17. Bölüm

V.M. 17. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Kulaklarımı büyük salonda çalan dans müziği doldurduğunda heyecanla alt dudaklarımı dişlemeye başladım. Bu harika şeye eşlik edebileceğim biri yok muydu sahiden? Tanrım Earl neredeydi!

Yanımda bir hareketlilik hissettiğimde erkeksi sesini duyduğum çocukla bakışlarım buluştu.

"Bu dansı bana lütfeder misiniz Güzel Bayan?"

Uzattığı elini tutarak kafamı onayladığımda beni yavaşça dans pistine çekmesine izin verdim.

Ellerimi omuzlarında birleştirdiğimde bir elini belime atıp boşta kalan elini dudaklarıma götürüp sessizce fısıldadı.

"Melenda dudaklarını ısırıyorsun ve kanamasına neden oluyorsun. Sınırlarımız olsa da, saf bir Velihat kanı söz konusu ise, bu sınırları asla affedemeyiz."

Dişlerimi dudaklarımdan kurtarıp hızla diğer elini de belime yerleştirdiğinde vücudumun her yerinde gezip beni etkisine alan elektriğin muhteşem büyüsüne kapıldım. Burada benimle dans etmesi sahiden onu da etkiliyor muydu yoksa ben kendi kafamdan bir şeyler mi uyduruyordum? Ağzıma gelen metal tadını göz ardı ederek gülümsedim.

"Dansa kaldırdığınız için teşekkür ederim Soydaş."

"Sizli bizli konuşmaları kenara atmamış mıydık Prenses?"

"Haklısınız, benim hatam. Birdaha tekrarlanmayacak Vasilis."

"Böylesi çok daha güzel ve samimi efendimm."

Aynı anda birbirimize bakıp gülmeye başladık.

"Bana bu kadar yakın olman umarım Prensin ile aranda bir sorun yaratmıyordur Vasilis. Beni pek sevdiği tarafta olduğunu söyleyemem."

"Açıkçası yakınlığımızı hoş bulmuyor diyebilirim. Ancak okul arkadaşlıklarımız vezir -prens ilişkimizi asla etkilemez. Lütfen bunu düşünmeyin."

"Bunu duyduğuma sevindim. Zorla benimle samimiyet kurmanı istemezdim doğrusu."

"Böyle bir şeyi asla düşünmedim. Sende düşünme Melenda. Seni tanımıyorum ve senden neden nefret edeyim?"

"Yani etraftaki örnekleri göstermek zorunda bırakma bence beni?"

Gözlerimi devirip kıskançlık ve nefret ile bizi izleyen bakışları görünce kafamı olumsuz anlamda salladım.

"Risk oyunları eşleşmeleri yapılacak birazdan. Heyecanlı mısın?"

"Değilim dersem yalan söylerim. İlk defa katılacağım umarım şiddetli bir rakibe denk gelmem."

"İlk gün denemeleri pek şiddetli geçmiyor bunun için canını sıkma. Savaş kadar eğlence ve deneyimlerine de bak olur mu?"

Aile üyelerim yanıma geldiğinde hepsi imalı imalı bana bakıyordu. Tabikide ilk konuşan Earl oldu.

"Prenses, biraz önce fazlasıyla ateşliydiniz! Madem dans etmek istiyorsunuz seçeneğiniz neden ben olmuyorum ha?!"

Sona doğru yükselen sesi ve kıskançlığı ondan bir tık uzaklaşıp Termana yanaşmamla son buldu.

"Bana neden bağırıyorsun be! Gözlerim zaten seni arıyordu benim!"

Bana sinirle bakan gözleri biraz da olsa yumuşamış olsa da hala kıskançlığı yüzünden burnu havadaydı.

"Sen bu aptalı aldırmasana Melenda. Fazlasıyla güzeldiniz. Ayrıca çok da Yakışmıştınız. Yoksa aranızda bir şeyler mi var!"

"Ne!! Var ve Yoksa bunu bizden mi saklıyorsunuz!"

"Kızlar kızlar! Sakin olun düşündüğünüz gibi bir durum yok ortada saçmalamayın. Sadecee küçük bir dans. Fazlası yok."

"Olmasın da zaten!"

Ters ters yüzüme bakan Earl'a dil çıkardığımda bizim halimize gülen çocuklara eşlik ettim.

Kral Honest eşi ile birlikte geldiğinde ortamda oluşan büyük sessizliğe ayak uydurduk.

"İyi geceler sevgili öğrenciler. Umarım herşey yolunda ve güzel gidiyordur. Gecenin Kalan kısmında daha rahat ilerlemeniz için risk seçimlerini başlatıyorum.

Elinde oluşturduğu Su halkasının içindeki damlaları hızla karıştırıp birtanesini seçip yukarıya kaldırdı.

"Exercitus takımının Rakibi Militumderex."

Klan isimlerini Grandon yetkilileri belirliyordu. Davetye üzerinde yazana göre Bizim ismimiz Eivorna seçilmişti.

Takımlar hızla kurulurken memnuniyetin az olduğunu görüyordum. Sorun neydi acaba?

"Sıradaki takım Eivorna ve Rakibi.."

Kral ikinci kartı seçmek için hızla kalan 3 damlacıktan birini seçti.

"Unitas."

"Prensesim bu takım Prenses Sanyaya ait."

"Anlıyorum, sizce de bu sadece bir şans mı?"

Cyrus kafasını olumsuz anlamda sallarken gözlerimi hafifçe kıstım. Pekala kralın böyle bir şeyin parçası olabileceğini düşünmüyordum ve bunu yapmanın bunlar için zor olmayacağını da biliyordum.

"Son kalan takım Redania ve Deuslra. Seçimler sona ermiştir çocuklar. Gerçekten bu sene Risk secimlerinden yana fazlasıyla umutluyum. Görüyorum ki bizi harika karşılaşmalar bekliyor olacak. Hepinize başarılar diliyorum."

Herkes kürsüde bulunan Kralı alkışlarken kral birkez daha söz hakkı aldı ve konuşmaya başladı.

"Biliyorsunuz ki oğlum Vladimir artık evlilik çağında ve ben kendisinden bir eş adayı seçmesini istedim. Kendisine verdiğim süre bugün doldu ve huzurunuzda eş adayını belirtmek için onu yanıma çağırıyorum."

"Gençler burada bunu dinleme zorunluluğumuz var mı? Açıkçası bizimle ilgili her şeyi öğrendiğimizi düşünüyorum."

"Evet Prensesim resmiyete göre saatler önce kalma zorunluluğumuz kalktı. Partiyi terk edebiliriz."

"O halde yolculuğumuz başlasın mı?"

Kimsenin kalmaya hevesli olmadığını anladığımda yürümeye başladım ve salonun çıkışına ilerleyerek saniyeler içinde görkemli salondaki partiyi terk ettik. Açıkçası Vladimir ve Sanya birleşmesini dinlemekten çok daha öncelikli işlerim vardı. Güzel ailemi büyütmek gibi.

Bahçeye çıktığımızda Bizim için hazır bekletilen arabalara yönelmiştim ki, bankta oturmuş sigara içen çocuğu görünce adımlarımı yavaşlattım ve tersi yöne yürüyüp tam önünde durdum. Kafasını kaldırıp yüzüme baktığında hızla toparlandı ve elindeki sigarayı yere attı.

"Prenses, bu saatte burada ne işiniz var?"

Etrafına bakıp arkamdaki arabaları da görünce şaşkınlıkla konuştu.

"Siz dışarıya mı çıkıyorsunuz? Gecenin yarısı efendim, Sorun yoktur umarım."

"Hayır korkulacak bir durum yok. Tek olduğunu görünce yanına gelmek istedim. Herşey yolunda değil mi?"

"Öyle büyük bir sorun yok Prenses. Yapabileceğim bir şey var mı?"

"Dışarıya çıkan velihatların korumaları olduğunuzu hatırlıyorum öyle değil mi?"

"Evet Prensesim. Size eşlik etmemi ister misiniz?"

"Olur."

Yürümeye başladığımızda arkamdan eşlik etti. Vezirim ve kızların bulunduğu arabaya yerleştiğimde ön koltuğa Vasilis geçti ve arabayı çalıştırdılar.

"Prensesim önemli konular olmadığı sürece sarayda gece yolculuklarına izin verilmez. Birşey olmadığına emin misiniz?"

"Soydaş Vasilis, Prensesimize bugün Airthon krallığından bir mektup geldi ve Soydaş seçimi yapması için krallığa davet edildi."

"Ancak böyle bir şey daha önce hiç olmamıştı Vezir Cyrus? Ayrıca belirtmeliyim ki bu Harika bir durum."

"Evet ilk duyduğumuzda bizde böyle şaşırdık ve dıştan bir soydaşı içimize almadan krallığa davet edilmeyi garipsedik ancak, bizi içerden seçmiş olan birileri olduğunu düşünüyoruz."

"Durum böyleyse adınıza çok sevindim. Airthon krallığı soydaşları herkesin erişebileceği, en azından krallıkların kendi istekleri doğrultusunda kabul edildiği Bir yer değil. Ancak deneyimlerimi sorarsanız, krallıkta daha iyi bir hoş görü görmek isterseniz, kralı ve soydaşları memnun edebileceğiniz bir sey söylemek isterim."

"Tabikide, sizi dinliyorum."

"Airthon krallığına Prensim için 1 kez daha gitme şansım olmuştu. Krallığın tek Bir kuralı var, o da sizi seçen soydaşınızı kalabalığın içinden farklı testlerden geçerek bulmanız isteniyor efendim."

"Bunu nasıl bulabilirim? Beni Kimin seçtiğini bile bilmiyorken?"

"İşte bağınız ve mührünüz burda başlıyor. İlk girdiğiniz anda kralın huzuruna çıkıp bunları belirtirseniz, soydaşlarınızla daha tanışmadan içten Bir bağ kurabilirsiniz. Ayrıca krallıktaki testlerden geçmeniz için size her seferinde yardımcı olacaklardır. Yeterki doğru bağı bulup samimi davranın."

"Bunun bu kadar muazzam olacağını bilmiyordum doğrusu. Giderek güzelleşiyor."

"Biz maalesef istenilen soydaşımızı bulamamıştık Prensesim. Umarım siz bulabilirsiniz."

Şafak vakti sökmeye başladığında Arabalar muazzam bir şehrin surlarına doğru ilerledi. Tepeye vardığımızda devasa büyüklükte olan bu surlara hayranlıkla bakıyordum. Arabanın kapıları açıldığında vezirim eşliğinde indim. Surlarda bulunan büyük gösterişli devasa kapılardan ilerledik. Vasilis ve Cyrus hızla yanıma geldiklerinde gülümsedim.

"Sakin olun çocuklar. Bu kadar korumacı yaklaşmayın."

Kapıda bulunan korumalar baş selamı ile bizi karşıladığında gülümseyerek buna karşılık verdim.

Şehirden içeriye adım attığımız an bütün vücudumdan geçen elektrik akımına kendimi bıraktım. Bu hissiyat muazamdı.

"Prensesim ortamdaki bu Aura sahiden sizin gücünüzden mi kaynaklanıyor?"

Kafamı olumsuz anlamda salladım.

"Burası sadece fazlasıyla kusursuz. Lütfen bana bağlamayın."

Rüzgar bana doğru estiğinde çiçeksi kokular ile kafamı hızla yukarıya kaldırdım. Çatının boş olduğunu gördüğümde yüzümde kocaman bir gülümseme hissettim. Soydaşlarım şuanda burada benimleydi. Burnuma gelen keskin çiçek kokuları ve erkeksi odun kokuları bütün hücrelerime işlemişti. Kalabalık bir topluluk bize doğru geldiğinde yüzleri kapalı kadın ve adamları gördüm. Gözlerim 4 tanesi ile keskince buluştuğunda her birine ayrı ayrı baş selamı vererek gelen vezirle bakışlarımı buluşturdum.

"Ülkemize gelmenizden dolayı mutluluğumuzu ve saygılarımızı göstermemize müsade edin Sevgili Prenses."

"Teşekkür ederim çok kibarsınız sevgili Soydaş."

"Prensesim aslında sizi daha farklı karşılayacaktık ancak, ülkedeki kurallar gereği bütün prens ve prenseslerle aynı şekilde soydaş seçimlerine katılmak istediğinizi bildirdiniz. Bu yüzden şuanda itibaren geçirdiğiniz her anda, sizi seçen doğru sayıdaki soydaşlarınızı bulmak zorundasınız."

"Bulduğum soydaşlarımı hemen söylemeli miyim yoksa, son ana kadar bekleyeyim mi sevgili Soydaş?"

Vezir şaşkınlıkla yüzüme baktığında hızla toparlandı.

"Üzgünüm Prensesim daha önce bu kadar hızlı davranan bir velihat olmamıştı. Tabikide kendinize güveniniz varsa emin olduğunuz soydaşları söyleyin. Ancak unutmayın ki yanlış soydaş seçimleriniz diğerlerini de etkiliyor."

Elimle oluşturduğum 4 alev halkasını 4 ayrı kız ve erkek soydaşa gönderdim. Yüzlerindeki örtüyü kaldırıp saygıyla önümde eğildiler.

"Ates krallığı Soydaşlığından Azir Pliphs, bir ömür boyu ailenize katılıp size hizmet etmekten memnuniyet duyacağım Prensesim."

"Ates krallığı Soydaşlığından Nandini Slovin, bir ömür boyu ailenize katılıp size hizmet etmekten memnuniyet duyacağım Prensesim. Ateş büyüsü haricinde Zihinsel kontrol yeteneğim mevcut."

"Su krallığı Soydaşlığından Xlosy Hanti, bir ömür boyu ailenize katılıp size hizmet etmekten memnuniyet duyacağım Prensesim, Su büyülerim haricinde benimde tıpkı aile üyem Nandini gibi elementleri suya dönüştürme büyüm mevcut."

"Su krallığı Soydaşlığından İris Gabriel, bir ömür boyu ailenize katılıp size hizmet etmekten memnuniyet duyacağım Prensesim."

Elimde oluşturduğum 4 ayrı mührü kabul gördüğüm bu aile üyelerime gönderdiğimde, mührün etkisiyle hızla gözlerime inanamayarak baktılar. İşte burda bana ne kadar sadakat ve bağlı olacaklarını anlayabilirdim. Mühürlerini herkesin içinde vermeyip ayrı kaldığımızda da verebilirdim ancak büyük bir risk alarak büyük sırrımı ele vereceklerini bile bile mührümü onlara damgaladım. Kimseyle belli etmeden yanıma gelip baş selamı ile diğer aile üyelerimin arasına girdiklerinde arkamdan derin nefesler veren çocukları duydum. Belli etmesem de bende aynı şekilde rahatlamış, kasılan vücudumu gevşetmiştim. Sahiden de bu kralık ve aurası muazzamdı. İlk defa elementi olan ayrıca 2. Yetenekleri gelişmiş özel kanlı Soydaşlarla tanışıyor,aileme alıyordum.

Vezirin memnun bakışları eşliğinde peşinde gelen kalabalık ile yürümeye başladığımızda şehrin içinden geçtiğimizi fark ettim. Açık dükkanların önünden geçerken Vezir Deriyrus, şehirdeki soydaşlardan bahsediyordu. Herkes memnun ve heyecanlı şekilde bizleri izlerken köşede kedilerle oynayan bir kız çocuğu görünce gülümseyerek yanına doğru ilerledim. Beni gördüğünde kafasını hafifçe kaldırıp aynı tebessüm ile bana baktı.

"Siz ülkemize davet edilen Prenses Melenda olmalısınız. Krallığımıza hoşgeldiniz Prensesim."

Bölüm : 23.02.2025 10:16 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...