33. Bölüm

T.M.33. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Adım atarak saray kapılarından içeriye girdiğimizde güçlü bir aura bütün bedenimi etkisi altına aldı. Ailem huzursuzluk ile kıpraşırken, sorun şu ki, İblis vezir ve yanında bulunan aile üyesi de aynı şekildeydi.

Siyah kristal sarayın merdivenlerini çıkarken görkemli kapı yavaşça aralandı. Bizde içeriye yavaşça ilerlediğimizde ayakta bulunan kral ve kraliçeyi gördüm. Genç iblis kralına, güzeller güzeli genç kraliçesi eşlik ediyordu.

Arkaları bize dönüktü ve yanımdaki İblis soydaşlarım dizlerinin üzerine çökerek selam verirken ben baş selamı ile kralı selamladım. Bakışları bize dönerek sesini duydum.

"Lütfen kafanızı kaldırın Prenses. Burası sizin krallığınız değil ve bana saygı duymak zorunda değilsiniz."

Ailemle birlikte bakışlarımı yavaşça kaldırdığımda bakışlarım bakışları ile buluştu.

"Ailemdeki İblis Soydaşları adına size selam vermekten memnuniyet duyarım kralım, ayrıca bana öğretilen kurallarda Kralıkların ve Kralların her zaman eşit olduğu öğretildi. Bu durumda karşımdaki kral kim olursa olsun her daim saygı duyacağım."

"Bir vampir Velihatı tarafından bütün bunları duyuyor olmak beni onurlandırdı. Saygınız için teşekkür ederim Prenses. Bunun karşılığında bundan sonra yapacağımız konuşmalarda bende olduğunuz konuma saygımla devam edeceğim."

"Teşekkür ederim efendim."

"Güven en çok önem verdiğimiz şeylerden biridir. Dış dünyada bulunan Kralıklarla aramızda uzun zamandır birbirimizden uzak durmak adına anlaşma mevcut. Bu yüzden krallıkların ve Velihatların birbirleriyle doğrudan görüşmelerini yasakladık, çünkü hiçbirimiz birbirimize bir güven vermedik. Ancak bugün gücün doğası gereği sanıyorum ki, İblis krallığına geçişte mührün etkisiz hale gelmedi ve şaşırtıcı şekilde sen bunu bizden gizlemedin. Vezirim ellerinin kelepçeli huzuruma çıkması konusunda ısrarcı olsa da, bunu istemedim. Beni pişman etme olur mu?"

"Güçlerim doğrultusunda bilmeniz gerekenler Sadece bunlarla sınırlı değil Majesteleri."

Gözlerini kısıp şüpheyle yüzüme baktığında Vezirim hızla uyarıcı öksürüğü ile bana uyarı vermeye çalışsa da kraldan bakışlarımı çekmeden konuştum.

"Bütün Vampir Krallıklarından sakladığımız özel bir gücüm var Kralım ve size karşı verdiğimiz bir savaşta bunu maalesef herkese göstermek zorunda kaldık."

Kral ve kraliçe şaşkınlıkla yüzüme bakarken bu konuşmanın nereye varıcağı hakkında herhangi bir bilgim kesinlikle yoktu.

"Yani siz demek istiyorsunuz ki, ekstra bir yeteneğiniz daha mı var Prenses?"

"1 değil Majesteleri. Ben tam 5 tane elementi birden kontrol edebilme yeteneğine sahibim."

Kral ve kraliçe dahil olmak üzere ortamda bulunan herkes şaşkınlıkla bize bakarken yavaşça toparlanan kraliçe sözlere dahil oldu.

"Siz ne dediğinizi farkında mısın Prenses? Bu dediğiniz imkansız ve burda huzurumuzda bunu dile getirip neyi amaçlıyorsunuz siz?"

Vezirim baş selamı vererek sözlere dahil oldu ve konuşmaya başladı.

"Maalesef tüm güç bunla sınırlı değil Efendim. Prensesimiz hava olaylarını kontrol etme, zihin okuma ve ölülerle iletişim kurma gibi bazı yeteneklere de sahip."

Duydukları karşında Kral içten bir kahkaha attığında diğerleri de hızla buna dahil oldu. Sakinleşip yüzümüze bakmaya başladı ve konuştu.

"Çocuklar, buraya gerçekten ne için geldiğinizi bilmiyorum ancak, benim bunlara ayıracak vaktim yok. Önemli bir şey sanarak huzuruma çıkmanızı kabul etmiştim oysaki, şimdi duyduklarım karşında fazlasıyla yanıldığımı farkındayım. Lütfen daha fazla huzurumda boş yere durmayın."

"Görmediğiniz halde neden yalanlıyorsunuz Majesteleri? Olmayan bir şeyi huzurunuzda neden dile getireyim?"

Arkasını bana dönmüştü ki yavaşça tekrardann eski haliyle bakışlarını gözlerime çevirdi.

"Eğer bahsettiğin şeyi kanıtlayamasan, vaktimi harcadığınız için ilk cezanızı benden almış olacaksınız."

"Pekala dile getirdiğim şeyin gerçekliği olmasa Şayet, tüm sorumluluk sadece bana ait ve cezanızı kabul edeceğim."

Kral gözlerini kısıp yüzüme bakarken gözlerimi kapatıp derin bir nefes aldım ve içimde hissettirmeye başladığım elementlere kosantre oldum ve elimde oluşan büyülerin birbirine karışıp yukarıya doğru çıkmasına izin verdim. Büyüler hızla kaybolurken aniden vezirin sesi ile kendimize geldik.

"Majesteleri kral ve kraliçeyi koruyun!"

Biranda bütün muhafızlar bize karşı saldırı pozisyonuna geçtiğinde Kral sinirle bağırdı.

"Derhâl geri çekilin!"

Herkes rahat bir pozisyona geçtiğinde tahtından inen Kral yavaş yavaş bana doğru yürümeye başladı. Şaşkın bakışlarını hayranlık almıştı.

"Burada ne işiniz var ve benden ne istiyorsunuz Prenses?"

"Sadece bize güvenmenizi ve söyleyecek olduğumuz şeylerin doğruluğuna inanmanızı istiyoruz sizden."

Kraliçe de krala eşlik ederek yanımıza geldi.

"Vampir krallığı ve İblis krallığı arasında nasıl bir güven olabilir Prenses? Bizden ne istiyor olabilirsiniz? Size yardım edebileceğimize inanıp nasıl buraya kadar gelebilirsiniz."

"Bir Vampir Velihatı ile İblis Velihatı bileşebilir mi Majesteleri?"

Karı koca şaşkınlıkla birbirlerine baktıklarında bana hızla döndüler.

"Bu dediğiniz şey asla mümkün olamaz prenses. Bu durum krallıkları bırakın doğa kanunlarının bile asla onay veremeyeceği Bir durum. 2 dünyanın Birbirinin işleyişine karışması, bu durumu etkileyecek herhangi bir durumun içinde olması dâhi söz konusu değildir. Sizi bu düşünceye iten durum da neyin nesi?"

Göğüs dekoltemi yavaşça aşağıya kaydırıp Kalbimin üzerindeki mührün gözler önüne serilmesine izin verdim.

"Tanrı aşkına bu evlilik mührü! Tam olarak içinde İblis damgası bulunuyor!"

"Ne yani Sen! Sen!"

"Bu durumda sizin gelininiz oluyorum."

"Bizim Velihatlarımız zaten evli! Bu nasıl mümkün olabilir?"

"Peki ya yıllar önce kaybolan Büyük Velihatınız Tan?!"

Bütün saray baştan aşağı titrediğinde Kral ve Kraliçe hızla geriye çekildi ve etrafa baka kaldı.

"Biraz önce söylediğiniz şey de neyin nesi! Kaybolan Prens Tan da kim! Ayrıca bütün bir sarayımı nasıl olur da böyle büyük bir güçle titretebilirsiniz?"

Veziri ve aile üyeleri hızla yanımıza geldiğinde söz hakkı almak üzereydim ki, konuşan Vezir bunu engelledi.

"Bence bütün bunlar tamamen bir oyun Kralım! Vampirler hiçbir zaman bize iyi niyetle yaklaşmadılar! Bütün bu güce sahip olan bu kız birden bire çıkıp geldi ve ortalığı karıştırnak için uğraşıyor. Mantıklı davranın ve hiçbir söze kanmayın efendim."

"Vezirim kesinlikle doğruları söylüyor. Yüzyıllardır asla aynı ortamda dahi bulunmadık! Güçlerinin olduğunu kabul ediyorum prenses ancak, kesinlikle bizi bir oyuna çekmek için burda olduğunuza eminim! Benim hiçbir zaman Kaybolan bir Prensim olmadı! Öyle bir durum söz konusu olsa bu kadar sakin kalacağımı mı sanıyorsunuz siz! Kendi dünyanızda neler oluyor hiçbir fikrim yok ancak, bu olayı bu dünyaya taşımanıza asla izin vermeyeceğim! Şimdi huzurumdan çekilin ve İblis krallığını terk edin!"

Kraliçe ile aynı anda arkasını döndüğünde dizlerimin üzerine çökerek hızla kraliçeye yanaştım.

"Kraliçem dikkatli olu-"

Gözyaşlarım gözümden düşerken arkasını dönen kadın şaşkınlıkla bana bakıyordu.

"Kraliçem rica ediyorum, evlatlık nişanenizi bir defalık dâhi olsa açar mısınız! O zaman size kendimi kanıtlayacağımdan emin olabilirsiniz!"

Kraliçe kralı ile bakıştıktan kısa bir süre sonra yere eğilip benimle aynı seviyeye geldi ve gözyaşlarımı sildi.

"Üzgünüm Prenses bu dediğini yapamam çünkü, bizde velihat nişaneleri bulunmaz, her Velihatın evcil bir Şahin türü bulunur."

Eliyle işaret verdiğinde içeriye 6 adet şahin girdi ve saygıyla eğilip mum şamdanlara hızla yerleşip beklemeye başladılar.

"Gördüğün gibi altısı da velihatlarıma ait."

İçimi kaplayan o duyguyla bakışlarımı hızla camdan dışarıya çevirdim. Yüksek seste bağıra bağıra bulutların arasından uçan karganın sesiyle tüylerim diken diken ediyordu.

"O karga! Peki o karga kimin?"

"Karga mı? Majesteleri kral haricinde özel kan taşımayan kimsenin bir kargası olamaz Melenda. Kargalar değerli mühürlerle sadece Krallara hizmet edebilir!"

Majesteleri elinde oluşturduğu kargayı sırtına aldığında kafamı olumsuz anlamda salladım.

"Hayır hissettiğim bu değil! Gelmekte olan karga kesinlikle bu deği-"

Renkli ışık saçan cam saniyeler içinde paramparça olduğunda siyah tüylerinin arasına beyaz karışmış kocaman bir karga içeriye yüksek bir sesle girdi. Şaşkınlıkla bakarken görkemli kanatlarını açıp hızla ayaklarının üzerinde ilerleyerek tam da Kraliçe ile aramda durdu, ancak direk olarak baş selamını bana verip doğruldu.

"Demeki yüzyıllardır Kralımı kurtarmak için beklediğim Kraliçe Sensin!"

Ağzım şaşkınlıkla aralanırken ben dahil herkes konuşan bu kargaya baka kalmıştı.

Ayrıca kralın sırtındaki ve diğer velihatların şahinleri hızla yere çökmüş tam olarak karşımda duran bu kargaya selam veriyorlardı.

"Ayaklarının üzerine kalk Kraliçe. Sen Sadece bu Krallığın değil, Kendi krallığının da Kraliçesisin. Sen kusursuzluğu temsil eden Görkemsin!"

Yavaşça ayaklarımın üzerine doğrulup kalktığımda hızla uçtu ve omuzlarımda bulunan yerini aldı.

"Yüzyıllardır hapsedilmiş olduğunuz lanetin kırılma vakti gelmiştir Kral Hazra! Sizden gözlerinizin önünde çalınan o Velihatı artık hatırlamanız gerekiyor!"

Kral ve kraliçe birbirine şaşkınlıkla bakarken burada olup biten hiçbir şeye anlam veremiyorlardı. Sadece onlar değil diğer herkes de aynı şaşkınlığı yaşıyordu.

"Burda olup biteni bana derhal açıklayın çocuklar!"

"Açıklama istiyorsanız öncelikle kayıp Velihattınızı ve Kralımı hatırlamanız gerekiyor."

"Bana bak konuşan karga! Sen kimsin de kralımızın huzurunda başka bir kraldan bahsediyorsun!"

"Neden Tanı hatırlamıyorlar?"

Bu defa herhangi bir sarsıntı meydana gelmediğinde şaşkınlıkla omuzumdaki Kargaya baktım. Bu olayla bir alakası var mıydı?

"Kraliçem Tanı hatırlamıyor oluşları henüz onu hissetmedikleri için, maalesef kralıktan çıkışınız fazlasıyla tehlikeli oldu. Kralımı orda bırakmamalıydınız."

"Ancak, onunla buluşmaya dahi fırsatım olmadı! Ben çok üzgünüm, Franbel krallı ve Honest kralı direkt olarak bize karşı savaş çağrısında bulundu.

"Franbel krallığının bu olayla ilgisi ne?"

"Tan kaybolduğu gün o krallığın bir adet velihat prensi doğmuş, ancak o prens de çeşitli nedenler sonucunda ölü sanılmıştı. Ta ki,"

"Krallığa prensle birlikte gittiğiniz güne kadar! Kral Tan da varlığını o kralıkta bir geçmişi olduğu için hatırlamış olmalı. İşler sandığımdan daha kötü bir hal almak üzere. Ancak onu daha fazla kontrol altına almadan biran önce sizin bütün gerçekleri ortaya çıkarmanız gerekiyor."

"Ancak Tan, yani şuanda kendini bilmeyen Vasilis, bir Vezir ve Prensi var."

"Siz şimdi benim bir oğlum daha olduğunu mu savunuyorsunuz? Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir?"

"Kralım bu defa korkarak söylüyorum ki, haklılık payları olabilir. Çünkü Velihat prensleri geçtim sizin Karganız dahi bu konuşan ve prensesle aynı şeyleri iddia eden Kargaya saygı duydular."

"Mantığım böyle bir şeyi asla kabul etmese bile, böyle bir şey varsa Vampirlerin krallığında taş üstünde taş bırakmam beni duyuyor musunuz!"

Hızla bize döndüğünde omuzlarımda bulunan karga konuştu.

"Burda size tanınan tek hak oğlunuzu Saymanız Kral Hazra. Prens Tan en büyük velihat olmakla birlikte ayrıca 2 farklı krallığın da Kralıdır. Konumu sizden daha üstündür."

"Böyle bir şey nasıl mümkün olabilir?"

"Soru işaretlerini şuanda düşünecek vakitte değilsiniz. Yapmanız gereken tek şey, Tanı kurtarmak."

Kalbime bir sancı girdiğinde yavaşça geriye doğru acıyla sendeledim. Vezirim hızla belimden tutup yere düşmemi engellese de acıyla kıvranıyordum.

"Prensesimize ne oluyor! Yardım edin Kralım!"

Yanında bulunan kraliçe hızla üzerime gelip elbisemi araladığında eli mühre dokundu.

"Sanırım Biri oğluma zarar veriyor! Bahsettiğiniz şey gerçekse biri bu ilişkiyi bozmak için Tana Zarar veriyor!"

"Tıpkı yıllar önce yaptıkları gibi! Onu kukla olarak kullanıyorlar! Melendadan uzaklaştığı için kontrolleri altına daha çabuk giriyor! Bu yüzden Melendayı yanlarında hiçbir zaman istemediler! Prens Vladimir de bunun bir parçası ve Tanı resmen Tanıyor!"

Yavaşça doğrulduğumda yanaklarıma kanadını süren Karga tekrardan konuştu.

"Risk oyunları bütün krallıkların aynı anda toplandığı bir yer. Bu yüzden herkes savunmasız olacaktır. Kralıktan kaybolan prenses hakkında kimseye bilgi vermediklerine eminim. Tanı istiyorsanız mantıklı davranmak zorunda olduğunuzu unutmayın Majesteleri!"

Bölüm : 25.02.2025 15:55 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...