7. Bölüm

V.M. 7. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Gözlerimi yavaşça çalan alarmın sesiyle araladım. Yeni bir güne merhaba diyorduk. Yavaşça yataktan doğrulduğum sırada Albayra aktif hale geldi.

"Günaydın Prenses Melanda. Bayan Elizabeth'ten bir adet sesli mesajınız var efendim."

"Sesli mesaj mı? Dinleyebilir miyim?"

Gözlerimi ağır ağır ovaladığım sırada mesaj sesi kulaklarımı doldurdu.

"Günaydın Tatlım. Dün bana ilettiğin konuyu kral Honest ile konuştum. Lütfen uyandığında odama uğra."

Mesaj kapandığında yatağımdan hızla fırlayıp banyoya ulaştım. Kısa sürede işlerimi halledip hızla kıyafet odama gittim. Bugün hafta sonu olduğu için serbest giyinme iznine sahiptik.

Bacaklarıma beyaz renkte bir fileli çorap geçirip, Üstüme İddialı bir siyah bir elbise giyindim. Bu tarz uyumlu ve dikkat çeken dekolteli kıyafetler benim için fazlasıyla hoştu. Ayakkabı dolabından siyah saten yarım botlarımı alıp ayaklarıma geçirdim.

Saçlarımı dağınık bir topuz ile toplayıp dolunaydan aşağı doğru dökülen yıldızlı tokamı taktım. Yeşil ve kırmızı karışımını kullanıp düzgün ve temiz bir far sürerek, kirpiklerimi yeşilden yana bir rimel ile tamamladım, siyah mat ruju dudaklarıma geçirerek boy aynasından son bir kez kendimi kontrol ettim. Kırmızının en koyu olan saçlarım siyah elbisem ile ortama inanılmaz kusursuz bir aura saçıyordu. Dağınık topuzum saçlarımın yukarıda birleşse bile hala kalçalarıma kadar uzanabiliyordu. Son anda ellerime saten beyaz eldivenlerimi geçirerek odadan uzaklaştım. Koridordan merdivenlere doğru ilerlerken arkamdaki bakışlara hiç aldırış etmiyordum.

Çağırdığım asansörün kapıları açıldığında içerisinde olan kişilere baş selamı vererek bende girdim. Sahi nasıl aynı asansörde olmayı denk getiriyorduk aklım almıyordu doğrusu. Sevgili prensimiz ve veziri olduğunu düşündüğüm maskeli çocuk şuanda buradaydı. Bu çocuk neden sürekli maske suratında geziyordu acaba? Yüzünde bir problem mi vardı?

"Sende benim düşündüğümü mü düşünüyorsun yoksa prenses?"

Arkamı dönmeden sorusunu cevapladım.

"Yoksa siz de mi bu çocuğun neden sürekli maske ile dolaştığını sorguluyordunuz Prensim?"

Arkadan bir gülme sesi geldiğinde bunun o çocuğa ait olduğunu anlamam uzun sürmemişti.

"Sürekli asansörde karşılaşıyor olmamız sence de tuhaf değil mi?"

"Ortak bir kullanım alanında karşılaşıyor olmamızın neyi tuhaf anlayamadım açıkçası?"

"Hiçbir şey sormadığımı farzet lütfen. Seninle girdiğim her diyalog beni fazlasıyla yoruyor."

"Öyle mi gerçekten. Sohbetimizin giderek geliştiğini düşünmeye başlamıştım tam da, ne kadar da üzücü."

"Prenses?"

Bir soru sormak üzereydi ancak Asansör durduğunda açılan Kapılardan dışarıya bir adım atıp bu defa göz göze gelmemizi sağladım.

"Maalesef Son durak."

Omuz silkip zıplaya zıplaya yürümeye başladığımda gülümsedim.

Kesinlikle Sohbetimizin geliştiğini düşünmeye başlamıştım tam da.

Ne acıydı ama.

Nıç nıçççççç nıçççççç.

Bayan Elizabeth'tin odasının önüne geldiğimde kapıyı birkaç defa tıklayıp gir komutu ile kapıyı açıp içeriye girdim.

Kafasını hafifçe kaldırıp yüzüme bakan kadın memnun bir şekilde bana gülümsedi.

"Tıpkı annen gibisin.."

"Teşekkür ederim bayan Elizabeth."

"Seni buraya neden çağırdığımı biliyor musun Melenda?"

"Dün bahsettiğim konu hakkında olduğunu düşünüyorum. Sabah öyle söylemiştiniz."

"Evettt. Kral Honest ile görüştüm tatlım. Kayıt aldırmış öğrencilerin okula dönmesi için dediğim gibi hiçbir problem yok, istediğin gibi onlarla bizzat görüşme sağlamak istiyorsan yanlarına gidebilirsin. Bir prenses olarak seni kırmayacaklarından eminim."

" Peki ne zaman çıkabilirim? "

" İstediğin zaman tatlım. Telefonuna bir liste göndereceğim. O listede ihtiyacın olan kişilerin adresleri bulunuyor. Okula kimi davet etmek istiyorsan iletişime geçmeni sağlayacaklar. "

" Hemen telefonumu dairemden alarak gitmek istiyorum, gerekli şeyleri hazırlatır mısınız? "

" Pekala sana eşlik edecek arabaların hazırlanmasını istiyorum. Lütfen çok dikkat et. Okul dışında bulunan tehlikeleri görmezden gelmeni istemiyorum bana söz ver."

" Herşey adına söz veriyorum Bayan Elizabeth. Hiçbir sorun yaşanmadan gidip geleceğim. "

"Harika tatlım. Hazırlıklarını yap. Arabalar bahçede seni bekliyor olacak."

Odadan ayrılıp asansörü es geçerek vampir hızım ile saniyeler içinde daireme geldim. Telefonumu ve şapkamı elime alarak odadan ayrılıp aynı hız ile bahçeye çıktım.

Bayan Elizabeth'in dediği gibi 2 araba hazır bir şekilde bekletiliyordu. Dün beni almaya gelen maskeli çocuk yeniden arabaların birinin başında bekliyordu. Ters köşeden gelen prens doğrudan çocuğa yöneldiğinde konuştuklarını duyabiliyordum.

"Prensesin dışarıya çıkacağı doğru mu Vasilis? "

"Koruma olarak seçildiğimi ve Prenses Melendaya eşlik edeceğim söylendi Vladimir."

"Peki nereye ve niçin gidiyorsunuz?"

"Üzgünüm Vladimir. Konuyla ilgili hiçbir bilgim yok. Bayan Elizabeth biraz önce arabaların hazırlanmasını benim de prens ve prenseslerin koruması olduğum için bizzat eşlik etmemi istediğini haber verdi."

"Beni habersiz bırakma ve yapılacak her şeyden haberdar olmamı sağla. O kız sandığımızdan daha zeki ve neyin peşinde olduğunu bilmek istiyorum. Onun 1 adım önünde olmamız gerekiyor."

"Anladım efendim şüpheniz olmasın."

Dudaklarım memnun bir şekilde yukarıya doğru kıvrıldığında yavaş yavaş yanlarına doğru ilerledim.

"Merhaba beyler. Bana eşlik edecek kişi siz misiniz bay maskeli?"

"Evet prensesim size ben eşlik edeceğim. Daha önce size kendimi tanımadığım için beni bağışlayın, Adım Vasilis."

"Memnun oldum Vasilis. Ayrıca beni Bay maskeli demekten kurtardığınız için teşekkür ederim."

İkisini de orda bırakarak korumaların açtığı kapıdan içeriye girerek geniş koltuklardan birine rahat bir şekilde Kuruldum. Dakikalar sonra içeriye giren maskeli çocuk ile göz göze geldiğimizde gülümsedim.

Vasilis arabaya kurulduğunda sürücü kısmında bulunan koruma arabayı çalıştırdı ve 2 araba olarak okul bölgesinde çıkarak ormanlık alana girdik.

" Vasilis aslında yola çıkmadan önce sana birşey sorabilir miyim?"

"Sizi dinliyorum efendim buyrun."

"Bahsettiğin gibi korumakla görevli olduğun prens ve prenseslere sadık mısın?"

"Böyle bir şeyden asla şüpheniz olmasın efendim. Her şekilde destekçiniz olacağımdan emin olabilirsiniz."

"O halde Arabayı durdurur musunuz rica etsem?"

Saniyeler içinde duran araba ile arkasını dönüp maskesi altında bana bakan adama gülümsedim.

"Lütfen yeteneklerimi küçümsemeyin, benim peşimde sadık olduğunuz Prense karşı laf taşımak için gezmek zorunda değilsiniz. Ve Lütfen size saygımı kaybetmeden önce arabadan inip Prensinizin yanına dönün."

"Prensesim. Olayların kesin bir dilde yanlış anladığınız belirtmek isterim. Lütfen beni dinleyin."

"Üzgünüm ancak, sadakat yemini ettiğiniz Prensinize ihanet etmenizi istemiyorum. Açıkçası size güvenmek isterdim ama şartlar çok farklı. Benden 1 adım önde olmak istiyorsanız oyunu kurallarına göre oynamanızı tavsiye ederim. "

" Prensesim lütfen."

" Uyarılarımı ve ricalarımı dikkate almadığınızı görüyorum, Arabadan inin yoksa zor kullanmak zorunda kalacağım. "

" Efendim dışarısı çok tehlikeli ve sizi korumak ile görevlendirildim. Yanınızdan ayrılamam. "

" Üzgünüm ama okul sınırları içerisinden daha çıkmadan prensinize verdiğiniz söz ile zaten bana ihanet ettiniz. Bu da demek oluyor ki, yanımda duran tehlike dışarıdaki tehlikeden çok daha büyük. "

"Lütfen Prenses Melenda. Dediğim gibi olayları yanlış anladığınızı belirtmek istiyorum. Açıklama yapmama izin verin lütfen."

"Ateş krallığı varisi olduğumu biliyorsunuz öyle değil mi? Elimde bulundurduğum Mührüm sayesinde 1 saniyede istediğim yere ışınlandığımı da biliyor olmalısınız. Şimdi tekrar soruyorum, arabadan iniyor musunuz, yoksa ben mi ineyim?"

Saçlarını hafifçe karıştırdığı sırada gülümsedim.

" Prensese dikkat edin. Başka birinin size yetişmesin sağlayacağım."

Arabadan inip saniyeler içinde gözden kaybolduğunda göz göze geldiğim adama baktım.

" Ne yapmamızı istersiniz efendim? "

" Buradan en hızlı şekilde uzaklaşmamız için, 1 seferliğe mahsus ben birşeyler yapacağım. Bu arada biraz önceki konuşmaların sizi de kapsadığını biliyorsunuz öyle değil mi?"

"Ev-Evet efendim! Kesinlikle size karşı bağlılık yemini etmiş durumdayız."

Bunun karşılığında birkez daha gülümsedim.

"Bu kadar sadakat ve bağlılık yemini içerisinde ne kadar da sıkıntılı bir durumdayız ama."

Koruma yeniden konuşmak için ağzını açtığında saniyeler içinde Mührüm kullanıp ışınlandığımda durduğum villanın önünde etrafa gülümseyerek bakmaya başladım.

Mührümü bu kadar rahat kullandığım bir ortamın içinde olmak beni o kadar güzel hissettiriyordu ki, villanın giriş kapısına yürüdüğüm sırada kulağıma gelen ses ile duraksadım.

"Ateş krallığı prensesini buraya kadar teşrif etmesini neye borçlu olduğumu sormaktan onur duyarım."

Yavaşça arkama dönüp sesin geldiği yerdeki Soydaşa gülümseyerek baktım.

"Merhabalar Soydaş Earl Honest."

Elindeki sigarasını yakıp kafasını kaldırdığında Göz göze geldiğimiz sırada en samimi tebessümüm ile karşılık verdim.

Bölüm : 20.02.2025 17:48 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...