
"Ne yaptığını sanıyorsun sen lânet olası aptal! Ne hakla hangi cesaretle beni şikayet etme gereği duyarsın sen?! Vladimir derhal bu konuyla ilgilen ve bu kıza yaptığının karşılığını ver!"
"Açıkçası bana istediğinizi yapmakta özgürsünüz ancak, sinirden görmediniz gerçeği ile söylüyorum ki, mektubumdan önce haberci Bir baykuş zaten olaylara şahit olup kralımıza gitti. Prens Vladimirin buna el atmasına üzücü bir durumdur ki, hiç gerek kalmadı. Şimdi burada bir işiniz varsa boşta olan kısma geçmenizi rica ediyorum. Gördüğünüz gibi biz burda eğitim alanı içerisindeyiz."
Ağzını açan kıza hızla arkamı döndüm ve konuşsa bile onunla asla muhatap olmadan aile üyelerime döndüm.
"Aklıma harika bir fikir geldi."
"Dinliyoruz Prensesim."
Kafamı hızla olumsuz anlamda sallayrak konuştum.
"Biraz daha bekleyin. Odamda anlatacağım."
Elimde oluşturduğum ateş ile önüme hızla Azir ve Aishe atladığında gülümseyerek bana meydan okuyan çocuklara baktım.
Ateşimi atlatıp bana karşı atakta bulundukları sırada hava mührü ile beni destekleyen vezirime teşekkür ettim. Aishe hayvanları kontrolü altına alabiliyordu ve bana gönderdiği ateş mühründe gizli bir pençe darbesi gizliydi. Bu durumla dudaklarım yukarıya doğru kıvrılırken Sanya ve Vladimir haricinde birkaç eğitmen, Velihat ve soydaşların da yanımıza gelerek bizi izlediğine şahit oldum.
Earl bana karşı bir hamle yaptığı sırada Dimitri hızla önüme geçip zaman algısını bozmuştu. Saniyeler içinde geri geldiklerinde nefes nefese kalan çocuk elini havaya kaldırdı.
"Bu da neyin nesiydi!"
Gözlerini Dimitriye çevirip ters ters baktığında Dimitri zevkle gülümsedi. Yeteneği sayesinde fazlasıyla keyif aldığını görebiliyordum.
Memnun ve kıskanç bakışlar içinde eğitim alanından çıktığımızda çardaklardan birine geçip oturduk. Cyrus bakışlarını saraya çevirdiğinde beklediğim cevabın gelmiş olduğunu anladım.
"Sevgili Prenses, dün gece Airthon krallığında size ve ailenize yapılan saygısızlığa karşı tepki vermeden, olayların orada daha fazla büyümesine izin vermediginiz için size öncelikte teşekkürlerimizi iletiyorum. Bugün yapılanların ve giderek de artacağını tarafımızca kararlaştırdığımız olayların devamının kesilmemesi adına, Kral Honest tarafından en uygun cezayı seçmenize izin verilmiştir. Saygılarımızla Honest krallığı."
Mektubu benimle birlikte okuyan vezirime baktım.
"Lütfen gerçekten de caydırıcı bir ceza vermem için bana yardımcı ol Cyrus. Bugün ve uzun bir süre yanımda bana karşı bir saygısızlık yapmamalarını istiyorum."
"Güç oyunları için strateji kullanabiliriz prensesim."
"Hayır özelikle bu konuyu Risk oyunları dışında tutmalıyız. Çevreye bizim onlardan korktuğumuz vibe vermelerini engellemeliyiz."
"Haklısınız Prensesim. Bunun için en iyi çözümü bulacağım."
"Aslında prensesim sizin çevrenizden uzak durmaları, ayrıca Soy ağacı kurallarının tümünü ezberleyerek herkesin içinde size okumalarını ve özür dilemelerini isteyebilirsiniz. Buna rağmen de gerekli kurallara uymadıkları takdirde sizde cezaları artırıp ilerleyebilirsiniz. Ne dersiniz?"
"Prenses Sanyanın kesinlikle rahat durmayacağını ve bu olayların devamının geleceğinden eminim. Kralımıza bu cezanın uygunluğunu sorup, uygun olduğu takdirde gerekli açıklamaları taraflarına iletmelerini isterseniz çok güzel olur Sevgili vezirim."
Memnun bakışlarla yerinden kalkan çocuk Earlı dürtüp önüne düşmesini sağladı ve birlikte saraya doğru ilerlemeye başladılar.
"Sanya eskisinden çok daha kibirli ve tuhaf davranıyor Melenda. Çok daha dikkatli ol olur mu? Yanında bizden biri yokken lütfen sende onların etrafında gezme."
"Bana hiçbir şey yapamazlar. Lütfen asıl siz dikkatli olun ve soydaşları ile bir kavgaya dahil olmamaya çalışın."
Yanımda oturan Dimitri hızla harekete geçtiğinde saniyelik olarak gidip gelmesinden bir şey olduğunu anlamıştım. Hızla gözlerini bana çevirip konuşmaya başladı.
"Prensesim, sevgili abim biraz önce benimle iletişime geçti ve Franbel Krallığının size kapılarını açtığını soydaş seçimleri için ülkeye gelebileceğinizi belirttiğini iletti."
Şaşkınlıkla ağzım aralandığında ne diyeceğimi şaşırmıştım. Franbel Krallığı tamamen çift yetenek ve iblis melez vampir Soydaşlarına ev sahipliği yapan bir kralıktı. Beni soydaş seçimleri için çağırmaları fazlasıyla şaşırtıcı ve harika bir olaydı.
"Anlıyorum ancak, bana karşı oluşan olumsuzlukları sizde biliyorsunuz. Franbel Krallığında Kendime nasıl soydaş seçeceğim? Kimsenin zorla yanımda olmasını istemiyorum."
"Bu yüzden Sadece güvenilir soydaşlarla bir araya gelmenize yardımcı olacağım efendim. Abimin bu konuda bize oldukça yardımcı olacağına eminim."
"Teşekkür ederim. Benim ve ailem için uğraştığınız için."
"Bu ailenin bir parçası olduğum için gururluyum efendim. Dışardan duydukları ile sizden geri çekilenlerin neler kaybettiğini bizzat bilirken nasıl olur da bu aile için çabalamam?"
Yanımda oturan çocuğa hızla kollarımı sardığımda yanımıza gelen Cyrus ve Earl baş selamı verdi.
"Efendim Kralımız cezanızın fazlasıyla makbul ve iyimser buldu. Konuyla bizaat ilgileneceğini belirtti."
Kafamı onayladığımda devam etti.
"Ayrıca kralın huzurunda iken Franbel krallığından huzurunuza Krallığa davet mektubu geldi. Durumu fark eden kral yolculuk için onayını bildirdi. Bu durumdan Fazlasıyla memnun gözüküyordu."
"O halde gidip hazırlanın ve Krallığa davete icabet edeceğimizi belirtin."
Odamın kapısına kadar ailemle gelip içeriye girdim ve üzerimdeki teri atmak için banyoya ilerleyip kirli her şeyden kurutularak sıcak suyun altına kendimi bıraktım.
Odama geçip giyinme odama ilerledim. Vücudumu kurutup askılıkta bulunan Siyah derin göğüs dekolteli Deri kısa şort etekli takımımı çıkartıp üstüme geçirdim.

Dar kalem etegi ince belimi göz önüne çıkarıyordu. Üst dekoltemi düzelterek makyaj masama ilerledim. Islak saçlarımı tek hamlede kurutup önlerinden ve arkalarından belli başlı örgüler yapıtım. Yeşil ağırlıklı bir makyaj yapıp dudaklarımdaki ruju da yeşilden yana kullandım. Geri çekilip hazırladığım yeşil kadife olan ressam şapkamı kafama geçirdim. Ayaklarıma yeşil kadife uzun topuklu botlarımı da geçirip yarasa detaylarını düzelttim. Komidinde bulunan yarasa ve karga broşlarını alıp şapkamın üstüne taktım. Harika görünüyordum. Kadife gül diye geçen ağır özel yapım parfümümü sıkıp geriye çekildim ve elime telefonumu alıp kapıya doğru yürümeye başladım. Dış dünyadan getirdiğimiz telefonlar işe yaramasa da, okulun şahsımıza verdiği telefonları her yerde kullanabiliyorduk.
Koridordaki bakışlar eşliğinde merdivenlere doğru yürümeye başladım.
"Tanrım yeniden Soydaş seçimleri için gittiği doğru mu?"
"Yine harika ve muazzam görünüyor."
"Airthon krallığından sonra şimdi nereye davet edildi!"
"Bu prensesi kıskandıkları için artık dedikodular yaratıkları düşünüyorum çocuklar! Ayrıca bugün eğitim alanında yaptıkları şeyleri görmediniz mi? Ailesi kesinlikle harika!"
"Peki ya prens Vladimir ve Prenses Sanyaya verdiği Cezayı duydunuz mu?"
Asansörün kapısı kapandığında dudaklarımın yukarıya doğru kıvrılmasına izin verdim.
Hazır bekletilen arabalara doğru ilerlerken kokusunu aldığım adamla bakışlarım buluştu. Yanıma doğru ilerleyip durdu ve memnun bakışlarını yüzüme yansıtmaktan hiç çekinmedi.
"Merhaba Prensesim."
"Merhaba Soydaş."
Kafasını geriye doğru atıp derin bir nefesi ciğerlerine çekip bana döndü.
"Bugün derslikten çıkarken birkaç sorun yaşadığınızı duydum. Bunun için sizden özür dilemeye geldim."
Kafamı hızla olumsuz anlamda salladım.
"Bunun için benden özür dilemene gerek yok Soydaş. Bir kızın sevgilisini kıskanması normal bir durum. Aksine ben size yanlış bir yakınlık gösterdiğim için Sevgilinizden ve sizden aranızda oluşturduğum sorunlar için özür dilerim."
Elini hızla havaya kaldırdı.
"Hayır Hayır! Asminayı uyardığım gibi size de belirtiyorum ki, Bugün yaşadığınız olaylar tamamen saçmalık. O kızla aramızda hiçbir şey yok ve sizi neye dayanarak rahatsız ettiğini bilmiyorum. Kendisiyle konuşup bu konunun bir daha tekrarlanmaması için uyardım. Lütfen sizde bu konu hakkında kötü düşünmeyin."
Kulaklarım duyduğun şeyin gerçekliğini bir kez daha doğrulamak isterken kontrolsüz bir şekilde aramızda heyecanımdan dolayı bir hava akımının geçmesini sağladım. Saçları yana doğru hareket ederken gözlerini kapatıp bilinçsiz bir şekilde fısıldadı.
"Tanrım, Yine aynı tarfisiz olan o his. Havayı kontrol ettiğinizi düşünmeye başlayacağım."
Yaptığı hata ile hızla irkilip konuşmaya başladı.
"Üzgünüm Melenda, bir saniyelik kendimi kaybettim, sadece sen etrafımda iken, yani güzel bir esinti oluveriyor ve bu sadece seninle iken oluyor."
Dudaklarımdan bir kıkırdama koparken dağılmış olan saçlarına izinsiz ve istemsiz olarak hızla ellerimi uzatıp düzelmesini sağladım ve konuştum.
"Sadecee hava birkaç gündür bozuk ve fazla esiyor. Keske böyle bir yeteneğim olsaydı Soydaş."
Büyülenmiş gibi gözleri gözlerimle buluştuğunda bu bakışlardan gözlerimi çekemedim ve kendimi bu büyünün etkisine kapılırken buldum.
Hafif Bir öksürük sesiyle kendime geldiğimde, hızla toparlandım. Karşımdaki çocuk da bakışlarını hızla yüzümden ayırdığında Cyrus konuşmaya başladı.
"Böldüğüm için üzgünüm Prensesim ancak, artık gitmemiz gerekiyor."
Kendine gelen çocuk etrafına hızla bakıp yeninden bana döndü.
"Prensesim siz yeninden dışarıya mı çıkıyorsunuz."
"Evet bu defa da Franbel krallığına bir davet aldık."
"Bu Harika prensesim, size eşlik etmemi ister misiniz?"
"Gelmeni çok isterdim ancak, bugün olan olaylardan sonra, Prensin ile ilgili bir sorun yaşamanı istemem Soydaş. Lütfen Akademide Prensinizin yanında olun."
Elini ensesine götürüp kaşımaya başladığında istemsizce de olsa bir anlığına arada kaldığını hissetmiştim.
Yanıma yaklaşan Cyrusu hissettim. Elini belime koyup ilerlemem için bana yardımcı olduğunda gülümseyerek Vasilisin yanından ayrılıp arabalara bindim. Arabalar akademiden ayrıldığında ilk konuşan Gibin olmuştu.
"Tanrım! Kesinlikle Sevgili olacaksınız!"
Onlara Ters ters bakan Earl sinirle burnundan soluyordu.
"Biri şu aptal kızı hemen sustursun! Böyle bir şey olmayacak!"
Bu defa Aishe konuşmuştu.
"Tanrım Birbirinize olan bakışlarınızı anlatmama gerek bile yoktu değil mi? Bıraksak soydaş prensesimizi orda yiyecekti."
Gözlerimi inanamayarak açtığımda hızla konuştum.
"Böyle bir şey yok! Hem siz nasıl konuşuyorsunuz benimle böyle!"
Beni susturup kendi aralarında hızla konuşmaya başlayan çocukları izliyordum.
"Tanrım Prensesimiz ve Bir Soydaş olabilir mi gerçekten?"
"Tarihte Soydaşların Kral ve Kraliçe olmuş birçok örneği var, bu imkansız bir şey değil ki!"
"Melendanın büyük bir aile ile birlikte birde kralık kurduğunu düşünsenize! Bu kesinlikle daha önce görülmemiş bir şey!"
"Tanrım bir kralık ve sarayda bulunan birçok bebek!"
Yüzüm konuşulan şeylerle hızla kızarırken bana imayla bakan çocuğun iç sesini duymaya başladım.
"Prensesim, Beni duyduğunuzu biliyorum. Soydaş Vasilis ile uzun zamandır yakınlığınızı izliyorum ve ona karşı bir şeyler hissettiğinizin farkındayım. Onu Kendinize karşı gerçekten bi eş adayı olarak görüyor musunuz?'
Bakışlarımı hızla yüzünden kaydırsam da kalbimin hızlı hızlı atışına hiçbir anlam veremiyordum. Derin bir nefes alarak sıkışan kalbimi düzene sokmaya çalışsam da kaçırdığım bakışlarımı hızla kendine çekmek için beni manipüle eden çocuğun memnuniyeti ve gülüşünü gördüm.
"Kaçırdığınız bakışlarınız ve de, aniden değişen kalp ritimleriniz, nefese alış verişleriniz benim için her şeyi açıklıyor. Ben sizin vezirinizim ve sizi daima koruyacağıma dair söz verdim prensesim biliyorsunuz. Lütfen bana karşı açık olun. Bu ilişki nereye gidecek bilmesem de şuan için görmüş olduğum varsayımlara dayanarak konuşuyorum, Soydaş Vasilis de kesinlikle sizden hoşlanıyor. Duygularını gizlemek için çok büyük bir çaba sarf ediyor çünkü Sizin gibi bir Prensese layık olmadığını düşünüyor."
Duyduklarımın etkisiyle kocaman açılan gözlerimle konuşmaya başladım.
"Cyrus sen gerçekten doğru mu söylüyorsun! Bundan emin misin!?"
Kafasını hızlı hızlı salladığında Earl sinirle soludu.
"Tanrı aşkına ne halt ediyorsunuz siz orda! Prensesi bu kadar heyecanlandıracak ne söylemiş olabilirsin sen!"
Sinirle yüzümüze bakarken diğerleri ile birlikte Sadece gülüyordum.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 627 Okunma |
62 Oy |
0 Takip |
46 Bölümlü Kitap |