8. Bölüm

V.M. 8. Bölüm

Lotus Çiçeği
sayonaraa

Yavaş yavaş ona doğru yürümeye başladığımda bir yandan da kırdığı odunlar göz atıyordum.

"Koca bir kış için bu kadarı fazla değil mi?"

"Oyalanacak bir şeylere ihtiyacım var prensesim."

"Anladım. Odunlara bakılırsa şömine sıcaklığında Belirtmeliyim ki kış güzel geçecek. Ziyaretim konusuna gelirsek seninle bir şey konuşmak istiyorum, konuyu çok fazla uzatıp vaktini almak istemiyorum. Birkaç sene önce bıraktığın Yarım kalan eğitimine dönmeyi düşünmüyor musun?"

Dudak üstü fazla imalı bir gülümseme sundu.

"2 ergen çocuk ile dönen bir okula gelip eğitim tamamlamak mı?"

"2 ergen çocuğa sağlam bir ders vermekten bahsediyordum aslında."

Kafasını hafifçe kaldırıp yüzüme baktı.

"Hadi ama prenses. Veliaht prensese karşı bir şansınız olsa da, Kral Honestin 1. Veliahtı ile müttefik olan prensler ve prensesleri hangi güç ile yenmeyi düşünüyorsunuz?"

"Onları yenmek için uğraşmak istediğimi kim söyledi ki?"

"Onlara nasıl ve ne şekilde ders vereceğinizi düşünüyorsunuz?"

"Belki de sadece güç kazanmak için uğraşıyorumdur."

"Hakkınız tarafından dışlandığınızı duydum. Bütün bir okul sizi Red ettiği için mi buradasınız?"

"Aslında okuldaki öğrenciler ile pek bir işim yok. Hepsi kendini korumaktan aciz birkaç oyuncak."

"Nasıl?"

"Bugüne kadar kendilerini ezdirmiş, doğru ve yanlışın ne olduğunu dahi araştırmamış insanları kendime aile yapacağımı mı düşündün Earl ? Bu kadar düşük bir prenses miyim gerçekten de?"

"Bahsettiğim bu değildi prenses. Üzgünüm. Haddimi aştığmı düşünmeyin efendim."

"Hayır üzgün olmana gerek yok. Sadece benimle birlikte yeniden okula dönmeni ve aile üyem olmanı teklif ediyorum."

Şaşkınlığını gizleyemedi.

"Ailenin anlamını bildiğinizden şüphe ediyorum prenses. Tanımadığınız birine karşı fazla mütevazi ve cüretkarsınız? İhanete uğramaktan korkmuyor musunuz?"

"Bunu denemeden öğrenemem. Deneyimlere ihtiyacım var."

"Hayatı Deneyimlemeniz fazlasıyla güzel ancak, size verebilecek bir şeyim olduğunu düşünmüyorum."

"Öyle mi dersin Earl? Aksine risk oyunu için fazlasıyla değer vereceğim bir parça olabileceğini hayal edip durdum oysaki."

"Risk oyunu mu? Aklınızdan neler geçiyor prenses? Prens Honest'in takımında olmama rağmen, müttefik prensesi red ettiğim için bütün takımlar tarafından dışlandım. Buna rağmen buraya kadar beni takımınıza almak için geldiğinizi mi söylüyorsunuz?"

"Aslında basit bir teklif ile geldim. Israrlar konusunda pek de iyi değilimdir."

"O halde, Sadece tek seferlik bir teklif için bunca yolu benim için mi geldiniz?"

"Aile üyelerimi seçerken büyük bir özen gösterdim. Onlar için uzun yollar kat edeceğim doğru."

"Listenizi görebilir miyim?"

Dudaklarım yukarıya doğru kıvrıldığında ellerimde oluşturduğum ateşi görebileceği kadar yükseğe yansıttım.

Şaşkınlık içinde bütün ekrana baktığında teker teker isimleri saymaya başladı.

"Edison Honest

Emly Terman

Gibin Terman

Tonga Honest

Cyrus Akel

Darell Terman, listenin sadece bu kadar ile sınırlı kalacağını sanmıyorum, Risk çok büyük ve strateji gerektiren bir oyun. Bütün bu isimler haksızlığa uğrayıp okulu terk etmiş insanlar prenses. Gerçekten nihai amacınız ne? "

" Aile değerini defalarca söylemek sanırım beni germeye başladı. Zamanında birlikte olmayı başaramamış ve aynı savaşı hiç uğraşmadan terk etmişsiniz. Bu savaşı bu defa kazanmanız için buradayım ancak tek şartım bana bağlılık yemini etmeniz. "

" Bu şartı ben kabul etsem de diğerlerinin kabul edeceğini düşünmüyorum prenses. Buraya kadar geldiğiniz ve teklifiniz için minnettarım. Ancak, "

" Daha fazlasını duymaya ihtiyacım yok. Cevabımı aldığımı düşünüyorum Earl Honest. En güçlü duvar olarak sizi görmüş olmanın pişmanlığını yaşıyorum doğrusu. Bir soydaşın bu kadar korkak ve geri çekilmiş olması gururumu incitti. Sanırım okuldaki 2 ergen dediğiniz çocuklar sizleri yeterince korkutabilmiş. Rahatsızlık için özür dilerim. "

Yürümeye başladığımda damarlarında akan kanın hızlandığını ve sinirle karışarak beynine akın ettiğini gördüm.

" Korkmuyorum prenses. En azından kendim için korkmuyorum. Tam tersi şekilde, Sadece oraya geldiğimde kendime hakim olmayacağım şeyler yapmaktan ve sizi bu gayretiniz karşılığında yüz üstü bırakmaktan korkuyorum."

Duraksayıp yeniden yüzümü ona döndüm.

"Bunun için işe aileden başladım Earl. Yaptığımız her şeyin hepimizi etkileyecek olması en önemli noktam. Bunun bilincinde olduğumuz zaman herşeyin çok daha kolay olacağını düşünüyorum."

"Prenses sizin gerçek amacınız sadece başarı ve saygınlık değil. Siz hepimizi bir araya toplayarak kaybetmeyi de tatmamızı istiyorsunuz ve bunun karşılığında dağılmak yerine hepimizin birbirimize sıkı sıkı tutunmasını hedefliyorsunuz."

Dudaklarım yukarı doğru kıvrıldı.

" Yoksa ailenin anlamı bu değil mi? "

Yere Hızla çöküp dizlerinin üzerinde durdu.

Honest ailesi Havaya hükmeden bir krallıktan oluşuyordu. İçlerinde nadir de olsa Su soydaşları mevcuttu.

Yerdeki bütün otlar yukarıya doğru kalkarken, havanın ters yönden esen etkisi direkmen bana dönmüştü ve saçlarım arkaya doğru şekil şekil kıvrılarak süzülüyordu.

"Kralığımın en üst Soydaş ailesinde bulunan Ben Earl Honest. Bugünden itibaren önceliğim sizi korumak ve ailenizin Soydaşı olarak, mührünüz doğrultusunda parçanız olduğuma dair yeminimi gerçekleşiyorum."

Kafası öne doğru eğik olduğu için elimle oluşturduğum Mührüme karışan 4 element ve ortasında hepsine ucu değen 5. Bilinmezlik elementi sembolünü oluşturarak ona doğru ilerlemesini sağladım. Mühür tam sağ bileğine yerleşip yarım kelepçe gibi üst bileğini kavradığında yavaşça yerden kalkıp konuşan çocuğa baktım.

"Daha önce hiç böyle bir mühür bağı aurası görmemiştim prenses. Bu da neyin nesi-"

Bileğindeki mührü incelemeye başladığında şaşkınlıkla sustu.

"Ancak bu Sembol? Bu sembol de neyin nesi?"

"Bunu sorgulamadan önce, Biraz daha bekler misin?"

Gözleri alevli bir kırmızıya döndüğünde ışınlanma Mührümü açtım.

"Gitmemiz gerekiyor."

Hızla yanıma ulaştığında ışınlanma Mührümü aktif edip sıradaki Soydaşa ilerledik. Salonun tam ortasında durduğumuzda film izleyen 3 kız elindeki şeyler ile hızla sıçrayıp karşı atağa geçtiler.

"Hasiktir! NE OLUYOR BÖYLE LAN!"

Onlara gülerek baktığımda şaşkınlıkla yüzüme bakıyorlardı.

"Melenda?"

"Merhaba kızlar. Çok uzun zaman oldu ha? Üçünüzü de burada bulacağımı biliyordum."

"Prenses Melenda!"

"Şey biraz enerjimi kaybettiğimi düşünüyorum. Keyfinize bakın lütfen şurada devam edeceğim."

Earl sehpadan kaptığı bir adet mısır ile açık olan televizyonun karşısına geçti ve ayaklarını sehpaya uzatarak televizyonu izlemeye başladı. Kızlar ona şaşkınlıkla bakıp bana döndüğünde gülümseyip omuz silktim.

" Biraz bana zaman ayırır mısınız? Konuşmamamız gereken şeyler var."

Kızlar bahçedeki çardağın üzerinde oturmuş sallanırken karşılarındaki puf koltuklardan birine oturmuş bütün olayları baştan sona onlara anlatmıştım.

"Yani bütün bu olanlardan sonra burada bize Aile teklifi yapmaya mı geldin?"

"Biz eskiden çok iyi anlaşıyorduk. Hiçbir zaman kötü bir bağımız olmadı. Böyle bir şeyde de yanımda olacağınızı düşündüm ve aile bağınızın kararını benden yana verebileceğinizi düşündüm."

"Evet yıllar önce gerçekten çok iyiydik Melenda. Ama sen hiçbirimize bir açıklama dahi yapmadan ortadan kayboldun ve birdaha bize dönmedin."

"Gerekli sebeplerim vardı kızlar."

"Bugün burada isen, bize bu sebepleri açıklamak zorundasın o halde! Yıllardır krallığının içinde ne cehennemdeydin."

"Aileme dahil olmadığınız sürece bunu size söyleyemem."

Kuşku dolu gözlerle gözlerime bakan iki kızın Aksine Darell hala eski samimiyeti ve özlem dolu duygularla bendeydi.

"Kızlar ısrarla susmasının bir sebebi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz! Melenda hiçbir zaman dostluğumuzu satmadı! Ayrıca kralıkta bulunan en Nazik ve anlayışlı prenses olduğunu tartışmamalıyız!"

Diğer kızlar da bunu hızla onayladı.

"Evet haklısın Emly. Üzgünüm istemeden çok fazla tepki verdim Melenda. Sadece seni bir anda karşımda görmek ne kadar da özlediğimi bana hatırlattı. Habersiz gidişin de aklıma geldiğinde, sadece sinirlendim. Duygularıma hakim olamadım özür dilerim."

Ayağı hızla kalktığında refleks olarak bende kalktım ve hızla gelip boynuma atladığında diğer iki kız da buna karşılık verdi.

" Kızlar yanımda olacak mısınız? Özelikle Terman soyu olmanız benim için ne kadar önemli biliyorsunuz. "

" Sen dalga mı geçiyorsun! O iki egolu pisliği tokatlamak için sabırsızlanıyorum. Yüzyılda bir gelecek bu teklifi anca bir salak geri çevirirdi. Ailem bunca yıldır Terman Soydaşı olarak yeterince ezildi. Şimdi dostumla sonsuza kadar birlikte olma şansı verilmiş, gerçekten bunu tepecek miyim! "

" Kesinlikle katılıyoruz! "

İki kız da heyecan içinde onay verdiklerinde yüzümde oluşan o büyük gülümsemeye asla ama asla engel olamamıştım.

Gerçekten onları özlemiştim. Hızla dizlerinin üzerine çöktüklerinde topraktan aldıkları güç direk olarak bedenime lanse etti ve zemin bile bu güç akışını karşılarken hafif bir sarsıntıya uğradı.

"Terman krallığı mensup Soydaşlardan Ben, Emly Terman, bugünden itibaren sonsuza kadar sizi koruyacak ve ailenizin bir parçası olacağıma dair söz veriyorum Prensesim!"

"Terman krallığına mensup Soydaşlardan Ben, Gibin Terman,, bugünden itibaren sonsuza kadar sizi koruyacak ve ailenizin bir parçası olacağıma dair söz veriyorum Prensesim!"

"Terman krallığına mensup Soydaşlardan Ben, Darell Terman bugünden itibaren sonsuza kadar sizi koruyacak ve ailenizin bir parçası olacağıma dair söz veriyorum Prensesim!"

Ellerimde oluşturduğum 3 mühür 5 element eşliğinde birleşip kızların bileklerine yerleştiğinde kafalarını kaldırıp aynı anda yüzüme baktılar.

" Tanrı Aşkına Melenda! Bu da neyin nesiydi daha önce böyle bir aura hiç görmemiştim! "

Kollarında bulunan mühürlere baktıklarında şaşkınlıkla yüzüme bakıyorlardı.

"Açıklamasını okula döndüğümde yapacağım. Lütfen bana biraz izin verir misiniz bu konu için?"

Şaşkınlıkları bütün bedenlerini kaplamıştı.

"Gitmemiz gerekiyor."

"Üstümüzü değiştirmemiz için bize zaman ver!"

Kızlar içeriye doğru hızla koştuğunda konuştum.

"Earl buraya gel gitmek üzereyiz!"

Işık hızında yanıma geldiğinde kaşlarının çatık olduğunu gördüm.

"Tam da çağırmanın zamanıydı Prenses!"

Gözlerimi hafifçe kısıp bedenine ufak bir Kıvılcım gönderdim. Yüzünü buruşturduğunda gülümsedim.

Erkeklerin hepsinin aynı olmaması gerekiyordu!

"Daha da güçlendiğimi hissediyorum Prenses. Bu hiç normal değil öyle değil mi?"

Kafamı hafifçe olumsuz anlamda salladım.

"Bu konuda kesinlikle sana katılıyorum Kibar olmaya çocuk! Kesinlikle farklı bir güç akışı bedenlerimizi ele geçiyor."

Aralarındaki konuşmalar beni gülümsetirken onların aksine tamam olmak için sabırsızlanıyordum.

"Gitmeye hazır olun çocuklar."

Bölüm : 20.02.2025 17:49 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...