36. Bölüm
Lotus Çiçeği / V. M. Risk Oyunları / T.M. 36. Bölüm

T.M. 36. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Yavaşça müsade isteyen karga hızla toparlanıp dalların üzerine uçtuğunda kollarını belime ve bacaklarıma saran adam hızla beni kucağına alarak ayağı kalktı. Evinden içeriye girdiğinde yanan şöminenin başına ilerleyip gözlerimin içine bakmaya başladı.

"Seni gerçekten de bana ait yapabilir miyim?"

Gözleri gözlerimin içine yalvarır gibi bakarken teni tenime değiyordu. Benim sıcaklığımın aksine o buz gibiydi ve bu durum beni etkiliyordu.

"Neden bu kadar Soğuksun?"

Beklediği cevabı alamadığı için hayal kırıklığına uğramıştı ancak dudaklarım yukarıya doğru kıvrılırken hızla onu kendime bastırıp dudaklarımı dudaklarıyla buluşturdum. Öpüşleri giderek derine ve Arzuya kaçarken birkez daha geri çekilip yalvaran gözlerle gözlerime bakmaya başladığında, ellerim üzerindeki gömleğin düğmelerini buldu. Açabildiğim kadar yavaş açıp üzerinden çıkarttığım gömleğinin köşede Bir yere fırlatıp hızla vampir güçlerimi kullanarak bu defa ben onun üzerindeki yerimi aldım.

Memnuniyet dolu bakışları yüzümü bulurken, bana her zaman yaptığı şeyi yaparak boynunun altına girdim. Tahrik olan bedeni ile boynunu hızla yukarıya doğru kaldırdığında gözlerim yutkunduğu an belirginleşen adem elmasını buldu.

Erkeksi hırlamaları giderek artarken yavaşça çıplak bedenine döndüm ve ellerimi göğüsleri üzerine koyarak, karın kaslarını ısırıp ısırıp öpücükler bırakmaya başladım. Altımda deli gibi kıvranan bu adam, hiçbir şeye tepki veremiyor sanki onu daha ne kadar zorlayabilirim gibi test ediyordu. Dudaklarım göbeğinin altına kadar gelip pantolonunda durduğunda, parmaklarım kemerine gitmişti ki, beni hızla durdurup, bu defa- güçlerini kullanarak o beni altına aldı. Dudakları dudaklarımı büyük bir iştahla öperken kesinlikle benim ona karşı gösterdiğim kibarlıktan çok uzaktaydı. Elleri ile üzerimdeki mavi dantelli geceliğimi tek hamlede param parça ettiğinde şaşkınlıkla ona bakıyordum. Tahrik olmuş göğüslerimin belirginleşen uçlarına hayranlıkla bakarken, hızla açık pembe olan göğüslerime dişlerini geçirip öpmeye başladığında altında zevkten çığlıklar atıyordum. Şuanda karşısında çırılçıplak olan bedenim, kesinlikle utanmak yerine arsız Bir kız gibi deliriyor daha fazlasını istiyordu.

Bütün vücudumu ısırık izleriyle doldurup yavaşça doğrulup memnuniyetle eserini izlerken dudakları yukarıya doğru kıvrıldı.

"Bu tat, bu tat muazzam."

Özel Bölüm(!+18)

Dudaklarıma yeniden kurulduktan sonra öpücükler bırakarak aşağıya doğru kaymaya başladı. Dudakları tam da kadınlığımın üstüne geldiğinde bu tam beni utandırmaya başlamıştı ki, buna asla izin vermeden dilini kadınlığımın içine yerleştirip beni delirtme başladığında, artık dudaklarımdan kaçan inlemeleri engelleyemiyordum. Ellerim saçlarını bulduğunda hem kafasını kadınlığıma bastırıp hem de, zevkle acısını düşünmeden saçlarını çekiyordum. Kadınlığım altında zevkle kıvranırken çığlık çığlığa bağırdım.

"Sevgilim durman gerekiyor! Dur yoksa ben dayanamayacağım!"

Mümkünmüş gibi dilini iyice içime sokup zevk noktama ulaştığında son çığlığımı da atmıştım. Kadınlığım yüzüne doğru boşalırken, o zevkle bunu yalamaya devam ediyordu. Tamamen orayı temizleyip morun en koyusuna dönmüş gözlerini gözlerime dikti.

"Muazzamdı! Kusursuz bir tatdı!"

Hızla pantolonunu çıkartıp erkekliğini serbest bıraktığında yeniden mormarmaya başlamış göğüslerime dişlerini geçirip ardından öpmeye başladı ve ağzının etkisiyle yanan kadınlığıma dönerek, bu defa da olması gerekeni yaparak hızla içime girdi. Dudaklarım acıyla inlerken, karşılaştığı manzara bu adamın daha fazla tahrik olmasını sağlamıştı. Bekaretimi almak, ve bunu bir prensesten almak, onun bütün zevk kırıntılarını baştan aşağı titretmişti. İçimde oluşan acı saniyeler içinde yok olurken, vücudum hızlı hızlı gel gitleriyle zevkten dört köşe oluyordu. Nefessiz kalmamızı hiç umursamadan defalarca içimde boşaldığında saatler sonra yorgun bedenini hızla yanıma bırakıp derin bir nefes aldı.

"Doyumsuzluğumun Sebebi ne Prensesim! Gücüm kalmamasına rağmen, asla pes etmek istemiyorum!"

Dudaklarım yukarıya doğru kıvrılırken hızla dudaklarına küçük öpücükler bırakmaya başlamıştım ki, bu öpüşmenin sonunun gerçekten de, oraya gideceğinden habersizdim. Dakikalar içinde yeniden içime girdiğinde küfürler savurduğu duyuyordum. Kahkaha atarak onu tahrik olmuş bedenine daha fazla yanaştım.

Odasına çıkmış üzerime Uygun kıyafetler ararken, sinirli sesini duydum.

"Güçsüz kalmış olsam bile, beni daha fazla tahrik etmeye devam edersen, sayısını unuttuğum bir şekilde yeniden içinde yer alacağım!"

Dolapta bulduğum siyah gömleği hızla üzerime geçirirken kasıklarımı zar zor da olsa kapatması onu deli etmişti.

"Siktigim elbiseyi neden yırttım ki!"

"Lânet olası zaten elbise sayılmazdı!"

"Siktir kendimi tutamayacağım sanırım!"

Kendi kendine konuşurken ben daha ne olduğunu bile anlamadan hızla, yanıma gelip üzerime geçirdiğim gömleği param parça ederek hızla dudaklarıma kuruldu. Elleri göğüslerimi parçalar gibi sıktığında gerçekten de onu asla uzaklaştıramıyordum çünkü bu his saniyesinde beni de etkisi altına alıyordu.

Kralığım beni kaçıran İblis krallığına karşı alarm vermişti ki, vezirimin bana yolladığı haber ile hızla iyi olduğuma dair bir haber gönderip iki krallığı zar zor sakinleştirmiştik.

"Tanrım faciaya neden olmana ramak kalmıştı farkında mısın sen!"

Vurdumduymaz Bir şekilde gözlerini devirip göğüslerimle oynamaya devam ederken hızla kafasını kaldırıp orman yoluna doğru bakmaya başladı.

"Sorun mu var sevgilim?"

Yavaşça bakışları beni buldu ve konuştu.

"Kardeşim ve Eşi buraya geliyor."

"İçeriye girmemi ister misin?"

Ters ters yüzüme bakmaya başladı.

"Neden böyle bir şey istiyim Güzelim?!"

Beni kendine doğru çekip daha fazla bastırırken sinirle soludum.

"Birazcık toparlanmaya ne dersin! Bizi bu şekilde görmeleri ne kadar da ayıp!"

"Umrumda mı sence?"

Gözlerimi devirip kollarından kurtulmaya çalışırken hayvansı güçlerini üzerimde kullanmaktan asla geri çekemiyordu.

Görüş açıma giren Sarışın kadın ve yanındaki, tıpkı Tana benzeyen Beyaz tenli, Siyah saçları olan çocukla gözlerim buluştuğunda çırpınmayı bırakarak bakışlarımı yere kaydırdım.

"İzinsiz geldik ancak, umarım sizleri rahatsız etmemişizdir."

Sevgilim cevap vermeden kafasını olumsuz anlamda salladığında dirseğimi karnına geçirerek sinirle yüzüne baktım ve hızla bize gülerek bakan çocuklara döndüm ve tebessüm ettim.

"Hoşgeldiniz. Üzgünüm kolumu saran şu şey yüzünden sizi karşılayamıyorum ancak, saygısızlığımı mağruz görün!"

"Ne saygısızlığı Yengeciğim! Fazlasıyla güzel görünüyorsunuz! Tan abimin saraydaki yüzünün askılığının sebebi şimdi belli oluyor! Resmen yüzüne neşe ve renk gelmiş!"

Tan ters ters yüzüne bakmaya başladığında sinirle konuştu.

"Beni ayağı kaldırma!"

"Peki Abiciğim! Kötü bir şey söylemedim ki!"

Korkuyla yerine sindiğinde Sevgilime bir tane daha vurmaya hazırlanıyordum ki dirseğimi refleksle kapıp hızla kulağıma doğru fısıldadı.

" Rahat dur yoksa yapacaklarım yüzünden hiç kimseyi umursamam!"

Gözlerim kocaman açılırken üzerinde kıbırdamadan durmaya başlamıştım ki arkamda pis pis gülen çocuğa ters ters bakmaya başladım.

"Size yiyecek içecek birşeyler getirdik. Ayrıca yengeme de birkaç temiz kıyafet. Belki burda yoktur diye düşündüm ve bedeninizi bilmeden kendi kıyafetlerimden getirdim."

Tatlı tatlı yüzüme Bakarak çekine çekine konuşan kıza kocaman gülümsedim ve baş selamı ile teşekür ettim.

"Çok iyi düşünmüşsün. Tan izninle ben kıyafetleri giyineyim siz de yiyecek Bir şeyler hazırlayın ha!"

Beni mümkünmüş gibi daha fazla sardığında sinirle soludum.

"Tan!"

Oflayarak hızla sardığı kollarını açtığında yere zıplayarak indim ve bize memnun memnun bakan prensesi kolundan tutup çektim ve içeriye doğru sürüklemeye başladım.

Yatak odasına doğru yürürken koluna girdiğim iblis Prensesine gülümsedim.

"Merhaba ben Melenda. Tanışmadık."

"Çok memnun oldum Prensesim. Bende 7.Varis Sanityomun eşi Harinda."

"Lütfen samimi ol ve resmi konuşma Harinda. Bende tıpkı senin gibi Velihat Eşi adayıyım ve hiçbir şekilde sana karşı Bir üstünlüğüm yok."

"Ancak- yengeciğim, Tan abi en büyük Velihat. Ben size nasıl olur da saygısızlık yapabilirim."

Kafamı olumsuz anlamda sallayıp odadan içeriye girdiğimizde ince Naif olan kız tekrar konuştu.

"Umarım bedenimiz uyumludur prensesim. Kusura bakmayın kraliçemizin emriyle gelirken, kıyafet de koymayı akıl ettim."

Kollarımı hızla boynuna sarıp konuştum.

"Sayende Tanın kısacık gömlekleri ile ortalıkta gezmek zorunda kalmayacağım Sevgili Elticiğim!"

Yüzü kızarırken Elinde tuttuğu kıyafet poşetini bana uzattı. Banyoya ilerleyip üzerimdeki gömlekten kurtulup getirdiği elbiseleri denemeye başladım.

Ancak bir sorun vardı. Getirdiği dört kıyafetin dördü de miniydi. Hepsi kasık kısmından otursa da, fiziği onun fiziğine Uygun olduğu için göğüs dekolteli giysileri benim kocaman göğüslerimin elbiseden taşmasına sebep oluyordu ve sanki hareket ettiğimde patlayacak gibiydi.

El mahkûm denediğim sonuncu elbiseyle dışarıya çıktım. Gözleri kocaman açılmış kız yüzüme bakıyordu.

"Prensesim harika görünüyorsunuz!"

İpli göğüs dekoltesini gösterdim.

"Minicik göğüslerini büyütmelisin! Elbisene zarar vereceğim diye o kadar çok korkuyorum ki!"

Bahsettiğim şey yanaklarının kızarmasını sağlarken tebessüm etti.

"Tan Abi memnuniyet duyacaktır!"

Dudakları yukarıya doğru kıvrılırken ima dolu konuşmasıyla hızla toparlanıp ciddi oldu.

"Saygısızlığım için özür dilerim. Boş bulundum Yengeciğim."

"Maalesef sözlerinde o kadar haklısın ki! Sanırım beni mahvedecek!"

Dudakları yine yukarıya doğru kıvrıldı.

"Saraya ulaşır ulaşmaz bedeninize göre kıyafetler gönderteceğim prensesim. Lütfen içiniz rahat olsun."

"Tabi o zamana kadar elbiselerle birlikte beni param parça yapmasa!"

Dağınık odada gözlerini gezdiren kız yerdeki parçalanmış gömleklere Bakarak biraz daha fazla güldü ve konuştu.

"Lütfen hazırsanız aşağıya inelim. Acıkmış olmalısınız."

Karnımdan gelen guruldamalar ile yavaşça Sevgili eltime doğru yürüdüm. Yine kol kola girip merdivenlerden aşağıya indik. Sofrayı kuran Sevgilim ve kardeşinin birbiriyle atışmalarını duyuyorduk. Bahçeye adım attığım an kardeşini koltuk altına sıkıştırmış gülen adam hızla beni hissedip bana döndüğünde gözleri kocaman açılmış direkt olarak göğüslerime odaklanmıştı. Yutkunarak yüzüme bakarken çığlık çığlığa bağıran çocukla gözlerim buluştu.

"Amanın! Yenge birşeyler yap abim kocamı boğuyor!"

Gözlerim kocaman olunca, koşa koşa Tanın yanına ulaştım. Hızla kardeşini yere bırakan çocuk bana döndüğünde, kocasına koşan kıza korkuyla bakıyordum.

Gözlerimi sinirle devirip bende yerdeki çocuğun yanına çöktüğümde öksürüklerin içinde hızla toparlandı.

"İy-iyiyim sorun Yok!"

Yavaşça doğrulup bakışları yüzümde olan adama yanaşıp konuştum.

"Çocuğu neden boğdun ruh hastası!"

"Bu kıyafetler de ne ulan!"

Gözü seğirmeye başladığında pis pis yüzüne bakıp sırıttım. Bakışları hızla ipliklerin arasındaki koca göğüslerimi buldu.

"Hareket etme Lan! Şimdi patlayacak!"

Elbisemin üzerindeki tozu alır gibi hızla eğilip birkaç hafif vuruşla doğruldum. Toparlanan göğüslerim anında dağıldığında derince yutkunan çocuğun inlemesini duydum. Tam bana doğru bir hamle yapacakken, ayağı kalmış olan kardeşi ve eşi bize doğru geldi.

"Abimle hazırladığım ilk sofra, umarım beğenirsiniz Yengeciğim."

"Ellerinize sağlıkkk!"

Sevgilimi elinden tutup masaya doğru götürdüğümde diğer ikili de bize eşlik edip sofraya oturdu. Aç göbeğimi doyurmak için masadaki yiyeceklere yönelmiştim ki, ağzıma attığım bir yiyecekle hafifçe öksürmeye başladım.

"Sakin ol sevgilim iyi misin?"

İmayla yüzüme bakan adamla hızla toparlanıp yüzüme bakan ikiliye tebessüm ettim. Pislik herif, iç çamaşırı olmayan kadınlığıma uzanıp sağ parmağını sokmuştu!. Dikkat çekmeden rahat tavırlarla masadaki rasgele bir şeye uzanıp tabaktan yemek yiyor gibi yapsa da, zevkten kafayı yemek üzereydim.

"Ellerinize sağlık herşey çok güzel."

"Kraliçemiz hepsini bizzat sizin için yapıp gönderdi Yengeciğim."

Bacaklarımı hızla ayıran adamla, dudaklarımı dişledim. Yanlış bir şey yapmamam gerekiyordu. Yapmamam gerekiyordu. Zevkten titreyen bir şekilde elini hızla içimden çekip tamamen ıslattıktan sonra dikkat çekmeden parmaklarını dudaklarına götürdüğünde, titreyen bedenimi kontrol altına almak için uğraşmaya başladım.

Bölüm : 28.02.2025 11:45 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...