bu saldırıyı engelledi. Hava soydaşlarım taktiksel bir manevra ile rüzgarın yönünü değiştirip algılarını bozduklarında, yavaşça alandan silinen bu soydaşlara baktım.

"En güçsüz olanları bu soydaşlardı, muhtemelen elendiklerini fark ettiler ve yönlerini değiştirdiler prensesim. Daha büyük bir çarpışmaya hazır olun."

Dakikalar sonra daha yetenekli soydaşlar geldiğinde ailemdeki herkes onlarla çarpışmaya başladı.

Güçlerimin desteği ile gelen 12 kişiyi de alandan sildiğimizde, anlımın üstüne oluşan tılsıma bakmaya başladım.

"Joker kazandınız Prensesim."

Saatlerce aynı yerde beklerken konuştum.

"Dışardaki süreyi bilmiyoruz değil mi?"

"Söyleyebileceğim tek şey burdaki zaman algısı biraz farklı prensesim. Bize göre Geçen birkaç saat bile dışarıda birkaç güne eşit durumda."

"O halde burda birkaç gün kaldığımıza eminiz."

"Muhtemelen prenses."

Hızla gelenleri hissedip ayağı kalktığımda karşımda duran prens ve prenses aşağılayıcı bir ifade ile yüzüme bakıyordu.

"Demeki kaçak prenses buralara kadar gelebilmiş. Senin gibi ucuz bir kızı yenmek çok mu zor sahiden!"

"Haddini bil Sanya!"

Yüksek seste bir kahkaha atıp devam etti.

"Ne o yoksa zayıf çelimsiz o güçlerini üzerimde mi kullanırsın?"

Kaşlarım aniden çatılırken güçlerimin farkında oldukları gerçeği ile hızla Vezirime baktım. Kral bunu tehlikeli görüp kesinlikle söylemezdi ancak onlar bu gerçeği kimden nasıl öğrenmişti?

"Ah sevgilim! Şunun suratındaki aptal ifadeye de bak! Gerçekleri nasıl bildiğimizi sorguluyor!"

"Neyden bahsettiğinizi bilmiyorum ama! Bence zorlamayın ha?"

"Bilmiyor musun tatlım? Yardımcı olacağım o halde."

Ağır ağır Sevgilime doğru yürüyüp boşta kalan yüzüne dokunarak bakışlarını sinirden deliye dönmüş bana çevirdi.

"Yoksa hala onun sana aşık olduğunu falan mı sanıyorsun sen? Ne kadar da acı."

"Sen! Sen ne saçmalıyorsun Sanya!"

"Prenses başından beri Vasilis sana sadece bilgi amaçlı yanaşıyordu. Hakkındaki önemli bilgileri edinmek için her zaman hayatında vardı. Sadece birkaç hafta içinde olan yakınlığınız sence de tuhaf değil miydi? Ayrıca prensine başka bir velihat için ihanet edebileceğini cidden düşünmediniz ahmaklar öyle değil mi!?"

Damarlarımdan akan siniri vücudumda eşit derecede dağıtmak için uğraşsam da bunda başarılı olamadığımı fark ederek konuştum.

"Sen ne saçmalıyorsun Lânet olası kadın! Bütün bunların yalan olduğunu biliyorum ve Sevgilime iftira atmana asla izin vermeyeceğim! Ayrıca onun hakkındaki gerçekleri bile bile ondan sakla-"

Hızla elini havaya kaldırıp sözlerimi keserek konuşmaya başladı.

"Gerçekten aptalsın ve anlamıyorsun ha? Kendisinden duy o halde!"

Gözlerimi sinirle devirirken konuşmaya başladım.

"Vasilis, senden çok önemli bir sır saklıyorlar! Lütfen seninle onlar yokken konuşmama izi-"

"Yeter Melenda. Hakkındaki bütün gerçekleri zaten öğrendim ve artık bu aptal oyuna daha fazla katlanamıyorum beni duyuyor musun? Seninle herhangi bir bağım olduğuna gerçekten de inandın mı sen? Prensim varken senin yanında olacağım gerçeğine seni inandıran da neydi ha?"

Yavaşça bir adım gerilediğimde vezirim hızla buna engel oldu.

"Sakin olun, lütfen sakin olun Prensesim."

Sıktığım yumruğumda oluşan yıldırım güçleri bir o kadar da kalbimi paramparça ederken kesinlikle nefes alış verişimde oluşan sorunları fark ettim.

"Prensesime ne oluyor! Neden bu kadar çok acı çekiyor!"

Küçük Soydaşım ağlayarak kendini Dimitrinin kollarına bıraktığında karşıdan gelen bir kahkahayı daha duydum.

"Tanrı aşkına onun şu ergen ailesi sahiden de gerçek mi?"

Elimdeki büyüyü hızla konuşan bu kadına fırlattığımda hiçbir şekilde şaşmadan saniyeler içinde gözden kaybolduğunu gördük. Ailesi ve yanındaki prens dahil olmak üzere hepsi şaşkınlıkla bize bakarken tam şarj olmuş bedenimi zor da olsa hareket ettirip konuştum.

"Risk oyunlarını hemen şimdi terk edebilirim Prens Vladimir! Tek Bir şart karşılığında galibiyet almanızı sağlayabilirim!"

"Ne istiyorsun?"

Bu net soru ile bakışlarım gözlerimin içine duygusuzca bakan çocuğu buldu. Kalbim paramparça ayrılırken güçlü durmaya özen göstererek konuştum.

"Bana Vezirin Soydaş Vasilisi ver."

Dudaklarından bir kahkaha koptu.

"Bu gerçek zaten ortaya çıkacak Melenda. Güçlerinin sınırı yok ve neler yapabileceğini asla kestiremiyorum. Yıllardır kazandığım galibiyeti saçma sapan bir taht kavgasına feda edecek durumda değilim. İstediğin vezirimse, onu alabilirsin."

Bakışları vezirini bulduğunda kafasını sallayan çocuk hızla bize doğru yürümeye başladı. Tam önümde durup direk olarak Prensine bakarken Vezirime bakarak konuştum.

"Derhal Risk oyunlarından çekiliyoruz."

"Ne kadar da aptalsın! Senin savaşın olmayan bir şeyin peşinde koşarak kendini kime kanıtlayacaksın? Kalbi Tamamen sana nefretle dolu olan o çocuğa mı? Beni güldürme Mele-"

Sözlerini kesen şey benim direkt olarak kullandığım ışınlanma büyüsü olmuştu.

Akademi bahçesine ışınladığımızda bizi bekleyen İblis krallı ve Tetikte duran diğer krallıklarla hızla yürümeye başladım.

Vasilis de itiraz etmeden peşimizden geldiğinde, İblis krallı ve birbirini gören oğlu ile gerçekleşen yer sarsıntısı herkesin bir yerlere tutunmasını sağlamıştı. Çok kısa bir süre sonra kralın dudaklarından dökülen kelimeyle onlara baka kaldım.

"Tan."

Vasilis babasına doğru hızla giderken sanırım etkisi altına girmiş olduğu büyünün kırıldığını fark ettim. Çünkü güçlü bir büyü yok olup gitmişti.

Omuzumda bulunan karga gözleri dolu dolu bana selam verip giderken gözlerimde biriken yaşları artık tutmakta zorluk çektiğimi fark ettim.

Ailesi ile birlikte yanımıza gelen abimi fark ettiğimde tuttuğum gözyaşlarımı daha fazla tutamayıp kollarımı abimde birleştirdim.

"Lütfen beni buradan uzaklaştır ABİ. LÜTFEN YALVARIRIM!"

Bölüm : 25.02.2025 17:07 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...