5. Bölüm

V.M. 5. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

2 günlük hafta sonu arasının ardından çalan alarmım beni uyandırmak için beynime işgence ediyordu. Bu duruma daha fazla katlanamayacağımı fark ederek yavaşça yataktan doğruldum ve çalan alarmı durdurdum. Ayaklarım boşluğa süzülürken Albayranın sesini duydum.

"Günaydın Prensesim. Odanızın havalanması için havalandırmaları açıyorum. Zinde kalıp susuzluğunuzu kontrol edebilmeniz için lütfen dolaptaki kan torbalarından içmeyi unutmayın."

"Sana da günaydın Albayra. Teşekürler."

Merdivenleri ağır ağır inip aşağıdaki banyoma ulaştım ve içeriye girerek gerekli bütün rutin işlerimi halederek dışarıya çıktım. Yukarıya yeniden dönüp dağınık yatağımı düzenleyip elime power - Bank kasasında duran tablet ve telefonumu alarak aşağıya indim. Telefon da tıpkı tabletim gibi okula ait hazırlanmıştı. Herhangi bir faydası yoktu şuan için çünkü kimseyle bir iletişime geçmemiştim ve koca 2 günümü burada Netfilix izleyerek geçirmiştim.

Kıyafet odama girdiğimde ilk defa bu güzel okul formasını üzerime geçirecektim. Üzerimdeki kıyafetleri odada bulunan kirli sepetine gönderdikten sonra kırmızı dantel kilotlu çorabımı elime alarak üzerime geçirdim ve üstüne Siyah okul formamı geçirip, alt rafta bulunan Siyah yarım botlarımı elime aldım. Üzerindeki zincir detayları okul eteğime ayak uyduruyordu. Buradaki işim bittikten sonra makyaj masama yöneldim. Uzun saçlarımı hafif dalgalı bir şekilde hazır bekletilen maşada dalgalandırıp kırmızı kirpiklerime siyah bir rimel sürüp, siyah kapaklı mat rujumu alıp dudaklarıma geçirdim. Siyah renkte zincirli bir şapkayı saçlarıma geçirip, beyaz kıravatımı düzelterek geriye çekildim.

Fazlasıyla harika görünüyordum.

Tableti elime alıp telefonumu ve siyah rujumu okul eteğimde dikkat çekmeden hazırlanmış olan cebe gönderip fermuarını çektim. Artık dışarıya çıkmaya hazırdım.

Aşağı kata ilerleyip buz dolabındaki kan torbalarından bir tanesini ellerime aldım. Köşedeki siyah karton bardaklardan bir tanesini alarak yırttığım kan torbasını özel Honest baskılı bardağın içine boşaltıp kapağını kapattım. Kan poşetini çöp kovasına atıp siyah cam pipeti bardağa geçirerek mutfağımdan çıktım.

Odamdan ayrılıp bu kanada açılan asansöre yürüdüm. Elimdeki bardaktan ara ara kan içmeyi ihmal etmiyordum Diğer kanada geçmek için 2 kere asansör kullanmamız gerekiyordu.

Ders programımı almak için derslik bölümüne indim ve köşede duran birkaç kızın yanına ilerledim.

"Merhaba acaba ders programını nereden alacağımı söyler misiniz?"

"Merhaba Prenses Melenda. Köşeyi dönüp sağ koridora girerseniz danışmayı görürsünüz."

Teşekkür ederek kızlardan uzaklaşıp yürümeye başladım ancak arkamdan konuştukları kelimelerin zihnimde yer edinmesine izin verdim.

"23 soyun içindeki en kibar prenses olabilir mi sahiden?"

"Açıkçası diğerlerinden daha tarz olduğu konusunu da atlamayalım lütfen!"

"Yine de dışlanmış olduğunu unutmayın kızlar! Belki de Kibarlığı falan bahanedir ve o çok kurnaz bir prensestir. Ayrıca kendi soy ağacındaki ilk 3 Velihatın ve soydaşlarının onu kabul etmeyeceğini bilerek bize yanaşıyor. Dikkatli olun ve pek samimiyete girmemeye çalışın. Bu konuda Vladimirin tavrının fazlasıyla sert olduğunu biliyorsunuz."

" Haklısın. "

" Haklısın Erica, bu açıdan bakmamıştım. "

Sadece basit bir yer sorusu sormuştum. Nasıl olur da bu kadar mana çıkarırlardı aklım almıyordu sahiden!

Soydaşların arasında en kalabalık olan Vladimir Honest ailesi idi. Yani bu çocuk yememiş içmemiş benim hakkımda soyunu mu uyarmıştı. Hiç güleceğim yoktu gerçekten.

Kafamı olumsuz anlamda sallayarak yürümeye devam ediyordum ki karşıma çıkan 3 kız durmamı sağladı.

"Merhaba Melenda."

"Geldiğinden beri görüşemiyoruz. Yoksa soydaşlarına küs müsün?"

"Sizinle küs olacak bir durum olduğunu sanmıyorum Prenses Sanya ve Prenses Tina. İstemeden de olsa bir şey yaptıysam özür dilerim."

"3 gündür okula geldin ve hala yanımıza gelmedin. Buna bir anlam veremedik doğrusu."

"Sadece yıllardır bu şekilde ilerliyoruz ve gidişattan fazlasıyla memnunum Prenses Sanya. Eğer yaptığımı size karşı bir saygısızlık olarak algılamıyor iseniz durumun bu şekilde kalmasını tercih ederim doğrusu."

Kollarını karşımda birleştirip meydan okurcasına gülümsedi.

" Dışlanmış bir prensese göre fazlasıyla egolusun Melenda. Bu özgüvenin kaynağını merak ettim doğrusu."

"Dışlanmış bir prensesi, bir Velihat olarak ilk sizin Red etmeniz gururumu incitti doğrusu."

"Bütün Okul bu bilgi ile çalkalanırken, ailemi ve soyumu düşünmem gerekiyor biliyorsun. Sana kucak açmam büyük yanıklar doğuracaktır."

"Aksine yerinizde olsaydım, dışlanan bırakın bir prenses olmasını, kraliyet Ünvanı dışındaki bir soylu olsa dahi kanatlarımın altına almaktan çekinmezdim. Anka kuşu Kralığında işler en azından bu şekilde yürüyor, elinizde tuttuğunuz güçleri başkaları ne diyecek diye yönetmenizi beklemezdim doğrusu. "

" Sözlerine dikkat et Melenda! Karşında ilk iki Veliaht prenses ve aileleri var. "

" Aynı şekilde sizin de dikkat etmenizi rica ederim prenseslerim, sizin de karşınızda yıllardır görmeyip hafife aldığınız, Soy ağacının 3. Prensesi, Anka kuşu Kralığının ise Tek varisi duruyor. "

" Bu cesaretin ve boş boğazlılığın yüzünden cezalandırılacaksın! "

" Ne hakla? Konumumu hatırlattığım için ceza alacağımı sanmıyorum. Şimdi izninizle, ders programımı almam gerekiyor. "

Onları bulundukları yerde bırakarak koridorda yürümeye devam ettim. Sahiden ne sanıyorlardı, düşüncelerini bildiğim halde kendimi onlara ezdireceğimi mi? Kralıklarımız ayrı olduğu için ilk 4 varis olarak her zaman eşit konumdaydık ancak egoları bunu o kadar büyük hale getirmişti ki, bu durum gözümün görmediği süreçte canımı sıkmasa da, şuanda sıkıyordu.

Danışmaya vardığımda içerideki güzel bayan beni karşıladı.

"Hoşgeldiniz Prenses Melenda. Bende sizi bekliyordum."

"Hoşbuldum merhaba. Ders programımı alabilir miyim?"

"Ders programınız hazır ancak, dersleriniz bir sonraki haftaya kaydırıldı efendim."

"Anlamadım neden?"

"Okula adapte olma süreciniz için 1 hafta serbest bırakılmanıza kararı verildi. Bununla birlikte, Bayan Elizabeth spor salonu ve büyü eğitimlerine şimdiden katılabileceğinizi söyledi."

Kadının bilgisayarda yaptığı birkaç işlemden sonra elimde duran tabletime yüklenen ders programımı görünce teşekkür ederek danışmadan ayrıldım. Sınıf katlarının bulunduğu yerde çok amaçlı dolaplar vardı. Tabletimi burada bırakıp bahçeye çıkabilirdim sanırım. Kendime ait olan dolabımı bulduktan sonra merdivenleri inerek bahçeye açılan kapıya yöneldim ve dışarıya çıkarak temiz havanın ciğerlerime işlemesine izin verdim.

Babamı ve evimi özlemiştim.

Çimlerin üzerine oturduğum sırada başımın üzerinde duran gölgeyi fark ettiğimde kafamı ağır ağır kaldırdım. Karşımda duran Prens Vladimir çatık kaşları ile yüzüme bakıyordu.

"Prenses, biraz konuşma şansımız var mı?"

"Buyrun prensim sizi dinliyorum?"

"Bugün Velihatlar ile koridorda yaptığınız konuşma hakkında birşeyler söylemek ister misiniz?"

"Aslında, soy ağacımın Velihatları arasındaki konuşmaların sizi neden ilgilendirdiğini merak etmemi bağışlayın lütfen."

"Prenses, işleri kendi adınıza zorlaştırmamanızı tavsiye etmekten başka hiçbir çarem olmayacak."

"Size söylenen neydi bilmiyorum ancak, koridorda olan birçok insan vardı. Şahit oldukları sohbeti sorarsanız, saygısızlık ve haddimi aşacak hiçbir şey söylemediğimi belirteceklerdir."

Gülümsemeye başladığında kaşlarımı hafif çatıp yüzüne baktım.

"Bu imalı gülüşün sebebi nedir?"

"Henüz hiçbir şeyin farkında değilsin öyle değil mi?"

"Anlamadım prensim, açık konuşmanızı rica edebilir miyim?"

"Sence bütün bir okul senin gibi dışlanmış bir prensesi mi destekler yoksa ilk veliaht prensesi mi?"

"Ne yani? Doğrunun yanında olmadığınızı mı savunuyorsunuz?"

"Kurallar doğruyu değil, güçlüyü savunur prenses. Bu yüzden kendinize cephe almayı bıraktırın ve gidip Velihattınızdan, özür dileyin. Aksi halde durumlar sizin için giderek zorlaşacak ve en sonunda kralığınızı dahi rezil edecek muhtemel bir son ile okuldan atılmak için yalvarıyor olacaksınız. "

Kendimi tutamadım ve dudaklarımın arasından kopan kıkırdamaya izin verdim.

" Okulunuzun kendine göre belli başlı kuralları olabilir. Bunlara saygı duyacağım konusunda şüpheniz olmasın Efendim. "

Yavaşça ayağı kalktığımda dudaklarında oluşan o muzip ve aşağılayıcı gülümsemeyi gördüm.

"Bu kadar kolay yola geleceğinizi düşünmemiştim prenses. Açıkçası 2 gün öncesine kadar karşımda fazlasıyla cesaretli olan kızın okula ayak uydurup söz sahibi olmadığını farkına varmasına çok sevindim. Bizi fazla uğraştırmayacaksınız. O halde Sizi temin edebilirim ki dışlanmış bir prensesin üzerine fazla gidilmeyecek. "

Aynı karşılık ile prensin yüzüne gülümsedim.

" Affınıza sığınıyorum ancak bir yanlış anlaşılma oldu Sanırım Prensim. Koymuş olduğunuz saçma otoriter kurallarına saygı duyacağımı belirttim. Ancak hiçbir zaman Bunun parçası olacağımı söylemedim. Lütfen elinizi ardınıza koymadan devam edin. Velihatlar ve soydaşlarım ile aramdaki konular sizi ve kralığınızı ilgilendirmez. Bu tür konularla başa çıkabileceğimizi düşünüyorum aksi takdirde, ilk 4 prenses de aynı konumda. Karışıp dahil olmanız belki de Krallıklar arasında bir kargaşaya sebep olabilir. Bence bunu istemeyiz öyle değil mi? "

Sıktığı yumrukları ile bana bir adım attığında kırmızı gözlerimi belirginleştirip yüzüne bakmaya başladım. Aynı karşılık çok geçmeden beni bulduğunda damarlarında akan kanın tazeliği ve sinirini hissedebiliyordum.

" Bugünden itibaren tek düşmanın Soydaşların olmayacak Prenses. Aksine aldığın bütün nefese dikkat et çünkü ensende olup düşmen ve söylenenlerin doğruluğunu kanıtlamak için uğraş vermem için ellerimden geleni yapacağım. Ne sanıyorsun sen, kendini birşey sanarak bizi karşına aldığında diğerlerinin dikkatini çekebileceğini mi? Gücün gereksimlerini sana göstereceğim. En sonunda diğerleri gibi bu okulu terk edip gidecek tarafta olacaksın. Tek başına ne kadar dayanabileceğini sanıyorsun sen? Kurulu düzendeki basit kurallara bile uyamıyorsun, peki ya hafife aldığın o risk düellosunun sadece bir oyundan ibaret olduğunu sanmakla çok yanılıyorsun, riskin her bir üyesi senin gelecekteki aileni belirler. Aile demek ne demek biliyor musun peki? Aile senin krallığındır. Krallığı olmayan bir prenses sadece boşa yaşar. Sen diğerleri ile gölgede kalıp dışlanmış olarak ailenin yüz karası olacaksın. "

Gözleri sinirin verdiği etki ile giderek kızarmaya başlayan prense fazla etkilenmediği belirtmek için konuştum.

"Lütfen dediğim gibi elinizi ardınıza koymayın. Ayrıca ailem için bırakın da ben endişeleneyim olur mu? Sahip olduğunuz aileniz, müttefikleriniz ve Soydaşlarınızın, yanınızda olduğuna emin olun ve beni düşünerek canınızı sıkmayın. İyi günler dilerim efendim."

Bölüm : 20.02.2025 12:30 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...