1. Bölüm

V.M. 1. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

 

 

 

 

"Bugün olanlar hakkında kilise rahiplerinden bir şeyler öğrene bildiniz mi?"

"Üzgünüm prensesim."

Gözlerini başka yere çeviren hizmetçime sert gözlerimle bakmaya başladığımda korku dolu gözlerle yüzüme baktı.

"Lütfen sakin olun prensesim, gözleriniz renk değiştiriyor. İçeriye her an başka bir hizmetçi girebilir."

Uyarı ile gözlerimi kırpıştırıp eski haline dönmelerini sağladım ve yeniden konuştum.

"Birdaha tekrar etmeyeceğim Ranzella. Bu gün kilisede olanlar hakkında duyduklarını anlat."

"Prensesim bu bilgilerle sizi üzmeyi hiç istemiyorum ancak, olanlar yüzünden durumlar hiç iç açıcı değil biliyorsunuz, sizi destekleyen kilise rahibi durumu ne kadar idare etmeye çalışsa da, hipnozu kullanmak artık onun üzerinde de hiç bir işe yaramıyor. Amcanız halkınız içinde giderek müttefik topluyor ve özel durumunuzu insanlara tehdit olarak dağıtıyor. Sonuç itibari ile halkın en zayıf halkası krallığınızdan hemen sonra kilisedir. Baş rahibin koruma büyüleri artık artmakta olan gücünüzü tutamıyor."

Suskunluğu içimdeki büyük hüznü giderek artırırken babamın öz ve öz kardeşinin bu kadar kötü olabileceğini hiç düşünmemiştim doğrusu. Hırsları ve eşit derecede hüküm sürdürdüğü bir krallığı olmasına rağmen aç gözlülüğü sayesinde türümüzü bile riske atmaktan yana hiç çekinmiyordu.

Ayaklanıp konuşmaya başladım.

"Derhal babamı görmeye gitmek istiyorum!"

Odanın kapısına yürüyüp çıktığım an arkamdaki birçok koruma ve hizmetçiler de peşime takıldı.

Büyük avluya girdiğim an kulaklarıma dolan konuşmaları dinlemeye başladım.

"Üzgünüm ama şartlar bunu gerektiriyor sevgili kralım."

"Bir vezir olarak bana en iyi seçimin, tek varis olan prensesi uzaklaştırmak olduğunu mu söylüyorsun!"

"Prensesin durumu ortada Kralım, dedikodular halkın diline çoktan ulaşmış durumda. Herkes prensesi lanetli bir cadı olarak görmeye başladı. Biliyorsunuz ki kardeşiniz Patrick sadece prenses Melenda için değil, sizin ve krallığınız için de büyük bir tehdit. "

" Kızımın benden uzaklaşmasına asla izin vermeyeceğim Vezir! Kaybedeceğim şeyler krallığım olsa dahi, kızımın ellerimden kayıp gitmesine asla izin vermeyeceğim! "

Saray muhafızı ile göz göze geldiğimde saygıyla eğilip hızla içeriye girdi.

" Üzgünüm Kralım, prenses Melenda buradalar ve huzurunuza çıkmak için izin istiyorlar. "

Geçmem için izin veren muhafıza baş selamı vererek içeriye ilerledim Topuklu ayakkabılarımın tok sesi bütün sarayda yankılandığında beyaz uzun elbisem taş mermerlere sürünüyordu.

Bunu bilerek veya isteyerek yapmadığımı fark ettim. Babamla göz teması kurmadan önce saygıyla eğilip selam verdim ve doğrulup hiçbir şeyi uzatmadan konuşmaya başladım.

" Durumların iç açıcı olmadığını farkındayım Babacığım, bizim için yıllardır en iyisini düşünen vezirimizin sözlerine bu defa da kulak vermek zorundayız. İnsan kökenli bir halka 6 bin yıldır hükmediyor oluşunuz ve benim gibi ailesinin yüz karası bir prensesin bu krallığın huzurunu bozmasına izin veremezsiniz! Sizi ve kök salmış bu krallığı daha fazla tehlikeye atamam! "

" Prenses Melenda, lütfen böyle konuşmayın efendim. "

Vezirimize büyük ve içten bir gülümseme gönderdiğimde babam konuşmaya başladı.

" Ailemiz ve krallığımız için nasıl yüz karası olduğunu düşünürsün prensesim? Kararımı en net haliyle ilettim. Senin için vazgeçmem gereken şey krallığım dahi olsa bunu gözüm kapalı feda edeceğim."

"Ancak bu durumun getirdiği tehlikeleri neden göz ardı etmekte bu kadar ısrarcısınız? Burada olmam sadece sizi tehlikeye atmakla kalmayacak kralım, burda olmam günden güne kontrol altına alamadığım güçlerim ile bana da zarar vermeye başlayacak. Belki de çoktan vermeye başladı bile. Var olan şeyleri artık gizleyemeyiz sevgili kralım."

Cümlenin devamını getirmemek, beni hem üzüp hem kırsa da, gerçek buydu.

" Dediklerinden hiçbir şey anlayamadım prensesim. Bize zarar vermeye başlayan şey de ne? "

"Kralım, prensesimizin anlatmak istediği şey tam olarak şu, aslında yıllardır kilise rahibi Jackson Prenses Melendayı kutsayıp büyü güçlerinin gün yüzüne çıkmasını geciktirerek bu günlerin bir şeklide gelmesine sebep olmuş olabilir. Yani demek istediğim şu ki efendim, prensesin güçlerini zamanında kontrol altına alabilseydik belkide prenses halkın gözünde bugün bir cadı olarak hayat bulamayabilirdi. "

Babamın yüzü yavaş yavaş düşerken yine tahmin ettiğim o suçluluk duygusuna girdi.

" Haklısınız, her şey benim suçum. Sevgili Kraliçem Rozayı dinleyip prensesin güçlerini daha önce kabul edebilseydim, onun güçlerinin bütün vampir soylarına kıyasla daha güçlü olduğunu başta kabul edip güçlerini göz ardı etmeseydim, prenses bu durumların hiçbirini şuanda yaşıyor olmazdı. "

Hayır hayır bunların hiçbiri doğru değildi. Aksine çok iyi yetiştirilmiş diğer vampir çocuklarının aksine uzun bir süre insan olan halk içinde daha fazla yaşamayı sürdürnüştüm. Babam sadece bir prenses olmamı istemiyordu, babam halkıma da aynı zamanda sahip çıkıp onları koruyup kolamamı istemişti her zaman.

"Bunun doğru olmadığını hepimiz kadar sende çok iyi biliyorsun babacığım. Sadece ön görülenin dışında gerçekleşen olaylar güçlerimi kontrol etmemi engelliyor. Bunda senin hiçbir suçun yok. Aksine senin sayende diğer soylu çocuklarından daha fazla halka karıştım bunu biliyorsun. "

" Yine de son çare bu olmamalı güzel kızım. Bu kadar kolay sende vazgeçmeyeceğim. "

" Aslında babacığım, beni burda tutmanız benden çok ama çok kolay bir şekilde vazgeçmek olacaktır. Yıllardır beni birgün krallığınızı yönetmek için yetiştirdiniz. Bu dünyayı çok iyi biliyorum ancak dış dünyayı hiçbir zaman görmedim. Bugünkü şartlar altında bizim dünyamız bana en zararlı olan seçim. Dış dünyaya gittiğim an, yaşamak için daha fazla şansım olacak. Kendi türlerim ve diğer türler arasında çok daha rahat olacağım. Saray içerisinde, evimde bile odama kapanmak beni giderek güçsüzleştiriyor. Lütfen bu konuda kesin hükümler vermeyin. Sizden temeli gidiyor değilim bunu biliyorsunuz. Gideceğim yerde bir zamanlar annemin de okuduğunu unutmayın. Annem krallığımız için en altın çağa sahip olan kraliçe değil miydi? "

Kralımız gözleri dolu dolu söylediklerimi dinlerken ondan farksız olmadığımı akan gözyaşlarımı sildiğimde anlamıştım. Saraydan uzaklaşmak için yalan söylüyordum aslında. Dış dünya benim için burda olandan daha tehlikeliydi ama 6 bin yıllık bir geçmişin bu kadar kolay göz ardı edilmesine izin veremezdim. Burda kaldıkça da gelişemezdim. Aslında iki şekilde de şansım yarı yarıyaydı. En azından hayata kalmak için güçlerimi kontrol altına almam gerekiyordu.

"Pekala. Daha fazla düşüncesizce davranmayacağım. Prenses için en doğru yolun bu olduğunu düşünüyorsanız, onay vereceğim."

Babam ayağı kalkıp yanan kolanların ateşine doğru ilerleyip Ateş krallığını mührünü kullanarak bir mektup yazdı ve yavaşça katlanmasını sağlayıp konuştu.

" Gücümüzü bize katan Kutsal Anka Ateşi, bu mektubu Ateşin gücüyle birlikte Grondan'a ulaşmasını ve kızım için en güvenli yolun oluşturulmasını sağla."

Mektup babamın ellerinin arasından kayıp giderken derinlerde gelen ses kaşlarımın çatılmasına sebep oldu. Buraya ne yüzle gelebiliyordu sahi?

" Burada neler oluyor sevgili kardeşim? Yoksa arkamdan iş mi çevriliyor? "

Yavaşça ayağı kalkarak tam karşımda duran amcamı izlemeye başladım. Pelerini düzeltip kırmızı gözlerini gözlerim ile birleştirdi.

"Benim güzel Yeğenim Melenda. Bugün olanları duydum ve gelişmekte olan güçlerin için fazlasıyla endişelendim."

Yalandan yüzüme üzülmüş gibi yapan bu adama bakarak kafamı olumsuz anlamda salladım.

"Sizi üzmek benim için daha üzücü amcacığım. Lütfen aklınızı bu tür şeylerle yorup fazla endişelenmeyin olur mu?"

"Senin için endişelenmek benim birincil görevlerimden sadece 1 tanesi biliyorsun."

"Bu kadar yeterli Patrick, Melenda için iyi niyetlerine minnettarız. Her zamanki Gibi sevgi dolu. Buraya neden geldin?"

"Sizi özlemiş olmam ve bugünkü talihsiz olaylar için ziyaretinize gelmem kötü mü yoksa? Bazen beni istemediğinizi düşünüyorum Sevgili Abiciğim."

"Dediğin gibi Patrick, bugün olan olaylar sadece Prenses Melendayı ilgilendirmiyor, Güçlerinin kontrol dışında olması türümüz için de son derce tehlikeli. Bunun yanı sıra, o soyumuz için bulunan tek Kadın varis. Onun karşı karşıya kalacağı en ufak tehdidin doğrudan ailemizi ve tüm soyumuzu etkilediğini umarım farkındasındır. "

"Aslında, güzel prensesimize asla saygısızlık etmek istemem abicim, ancak Türümüz içinde kan bakiresi adında anılan bir prensesin veliaht doğurup doğurmayacağı beli bile değilken yani, tam anlamıyla doğurganlığı test bile edilmemişken ona soyumuzun tek varisi demek sizce de mantıklı mı?"

"Kral Patrick! Karşınızda kimin olduğunu unutuyorsunuz sanırım! Hatırlatmamı ister misiniz!"

Vezirin yükselen sesi ile kaşlarımın yavaş yavaş çatıldığına şahit oldum. Bu adam gerçekten neyin peşindeydi? Üzerime bu kadar oynamasının sebebi de neydi? Az çok tahmin etsem de onun öz amcam oluşu beni bile bile yakacak olduğu gerçeğini düşünmemem gerektiğini bana düşündürüyordu.

"Basit bir vezir neden aile ilişkilerimize doğrudan müdahale ediyor anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu? Hizmetkarların fazla başı boş olmuş abiciğim."

Elinde oluşturduğu buz kitlesini hızla Vezirimize doğru yönettiğinnde elimle oluşturduğum kalkanı hızla vezire yönlendirip sinirle soludum.

" Burada aile ilişkilerimize karışan tek kişinin siz olduğunu düşünüyorum Amcacığım! Birdaha sarayımın içerisinde herhangi alt sınıf bir hizmetçime dahi en ufak bir atakta bulunursanız vereceğim karşılık bunla sınırlı kalmayacağını belirtmek isterim."

Ateş ve buzun karışımı yere sert bir şekilde düşerken gözlerini kısarak hain bir sırıtma ile yüzüme bakan amcam, durmadan sözlerine devam etti.

" Bak sen, küçük yeğenim büyümüş de karşımda bana, kral amcasına karşılık verir mi olmuş? "

" Bu kadar yeter Patrick. Kızım bu Saray ve Ateş krallığı halkının Veliaht prensesidir. Unutma ki, oğullarından bir tanesi bile Bir kız çocuğu dünyaya getiremez ise, Su krallığı da prenses Melendaya ait olur. Karşında konuştuğun kişiye bu yüzden dikkat et. "

Ortam büyük bir ciddiyette doğru ilerlerken bir anda içeriye giren posta güvercini ile bütün dikkatlerimiz oraya kesildi

" Dışarıdan gelen bir güvercin mi? "

Güvercin Vezirimize doğru ilerlerken boynundaki postayı alıp üstündeki nota baktı.

" Kralım mektup Grondan okulundan."

"Açıp okumaya başla."

"Bu da ne demek oluyor Abi? Grondan okulundan size nasıl bir posta gelebilir?!"

"Merhaba Kral Vanedas, mektubunuz biraz önce elimize ulaştı. Ülkenizin içinde veliaht prensesinize karşı oluşan tehditleri farkındayız. Gönül rahatlığı ile kızınıza Grondan kapılarını açtığımızı belirtmek istiyoruz. Kutsal olan Vampir türlerinin, özelikle de Victorias soyunun tek kız varisini korumak için elimizden gelen her şeyi yapacağımızı belirtmek istiyoruz. Oluşan kargaşıklık için küçük bir desteği posta güvercini ile gönderdik. Gönül rahatlığı ile kralığınızın başında durabilirsiniz. Yarın ilk gün ışığı saatlerinde prensese eşlik edecek gardiyanlar sarayınıza teşrif edecekler.

Saygılarımızla

Grondan ailesi. "

Bölüm : 20.02.2025 10:44 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...