
"Ee çocuklar kalan kısmınız nerde? Yoksa sevgili ailem benimle fazla vakit geçirmek istemiyor mu?"
"Aksine herkes bahçedeydi prensesim. Bizde size eşlik etmek ister miydiniz diye sormaya gelmiştik ki, takılı kaldık."
Bakışlarım hızla Vasilisi bulduğunda bana sen ciddi misin bakışlarını attı.
"Velihattıma durumu çoktan kralın yanında açtım. Fazlasıyla Harika bir zamanlama oldu ve tepki vermesine bile izin verilmedi. Bana hala çok sinirli ama aramızda bunların lafının olacağını sanmıyorum."
Gülerek beni rahatlatmaya çalıştığında yanağına hafifçe Bir öpücük bırakıp konuştum.
"O zaman Bahçeye çıkıyoruz!"
Üzerime yazlık giydiğim mor çiçekli elbisemle fazlasıyla doğru bir karar verdiğimi anlamıştım. Sevgilimle el ele aile üyelerim arkamda akademinin koridorunda yürüyerek asansörlere yöneldik. Bahçeye çıkıp çimlerin üzerinde yayılan kalabalık aileme doğru ilerleyip memnun bakışlarla içlerine oturduğumuzda, Blasya konuştu.
"Tanrım bu Harika ortam da ne böyle! Herkes size bakıyor ve içlerinde oluşan bu kıskançlık beni bitirmek üzere!"
Bu durumdan memnuniyet duyan o ve onun gibi diğer aile üyelerime gülerek baktım.
Yere yüzüstü uzanmış ellerini çenesinin altına koymuş küçük soydaşım ile gözlerim buluştuğunda bana gülerek bakıyordu.
"Ruhlarınızın uyumu beni çok ama çok heyecanlandırıyor prensesim. Çok güzelsiniz ve çok güzel kokuyorsunuzzzz!"
"Sende çok güzel ve kusursuzsun. Ayrıca senden birkaç yaş büyük olan Aishe ile iyi anlaştığını duydum. Eğitimlere birlikte katılıyor olmanız ve Aranızdaki güzel uyum için ikinize de teşekkür ederim."
Küçük diğer Velihattım utana utana bana bakarken ona güzel bir öpücük gönderdim.
"Bu gece gökyüzü harika değil mi?"
"Dolunay fazlasıyla parlak ve hava yıldız dolu."
"Bununla bir ilgin var mı Güzelim?"
Kafamı hızla olumsuz anlamda sallayarak gülümsedim. Gerçekten de hava fazlasıyla güzeldi ve önceki gecelerin hiçbirine benzemiyordu.
Umarım bu kadar güzel olmasının sebebi mutluluğumdan kaynaklı değildir. Sohbet giderek koyulaşırken çocukların birbirine güçleri ile meydan okuyor oluşu beni diğerleri gibi güldürüyordu. Hangisi diğerinden daha iyi diye tartışırken Earlın sürekli mızmızlanması beni daha fazla güldürüyordu. Sahi o sert çocuğa bir anda ne olmuştu da bu huysuz yerine gelivermişti?
"Prenses size eşlik edebilir miyiz?"
Sesin geldiği yöne kafamı hızla çevirdiğimde soy ağacımın 9. Prensesi ve Sevgilisi olduğunu bildiğim 11. Prens aileleriyle yanımızda bulunuyordu.
"Tabikide memnuniyet duyarız. Buyrun."
Ailem hızla toparlanıp yanıma yaklaştığında iki velihat da yanımıza aileleriyle oturdu.
"Prensesim size karşı bir özür borçlu olduğumuzu hissederek gelmek istedik."
"Anlamadım ne özrü acaba?"
"Geldiğiniz İlk günden beri diğerleri gibi bizde size soğuk davranıp dışladık. Oysaki siz Ateş krallığının 3. Ve tek kız Velihattısınız, dolduruşlar yüzünden gaza geldik ve size saygısızlık ettik. Bahsedilen şeylerin doğruluğunu anlamamız çok geç oldu lütfen bizi affedin."
"Böyle konuşup özür dilemenize asla gerek yok. Ayrıca 3. Kralıkta yer alıyor olsam da, karşımda duran sizler de birer Velihatsınız, sadece sizin değil, benim de size karşı aynı derece sorumluluklarım var."
İki velihat şaşkınca birbirine baktığında gülümsedim.
"Hiçbir Velihatta karşı bir kırgınlığım yok, olamaz da. Aynı akademide, aynı derslerini gören eşit derecede olan öğrencileriz. Size söyleyebileceğim tek şey, lütfen Velihatlık konumunuzu ve görevlerinizi unutmadan başka bir velihatın size emirler vermesine izin vermeyin."
"Çok haklısınız Prensesim. Bunu yıllardır unutarak bencilce davrandık ve konumumuzun sizden düşük olmasını diğerleriyle eşitliğinizi unutarak sizi ezdik. Oysaki tüm bunlar yanlış."
"Bu konuları daha fazla konuşup can sıkmaya kesinlikle gerek yok, Krallıklarınız ve aileleriniz iyidir umarım."
Şafak sökene kadar nerdeyse bütün bir okul ile giderek kalabalık olmuş bahçede sohbet etmiştik. Hatta bir ara okul yetkilileri ve saray muhafızları bile aramıza katılmıştı. İlk defa okul bahçesinde böyle bir kalabalığın oluştuğunu ve kavga yerine, kahkahaların yükseldiğini duymak herkesi şaşırtmıştı. Kendi soy ağacı üyelerimin de bana karşı olan tutumlarını ve giydikleri o kalın zırhları indirmeleri beni fazlasıyla mutlu etmişti.
Albayara aktif olup kurduğum alarm çalmaya başladığında gözlerimi yavaşça araladım. Risk oyunları için 2 günlük sıkı eğitimler başlıyordu ve kesinlikle katılım sağlamamız isteniyordu. Ayağı kalkıp banyoda gerekli işlerimi halledip giyinme odama ilerledim. Zümrüt yeşili sporcu takımımı çıkarıp üzerimdekilerden kurtularak giydim. İnce ve beyaz tenime fazlasıyla yakışmıştı. Şortu biraz kısaydı ve crobu göğüs dekolteliydi ama fazla sorun olacağını sanmıyordum. Makyaj masama geçip saçlarımı yukarıdan sıkı bir at kuyruğu yapıp aynadaki yansımama baktım. Gayet güzel duruyordum. Hafif tonlarda bir makyaj yaptım ve dudaklarıma kahve tonda bir ruj sürüp geri çekildim. Özel yapım parfümümü de sıkıp geri çekildim. Artık hazır olduğuma göre bahçeye çıkabilirdim.
Telefonumu elime aldığımda ekranda
'Günaydınlarrrr efenim.'
Yazan mesaja gülerek cevap verdim ve asansöre ilerleyerek bindim. 8. Katta durduğunda içeriye giren prens gözlerini kısarak yüzüme bakıyordu. Muhatap olma gereği duymasam da, o bunu yapmadan konuşmaya başladı.
"Sevgili vezirim ile kısa sürede bu kadar yakınlaşmanızın nedenini anlamayacağımı mı sanıyorsunuz Prenses?"
Gözlerimi hafifçe kısıp yüzüme bakan çocuğun gözlerine baktım.
"Üzgünüm ama yaklaşma nedenim neymiş Prens Vladimir?"
"Hakkımızda bilgi almaya çalıştığınızı biliyorum ve bunu kanıtladığımda sizi fazlasıyla pişman edeceğim."
Dudaklarım yukarıya doğru kıvrıldığında tebessüm ettim.
"Bence Prensim kendi hayatınıza odaklansanız iyi edersiniz. Boş bir şeyin peşinde koşup sonunda hayal kırıklığına uğramanızı asla istemem doğrusu."
Sinirle tıkladığında açılan asansörden çıkarak koridorda yürümeye başladım. Bahçeye çıkıp aileme katıldığımda heyecanlı olduklarını görebiliyordum.
"Elementlerimizin bir üstü kademesinde eğitim göreceğimizi duydunuz mu? Bu gerçekten harika olacak 2. Ve 3. Sınıfları aktif etmek için sabırsızlanıyorum!"
"Bu kadar heyecanlı olmamalısın Nandini. Yıllarca eğitim görüp yetenek sınıflarını aktif etmek o kadar da basit bir is değil. Konsantre olmalısınız."
"Hah! Bu kimin umrunda! Eğitimine girmek bile beni heyecanlandırıyor."
Vezirime dönerek konuşmaya başladım.
"Vezir eğitimlerin de element eğitimlerin ile birlikte olması kararlaştırıldı değil mi Vezirim?"
"Evet Prensesim."
"Hepinize başarılar diliyorum çocuklar. Umarım zorlanmadan yeni sınıflarınızı aktif edebilirsiniz."
Okul bahçesinde yankılanan büyük çan ile ayağı kalktık ateş soydaşı olan aile üyelerim benimle gelirken diğerleri de kendi elementlerine doğru ilerledi. Yol ayrımına girdiğimizde Prensinden ayrılan çocuk bana doğru hızla gelip gözlerini kısarak yüzüme baktı.
"Bu kıyafetler biraz açık değil mi güzelim?"
Bedeninde kıskançlığı hissettiğimde gülümsemeye başladım.
"Hepsi tamamen seni etkilemek için."
Boynuna bir öpücük kondurduğumda gözlerini kapatıp duymadığım bir şekilde dudaklarının içinden fısıldamaya başladı.
Ateş elementi eğitim alanına geldiğimizde ailem baş selamı ile yanımızdan ayrılıp kendilerine ayrılan yere ilerledi.
Sevgilim gözlerimin içine bakıp dudaklarını anlıma bastırdı.
"Velihatların eğitiminden çıkmam gerek prensesim. Tekrar gruplaşma olduğu takdirde yanında olacağım. Başarılar diliyorum."
Bende yanağına bir öpücük bırakıp geri çekildim. Kendi aile üyelerine doğru ilerlerken onu kınayan şekilde bakan çocuklara hiç aldırış etmedi ve gözlerini gözlerime dikerek gülümsedi.
Eğitmenlerimiz geldiğinde bakışlarımı konuşan bu adama çevirdim.
Elinde oluşturduğu mührü hızla her birimizin önünde bir ateş parşömenine dönüşmesini sağladı.
"Elinizdeki parşömenleri dikkatle okuyun ve birebir hareketleri yaparak 2. Ve 3. Seviye sınıflarınızı aktif edin. Her birinizi izliyor olacağız."
Kalabalıktan biraz sıyrılıp önümde duran parşömene baktım. Ellerimi komut verildiği gibi çevirmeye başlayıp sesli şekilde parşömende bulunan yazıları okuyordum. Biraz sonra tam olarak kendime ait mührümü çizdiğimi fark ettiğimde hızla bunu durdurdum. Pekala bu durumda vezirimi çağırmam gerekiyordu. Hızla elimde oluşturduğun mühür ile haber gönderdiğimde eğitmenlerimden birisi konuştu.
"Bir sorun mu var Melenda? Neden büyünün ortasında yapmayı durdurdun?"
"Sadece konstanre olamadım. Birdaha deneyeceğim."
Vezirim alan dışında hissettiğimde kafamı hızla ona doğru çevirdim.
"Bay Miroas 5 dakika müsade isteyebilir miyim?"
İki eğitmen birbirine baktıktan sonra baş onayı verdiğinde derin bir nefes alarak hızla vezirime doğru koştum.
"Özür dilerim özür dilerim, seni buraya çağırdım ancak, büyük bir problemimiz var."
"İyi misiniz prensesim sorun nedir?"
Ellerimde oluşturduğum parşömeni hızla gösterdim.
"Ateş parşömeni şekilleri tıpkı mevcut mührüm doğrultusunda! Hareketleri tamamladığım an-"
"Mührü gözler önüne sereceksiniz!"
"Evet!"
"Ancak bütün parşömenler eşit prensesim. Neden sizinki farklılık gösterdi?"
İki eğitmen yanımıza doğru gelmeye başladığında yutkundum.
"Vezirim birşey yapman gerekiyor bu parşömeni görmemeleri gerek!"
"Sakin olun prensesim. Halletmeye çalışacağım."
"Bir sorun mu var burada? Neden vezirini çağırdın Melenda?"
"Aslında sorun bende Efendim. Prensesimle görüşmek üzere gelen bendim."
"Eğitim alanından çıkmanıza izin verilmemesi gerekiyordu Vezir. İkili eğitimi bırakıp buraya gelmenize sebep olacak şey de nedir?"
Vezirim cevap vereceği sırada hızla kafasını kaldırıp doğuya döndü.
Yavaşça bana dönüp konuşmaya başladı.
"Franbel krallığından Kral ve Kraliçe sizin için Akademiye geliyorlar efendim."
Gözlerim şaşkınlıkla aralandığında eğitmenler de birbirine bakmaya başladı.
"Kral ve kraliçe neden okula geliyorlar?"
Eğitmenin sorusuna vezirim cevap verecek iken saraydan gelen iki muhafız yanımıza yaklaştı.
"Bölüyoruz ancak, Prenses Melenda resmi kıyafetler ve aile üyeleri ile birlikte Saraya çağrılıyor."
Eğitmenler şaşkınlıkla birbirine bakarken Vezirim hızla alanda bulunan aile üyelerimi yanımıza çağırdı. Çocuklar bize doğru geldiğinde Eğitmenlerden izin alarak yürümeye başladık.
"Tanrı aşkına zamanlama harikaydı!"
"Faciadan dönüldüğünü farkında mısınız prensesim!"
Yutkunup yürümeye başladığımda diğer soydaşlarım da hızla bize katıldı.
"Cyrusun çağırısı ile geldik prensesim. Sorun mu var?"
Kafamı olumsuz anlamda salladım.
"Saniyeler önce bir felaketten döndük ama, şuanda bir sorun yok gibi. Resmi kıyafetlerinizi giyinin saraya çağırıldık."
Odama kadar bana eşlik ettiklerinde içeriye hızla girip derince yutkundum. Bu Bir şans mıydı yoksa?
Kafamı olumsuz anlamda sallayarak hızla giyinme odama ilerleyip kıyafetlerime bakmaya başladım.

Küçük göğüs dekoltesi olan yeşil derin yırtmaçlı elbisemi çıkartıp üzerimdekilerden kurutularak elbiseyi giyindim. Makyaj masama geçip sadece saçlarımı açarak komidinin üstüne bulunan Ateş ve yarasa detayları bulunan kraliyet Tacımı takıp geri çekildim. Bu kadar önemli olan neydi ki huzura çağırılmıştık ve Kral ve kraliçe Bizim için geliyordu?
Odamın kapısından çıkıp koridora doğru yürürken hazırlanan ve şaşırtıcı şekilde benimle aynı giyinen aile üyelerime memnuniyetle baktım.
Asansörden inip okul bahçesinden çıktık ve kapıda bizi bekleyen muhafızlarla birlikte yürümeye başladık.
Saraydan içeriye girdiğimizde Tahta gördüğümüz iki ayrı Kral ve kraliçeye hızla selam verdik.
"Önemli Bir eğitimden sizi çağırdığımız için lütfen Kusura bakmayın çocuklar. Ancak Yaşadığını öğrendiğimiz prensle ilgili bir sorun var."
"Umarım her şey yolundadır kralım. Size nasıl yardımcı olabiliriz?"
"Aslında, prensler ve soydaşlar saraydan ayrıldığından beri koyu mavi yanan nişane mührünü söndürdü ve daha az yanmaya başladı. 4 Akademiyi de gezdik hepsinde nişane aynı iken, buraya geldiğimizde nişane yeninden en koyu haliyle yanmaya başladı. Bunun için sizden yardım isteme kararı aldık."
"Bu konuda size nasıl yardımcı olabiliriz Kralım?"
Vezirimin soru ile Tahta bulunan Kral konuşmaya başladı.
"Öncelikle 1 haziran 1428 de doğan bütün Velihatların araştırılmasını istedim. Bu süreçte sizde kral ve kraliçenin yanında olacaksınız çocuklar."
"1 haziran 1428 mi!"
Yanımda fısıldayan kız ile bakışlarım buluştuğunda hızla ağzını kapatsa da, onu bu kadar şaşırtan şeyin ne olduğunu merak etmiştim doğursu.
"Pekala bu süreçte yanınızda olacağız. Ancak biraz müsade isteyebilir miyim sizden?"
"Tabikide."
Aile üyelerim şaşkınlıkla bana bakarken yürümeye başladım ve aile üyelerim de hızla peşimden geldi. Bakışlarım düşünceli halde duran kızı bulduğunda hızla kafasını kaldırıp yüzüme baktı.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 627 Okunma |
62 Oy |
0 Takip |
46 Bölümlü Kitap |