38. Bölüm

T.M. 38. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Gerçekten de çok güzel bir bahçeye çıktığımızda buranın kesinlikle özel yapım olduğunu fark etmiştim.

Velihatlar kral ve kraliçenin yanında sırayla oturduğunda bende mecburen ilk köşeye geçip oturmuştum.

Bakışları Tanı ve beni bulduğunda Kral konuşmaya başladı.

"Evliliğiniz hakkında ne düşünüyorsunuz?"

İmayla yüzüme bakan çocuğa gözlerimi kısarak karşılık verdim. Beni bu topa atamamalıydı ve kesinlikle bu işi halletmeliydi.

"Size saygısızlık etmek istemem Babacığım ancak, Melendanın güçleri ve benim durumumun kabulü için bir süre daha beklemek istiyoruz. Ayrıca henüz hiçbir kraliyet eğitimi almamış sevgilimi bu evliliğe zorlayamam."

Kralın bakışları beni bulduğunda konuşmaya başladı.

"Okul konusunda Prenses Melendaya asla karışmam ancak, Tan kesinlikle o okulda devam etmeyecek. Sizi ayırmak istemiyorum çocuklar ama, oğlumun o okula dönmesine asla izin vermeyeceğim."

Tanın bakışları aniden beni bulduğunda yavaş yavaş çatılan kaşları ile kafamı olumsuz anlamda salladım.

"Kralım eğer izniniz olursa, eş adayım nerede eğitime devam ederse orda olmak isterim."

"Sen böyle bir şey isterken ben bunu nasıl geri çevirebilirim Prenses? Yeryüzünde Honest kralığından daha fazla üyesi bulunan bir İblis Akademisi var. 7. Velihatım ve Prensesi de bu okula gidiyor. Melez soydaşlar için de ideal ve aktif bir okul. Normal okulunuzda bulunan tüm dersleri ve aktif eğitimleri zorlanmadan görebileceğiniz bir akademi. Eğer sizde istersiniz oraya gitmenizi çok isterim."

Oğlunun kesinlikle dört dörtlük bir eğitim almasını sağlamak isteyen Krala karşı ne diyebilirdim ki! Tek amacım Tanla olmaktı ve buna engel hiçbir durum yok gibiydi.

"Kayıt alma işini yarın bizzat ben gidip halletmek istiyorum izniniz olursa Babacığım."

Buna onay veren Kraldan sonra gözlerimi kısarak prensime baktım. Tek başına nereye gidebileceğini sanıyordu o acaba?

Kral ve kraliçe dinlenmek için ayrıldığında yanıma yanaşan kız hızla boynuma atladı.

"İblis akademisinde tamamen saf kan Vampir bir prenses mi eğitim görecek yani! Bu Harika!"

"Sakin olmalısın Eşim, Yengemizi korkutacaksın!"

Gülerek onlara bakarken düşünceli sevgilimin yanına gidip oturdum.

"Yarın akademiye tek başına gideceğini sanmıyorsun herhalde öyle değil mi?"

Kafasını kaldırıp yüzüme baktığında sinirle soludum. İnanamıyorum gerçekten de tek gitmeyi düşünüyordu.

"Buna asla izin vermem Sevgilim. Birlikte gidip o kaydı birlikte alacağız!"

Kafasını geriye atıp derin bir nefes alıp tekrardan bana döndüğünde kollarımı birbirine bağlayıp gülümsedim.

"Ya da sensiz ben şimdi gideyim ne dersin?"

Ayağı kalkmak için hamle yaptığımda beni hızla kolumdan tutup kendisine çektiğinde kucağındaki yerimi çığlıklar eşliğinde aldım.

"Tan ne yapıyorsun Ailen burda! "

"Rahat dur ve damarıma basma! Ayrıca çırpınıp deli gibi hareket etmeyi bırak çünkü beni tahrik ediyorsun!"

Hızla yerime sinip uslu uslu oturduğumda ayakta bizi izleyen çocukların gülmeleri ile onlara dil çıkardım.

Gülmeleri giderek artarken buna bende katılıp saçları dağılmış sevgilimin yüzüne düşen tutamlarına ellerimi attım.

Gözlerini kapatıp konuşmaya başladı.

"Bunu yaptığın ilk günü hatırlıyor musun? Sanırım o anki heyecanla ruhumu teslim etmek üzereydim."

Gözlerini hızla açıp sinirle bize bakan vezirime baktı.

"Sonra Cyrus seni benden alıp arabaya götürdü!"

Sitemini duyan vezirim kahkaha atarak hızla eliyle ağzını kapatmaya çalışsa da başarılı olamamıştı. Burnundan soluyan sevgilimin yanağına öpücük kondurduğumda dikkatini çekebilmiştim. Bakışları hızla beni bulduğunda gözlerini kıstı.

"Benimle dalga mı geçiyorsun sen?"

Hızla dudaklarıma yapıştığında utanıp sıkılsam da bu durumdan asla geri duramıyordum işte!

 

Oturma odasında sevgili ailemle otururken göğüsüne yaslandığım sevgilim çıplak bacaklarıma arsız bir davette bulunuyordu.

"Abinize mektup göndermeniz gerekiyor Prensesim."

"Son durumlardan haberdar olmasını sağlarsan çok memnun olurum vezirim. Prensimle birlikte yarın yeni bir okula kayıt olacağımı ve bu okulun İblis Akademisi olduğunu belirtin lütfen."

"Pekala Prensesim."

Çocuklar geceyi geçirecekleri odalara yerleşirken üst kata çıkarak odamıza girdim. Camın kenarından düşünceli şekilde dışarıya bakan çocuğun arkasından sarıldığımda bütün vücudu baştan aşağı titretmişti. Beni kollarımdan tutup önüne aldığında yanaklarını yavaşça okşamaya başladım.

"Neden canının sıkkın olduğunu hissediyorum sevgilim? Bana anlatamadığın bir sey mi var?"

"Senden birşey saklayacağım düşüncesini aklından sil Birtanem. Böyle bir şey asla mümkün olamaz. Bir ayın ardından yarın ilk defa o okula hakkımdaki gerçekleri bilerek gideceğim. "

"Kimseyle muhatap olmamızı gerektirecek bir durum yok biliyorsun değil mi?"

"Hiçbir diyolağa girmeyeceğim zaten, sende girme olur mu?"

Kafamı hızlı hızlı sallasam da onun kalbinin derinlerinde yatan nedeni az çok biliyordum. Vladimire vermiş olduğu değer ve karşılığında aldığı ihanet onu üzüyordu. Elim gömleğinin düğmelerine gittiğinde yüzüme bakmaya başladı.

"Beni rahatlatmak için böyle bir şey yapmanı istemiyorum Güzel kızım."

Üzerinden çekip çıkarttığım gömleğin yere düşmesini sağlarken boynunun altına girip çıplak bedenine öpücükler kondurmaya başladım. Kucağına alıp beni yavaşça camın önüne bulunan minderlere ilerledi. Dikkatli bir şekilde uzanmamı sağlayıp üstüme çıktığında isyan ederek konuştum.

"Lütfen güzelim elbiselerimi yırtm-"

Dudakları yukarıya doğru kıvrılırken hızla üzerimde bulunan kıyafetlerimi param parça edip yere gönderdiğinde sinirle soludum. Çıkarmış olduğu sivri dişleri göğüsüme yerleştiğinde acıyla inleyerek doğruldum.

Gece boyunca tenimde defalarca buluşan adamdan uzaklaşıp banyoya girdiğimde suyun sesiyle kalkıp yarı uykulu bedenini banyoya getirmişti.

"Sen bensiz duşa mı girdin?"

Dudaklarım yukarıya doğru kıvrılırken üzerindeki eşofman altını hızla yere atıp küvetin içine girdi ve beni tek hamlede kaldırıp kucağına- daha doğrusu içine yerleşmemi sağladı.

"Benimle bu şekilde doyumsuz bir ilişkiye girmeye devam edersen, benden sıkılırsın farkında mısın sen?"

Dudaklarımı büzüp yüzüne baktığımda erkeksi hırlaması ile konuştu.

"Senden sıkılmam gerçeği de ne demek? Sen bunu nerden çıkardın? Bedenimin bütün zerresinin sen olmasını isterken, sana karşı her dakika büyük bir açlığın içine düşerken, sahiden de bu yakınlığımdan dolayı senden soğuyacağımı mı düşünüyorsun?"

"Tıpkı bende olduğu gibi, her birleşmemizin sonrasını sende mi istiyorsun?"

"Sana karşı uygunsuz bir yerde kendime hakim olamayacağım diye öyle çok korkuyorum ki! Bırak saray bahçesini adım attığım her anımda seni arzuluyorum!"

Dudaklarına yöneldiğim adam beni hızla kendine bastırıp üstünde zevkle inlememi sağladı. Duşun içerisinde kaç defa birlikte olduk hiçbir fikrim yoktu ancak, sabah ışıkları banyodan içeriye vurduğunda şafağın söktüğünü anlamıştık.

Gözleri zevkten koyulaşan adam bana arzuyla bakarken gözlerimi kocaman açtım.

"Sahiden de bana, hala gücün olduğunu mu söylüyorsun?"

Gülüp kafasını olumsuz anlamda salladı.

"Gücüm olmasa bile, seni tatmak İstiyorum ve zorlanan bedenim hiçbir şekilde umrumda değil!"

Gözlerinden fazlasıyla ciddi olduğunu anladığımda bir kez daha bana yanaşması ile, onu engellemek şöyle dursun, tamemen onu tahrik eden tarafta yer almıştım. Bedenimin benden izinsiz yaptığı bu arsızlıklara en kısa zamanda dur demem gerekiyordu!

Zar zor banyodan kendimi attığımda hala içerde olan sevgilime gülümseyerek dışarıya çıktım. Islak saçlarımı ve vücudumu saniyeler içinde kurutup dolabımdan çıkardığım ultra mini siyah göğüs dekolteli elbisemi üzerime geçirdim. Büyük göğüslerim sanki birkaç gün içinde daha fazla büyümüş gibiydi ve bu durum beni şaşırtıyordu açıkçası.

Saçlarımı iki yandan sonuna kadar örüp sıkı bir topuzla tam tepemde kızıl saçlarımı bağladım. Kalçama kadar zorlanmadan düşüyordu. Makyaj masamda Siyah ağırlıklı bir makyaj yapıp kırmızı mat rujumu dudaklarıma sürdüm. Karga detaylı tacı anımsatan tokayı anlımda tutturup geri çekildim.

Tanın Harika kokan erkeksi parfümünü elime alıp abarta abarta sıktıktan sonra açılan banyo kapısına dönmüştüm ki belinde havluyla çıkan adam bana baka kalmıştı.

"Bu şekilde akademiye gelmeyi düşünmüyorsun değil mi?"

Hızla yanıma gelip arkası Tamamen açık olan belimi tutup beni ıslak vücuduna bastırdığında ona zevkle gülümsedim.

"Hazırlan. Aşağıda seni bekliyor olacağım."

Dudaklarına Bir öpücük bırakıp beni ahtapot gibi saran güçlü kollarından kaçarak merdivenlere yöneldim. Arkamdan sinirle ettiği küfürler dudaklarımın yukarıya doğru kırılmasını sağlamıştı.

Aile üyelerim kalkmış birbirleriyle sohbet ediyordu. Yanlarına hızla yaklaşıp tebessüm ettim.

"Günaydın çocuklar."

Vezirim masada bulunan bardaklardan birini bana uzattığında vücudumdaki kan akışı hızlanmıştı. Sahiden ne kadar uzun zamandır beslenmiyordum?

İnsan kanı bedenimden aşağıya giderken ciddi derecede kontrolsüz olan susuzluğumu fark ettim.

"Tanrım ne zamandır beslenmiyorsun sen?"

Bana kıza kıza bir anda yanımda beliren adam masada duran diğer içeceği de hızla alıp boş bardakla yerini değiştirdi.

"Daha iyiyim sen iç birtanem."

Uzattığım bardaktan Bir yudum alıp hızla dudaklarıma yöneldi. Almış olduğu kanı direkt olarak dudaklarımın içine bıraktığında gözlerim kocaman olmuş yüzüne bakıyordum.

Evet beni şimdi buna neden alıştırmıştı ki?

Yüzüme bakıp gülmeye başladığında bardağı ona işaret ettim.

Yavaşça bardağı dudaklarıma götürüp kulağıma doğru fısıldadı.

"Sana akşam bambaşka bir şey yaşatacağım. Şuan için susuzluğunu kontrol altına al."

Bedenim etkisiyle tahrik olurken tıpkı dediği gibi elimde bulunan diğer kanı da içtim. Susuzluğumu az da olsa ciddi derecelerden indirmiş kontrol altına almıştım.

"Prensesin beslenmesi ile daha fazla ilgilenir misiniz?"

"Tabikide prensim daha dikkatli olacağız."

Uçarak yanımıza gelen kargayı Tandan önce ellerime alarak hızla yumuşak kanatlarında ellerimi gezdirdim.

"Sevgili Kraliçem, lütfen beni böyle bir sevgiye alıştırmayın!"

Dudaklarım büzülürken onu Prensime uzatmıştım ki sinirle soluyan adam bana bakıyordu.

"Güzelim o oyuncak değil. Onu böyle sevemesin sürekli!"

Kollarımı birbirine bağlayıp çiçek yaptığımda Kuzgun ve birbirine bakan prense göz devirip yürümeye başladım. Kanatlanıp uçan kuş hızla omuzuma konup başını bana sürttü.

"Beni bağışlayın Kraliçem, lütfen ne yapmak istiyorsanız yapın."

"Yeniden ellerimin arasına alıp bütün tüylerini okşadım ve yavaşça omuzuma konmasını sağladım. Kapıda bizi izleyen prensime öpücük gönderdiğimde kapıdan yanıma doğru geldi ve aile üyelerim de peşinden dışarıya çıktı.

Işınlanma mührünü kullanan adam bizi hızla akademinin bahçesine getirdiğinde çıplak belimden tutarak derince yutkundu. Bahçede oturan velihatların hepsi hızla ayağı kalktığında bakışlarımın buluştuğu ve yüzsüz gibi oturdukları yerden yüzümüze bakan Velihatlara ve ailesine baktım.

Sevgilime biraz daha yaklaşıp akademiden içeriye girdik. Annemin en yakın arkadaşı bizi ayakta karşılarken dolu dolu olan gözlerini hiç saklamadan devam etti.

"Bu anın geleceğini uzun zamandır bekliyordum. Melenda ne olursa olsun her Zaman yanında olduğumu bil tatlım olur mu?"

Kafamı hızlı hızlı salladığımda yüzümüze memnuniyetle baktı ve yerine tekrardan oturup gerekli işlemleri yaptı.

Aile üyelerim de dahil olmak üzere hepimizin nakil kağıdını elimize uzattığında, vedalaşıp odadan çıktık. Koridorda diğer velihatların önünden geçip yürürken , bahçede önümüzü kesen velihatlara bakmaya başladık.

"Prensesim nakil aldırdığınızı duyduk, kesinlikle burada devam etmeyeceğiz. İzninizle sizinle birlikte geleceğiz."

"Bunu sizden yapmanızı isteyemem, ayrıca benim bile başvurumun onaylanacağı kesin değil. Çünkü Prensimle birlikte İblis Akademisine başvuru yaptım. Aralarında saf bir vampir kanı görmek isterler mi bilmiyorum."

"Durum ne olursa olsun sizinleyiz."

Baş selamı verip geri çekilip gittiklerinde aile üyelerime doğru yürüyorduk ki, yüzsüz gibi aniden önümüze çıkan velihatlara baktım.

Bölüm : 06.03.2025 05:37 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...