10. Bölüm

V.M.10. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

"Vezir kesin bir karardır prenses, gerçekten beni yapmak istediğinizden emin misiniz efendim?"

Ellerimi küçük bir kız çocuğu gibi birbirine bağlayarak mutlu bir şekilde onay verdim.

"İnanın bana çocuklar, hepiniz benim en doğru kararlarımdan birisisiniz."

Cyrus hızla dizlerinin üzerine çöküp konuşmaya başladı.

" Akel krallığı mensup Soydaşlardan Ben, Cyrus Akel, bugünden itibaren sonsuza kadar sizi koruyacak ve ailenizin veziri olarak daima sizi ve diğerlerinin yanında olacağıma dair söz veriyorum Prensesim!"

Elimde oluşturduğum mühür parçasını hızla ona gönderdiğimde yavaş yavaş kafasını kaldırıp gözlerimin içine bakmaya başladı.

" Ancak, Prensesim siz..."

" Tanrı Aşkına! Bu daha da güçlenecek mi? Bütün herkesi hiç yorulmadan tokatlayabilirim! "

Earl havayı bilinçsiz bir şekilde kontrol ederken Emly konuştu.

"Biran önce okula gitmek istiyorum Melenda! Bize ne haltlar döndüğünü anlat! Bu güç damarlarımda gezen kanı tetikliyor."

"Prenses okulun tam ortasına ışınlanmamızı sağlar mısın? Herkesin yüz ifadesini öyle çok merak ediyorum ki!"

"Okula sadece 1 hafta önce gelmiş birinin aile üyelerini toplamaya başlaması, üstüne üstün bir de vezirinin olması ortalığı fazla karıştıracak!"

"Hadi ama çocuklar! Lütfen!"

Prensesim, Şuanda beni duyduğunuz biliyorum. Bunu diğerlerinden bir sır olarak saklayacak mısınız bilmiyorum ancak, 4 elementi birden kontrol ediyor olmanızın gerçeği de ne böyle? Ayrıca üstüne üstün Mühürlerin içinde gizlenmiş 5. Bir elementin varlığını görüyorum. Daha önce böyle bir şey ile hiç karşılaşmadım. Burada olanlar da neyin nesi?"

Cyrusa gülümsedim.

" Bu yüzden hepinizin toplanmasını bekledim. Dairemde herşeyi baştan aşağı konuşacağız."

"Hey Prenses delirdin mi sen? Konuşan biziz Cyrus değil! Neden ona bakarak alakasız bir açıklamada bulundun?"

"Okula dönmeye Hazır mısınız?"

"Tam bahçenin ortasında olmazsak ilk günden fazlasıyla vukaat çıkaracağımdan şüpheniz olmasın!"

"Melenda bunu cidden çok aradın mı?"

Gülerek kafamı olumsuz anlamda salladım ve mührümü aktif ederek ışınlanma büyüsünü açtım.

Aslında bende bu aileye verilecek tepkileri 1. Ağızlardan görmeyi çok istiyordum. Okulun ortasına ışınlanma fikri hiç de fena değildi.

Mührüm tam okulun ortasında açıldığı için, bütün gözler direk olarak bizi buldu. Bugün hafta sonu olduğu için herkes bahçedeydi. Gözlerim tam da istediğim kişilerin üzerinde durduğunda olayı idrak eden Prens Honest hızla oturduğu çardaktan ayağı kalkıp bize bakmaya başladığında, çatık kaşları ile kollarını birbirine bağlamış olan Veliaht prensese gülümsedim.

"Tanrı Aşkına herkes bize bakıyor!"

"Harikasın Melenda, Harikasın! Bu kadar güzel olacağını tahmin etmiyordum lanet olsun!"

"Yüz ifadelerine bakar mısınız! Bugünü hayatım boyunca asla unutmayacağım!"

"Hadi çocuklar, acelemiz var."

"Lütfen Melenda! Biraz yavaş yürü de şunların şu yüz ifadelerini tam olarak beynime kazıya-"

Önüme dönüp yürümeye başlamıştım ki, Prens Honest hızla önümüzde durup sinirle konuşmaya başladı.

"Sen ne halt ettiğini Sanıyorsun Prenses! Bunların burada ne işi var!"

"Konuşma sesinize dikkat edin Prens Vladimir."

Gülümsemeye başladı. Ancak bu keyif dolu bir gülümseme değildi. Fazlasıyla tehditkar bir gülümsemeydi.

"Arkanda bulunan öğrenciler bu okuldan belli başlı suçlar işleyerek kovulmuş öğrenciler. Sen ne hakla onları alıp da buraya gelirsin! Sana o hakkı kim veriyor?"

"Aile üyelerimin her bir üyesi bizzat benimle birlikte olmak zorundadır yoksa bunu bilmiyor musunuz Prens Honest? Bunun dışında onlara söylenen herhangi bir kelimeyi kendime hakaret sayarım. Üslubunuza dikkat edin. İşinize gelmeyen doğruları yanlış olarak değerlendirip burda Aileme karşı suç işlemiş diyemezsiniz. Kendileri bizzat kendi istekleriyle okuldan ayrılma kararı alıp, bugün de benim istediğim doğrultusunda yeniden kayıt yaptırmışlardır. "

" Bu ne cüret prenses! Karşında ben varım Prens Honest. Ne sanıyorsun? İki paçavrayı ailen yaptın diye buraya benden izinsiz sokabileceğini mi? "

" Prens Honest. Sizi bir daha uyarmayacağım Efendim. Sözü geçen kişiler benim ailem, birdaha aileme karşı herhangi bir hakaret içeren kelime daha sarf eder-"

" Prens Honest haklı. 2 paçavrayı buraya ne hakla getiriyorsun, sen kimsin? "

Elimle oluşturduğum Ateşi avuçlarımın içinde tutarken bir yandan da konuşmaya başladım.

" Aramızda olan konuşmalara burnunuzu sokmazsanız çok sevinirim Prenses Sanya. Bunun için her biriniz tek tek özür dileyin. Yoksa yaptığınız şeyin sonuçları umrumda olmayacak Prens ve Prenses."

"Geri Adım atmıyorum Prenses. Lütfen elinden geleni yap."

Bu defa boşta kalan avucumda da hızla bir alev topu yarattım ve hedefi hiçbir şekilde şaştırmadan üzerlerlerine gitmesini sağladım.

Alev tam ikisini bulacağı sırada, onların aile üyelerinden ateşi kontrol eden soydaş vampirler öne atıldı ve halkalarımı engelledi.

"Böyle basit numaralar mı sadece Prenses. Kendini rezil ediyorsun."

"Karşı atağa geçmekten mi korkuyorsunuz yoksa? Aksine o özürü dilemediğin sürece buradan bir yere gitmeyeceksiniz!"

Bütün gücümü kullanarak Alevden bir kare yaptım ve tam bir savaş meydanı haline getirdim.

Ateşi kontrol edenler hızla bariyerleri yok etmeye kalksa da, başarılı olamadılar.

" Boşuna uğraşmayın ve geri çekilin, kalkanı Kıramazsınız. "

Gülümseyerek konuştum.

" Ah onu dinlerseniz iyi edersiniz çocuklar. Bizzat kral varisi bir prenses meydan okudu. Lütfen alev büyüklerinizi benim büyülerim ile karşılaştırmayın."

"Amacın ne senin!"

Sinirden kıpkırmızı olmuş ikiliye baktım.

"Basit bir özür. Korkmayın asla küçülmezsiniz. Ancak bu bariyerler içinde hiçbir şansınız olmayacaktır eminim. Lütfen mantıklı düşünün."

Maskeli çocuk gözlerini benden 1 saniye bile ayırmadan Prensine doğru yürüdü. O çocuğun Vladimirin veziri olduğundan artık emindim. Bunu teyit etmek için uğraşıyordum asıl.

"Prensim, lütfen bu müsabakayı kabul etmeyin. Aksi takdirde bir ay sonra risk oyunları başlayacak. Prensesin güçleri, şuanda bağları sayesinde fazlasıyla güçlü. Veziriniz olarak Geri çekilmenizi istiyorum.''

Dudaklarımdaki gülümseme giderek artarken prens bakışlarını benden bir saniye dahi çekmeden konuştu.

"Prenses Sanya ve kendi adıma özür diliyorum."

Tek hamlede ateş kalkanını yıktım.

"Küçülme belirtisi mi? Kesinlikle yok. Daha sık yapın bunu lütfen."

Hiçbir şey olmamış gibi Yürümeye başladığımda diğerleri de peşime takıldı. Bütün bir okulun şaşkınlığı altında hiç aldırmadan yürüyorduk.

Daireme geldiğimde kapıları açıp hızla içeriye geçtim.

" O da neydi öyle Melenda! "

" Sanırım kalbim duracak sandım!"

"Onlara meydan okuyacağını hiç düşünmemiştim Tanrım! Sen harikasın!"

Hep birlikte gülerken sadece omuz silkip onlara eşlik ediyordum. Koltuğumun kenarına otururken diğerleri de bana eşlik edip L koltuğun etrafına toplandı. Tek bir kişi durgun bakışlarla yere bakıyordu.

" Dostum aşağıdaki atışmadan hiç mi etkilenmedin? Hala daha tüylerim diken diken!"

"nE? Ah evet. Harikaydın Melenda. Bizi ezdirmediğin için, Teşekkür ederiz."

Kaşlarını yeniden çattığında bu defa Laidh konuştu.

"Dostum sorunun ne?"

Dudaklarımı dişlediğim sırada, konuşacak olan çocuğa fırsat vermeden ben söze girdim.

"Sorun aslında benim."

"Prensesim Konu bu değil kesinlikle değil."

"Şu sırlı konuşmaları biraz da bizimle mi paylaşsanız mı ne yapsanız? Düşünce okuduğunuzu sanmaya başlayacağım."

"Cyurs bunu yapamıyor olsa da, benim için bunu düşünebilirsiniz tabiki."

Çocuklar şaşkınlıkla yüzüme bakmaya başladığında Tonga konuştu.

"Prenses zihin okumak belli başlı Vampirlerin yapabildiği özelliklerden biliyorsunuz değil mi?"

"Prens Honest dışında hiçbir prens veya prenseste daha önce görmedim Ben Melenda."

"Yeteneklerimin arasında bu da var evet."

Yeteneklerim mi? Başka yetenekleri de mi var yani? Ama bu imkansız?'

"Evet Earl. Başka yeteneklerim de var. Gizli tutulmasını istediğim için bizzat aile üyem olmanızı bekledim."

"Başka ne yapabiliyorsun şekil mi değiştiriyorsun yoksa?"

"Henüz öyle bir yeteneği keşfetmedim üzgünüm."

Ben gülerken Earl konuştu.

"4 elementti kontrol edebiliyorum dese şurada düşüp bayılırım."

"Prensesin veziri olarak, onu 5 ile düzeltmekten büyük bir onur duyarım."

Cyrus ve ben birbirimize gülerken çocukların suratı şaşkınlığın verdiği etki ile kas katı kesildi.

"Dalga geçecek başka bir şey bulamadınız değil mi? Morelimi bozmayacağım. İçecek alacağım, isteyen var mı? Burayı çok özlemişim dostum lanet olsun!"

Beni hiç ciddiye almadan el hareketi ile karşıdaki dolabın kapağını açıp enerji içeceklerinden birini kendine çektiğinde gülümsedim.

Kapağı açmak için hamle yaptığı sırada ani bir hızla ben bu defa içeceği parmaklarının arasından çekip aldım.

" Siktir!"

Bakışları beni bulduğunda diğerleri de aynı tepki ile bakıyordu.

Kapağı parmaklarımı dahi dokundurmadan açtım ve şişeyi gözlerinin önünde duracak kadar havada bırakıp, su elementini kullanarak içindeki sıvıyı şişenin dışına çıkararak havada oynatmaya başladım.

"Pre-Prensesin yaptığı şeyi gören var mı?"

"O gerçekten elementleri kontrol mü ediyor?"

"Gözlerimin gördüğü şey gerçek mi biri beni cimciklesin!"

Gibin Earl'ın kolunu hızla cimciklediğinde kahkaha attım.

"Ne yapıyorsun sen bee!"

Earl acıyla kolunu tutarken Vezirimin sesiyle ona döndüm.

"Bu kadar harika olacağını beklemiyordum. Kesinlikle kusursuz Melenda."

Bölüm : 21.02.2025 11:24 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...