
Şaşkınlıkla yüzümüze bakan kralıklar , Kral Honesti sanırım boşvermişti.
"Tanrı aşkına Prensesimizin yetenekleri gerçekten de doğru mu?"
Elimi tutan prensimden güç alıp hızla 5 elementi havada birleştirdiğimde şaşkınlıkla yüzümüze bakıyorlardı. Buna hiçbiri ihtimal dahi vermezken, canlı canlı şahit oluyor olmaları hepsinin dilini bağlamıştı. Kral Honest bütün siniri ile direkt olarak yüzümüze bakarken Tan konuşmaya başladı.
"Ayrıca benim güçlerim de Kralığımda bulunan hiçbir İbliste bulunmayan yetenekler ve ben Prensesin aksine bütün kademelerini eksiksiz bir şekilde kullanabiliyorum. Bununla birlikte Kabullenmediğiniz birlikteliğimiz çoktan mühürle onaylandı."
Gömleğinin düğmelerini hızla açıp İblis mührüne karışmış Vampir mührünü gösterdi.
Vezirlerimiz hızla öne çıkıp kollarında bulunan mühürleri gösterdiğinde bir şok daha geçirdiler.
"Tanrı aşkına! Bütün bunların olması imkansız! Soydaşlar haricinde hiçbir Velihat daha önce İblis ve Vampir olarak birliktelik yaşamadı! Bunun oluşturacağı faciayı farkında mısın siz!"
Kral Honest tekrardan konuşmaya başladığında gökten uçarak gelen Karga hızla kollarıma konup saygıyla eğildi ve krallıklara döndü.
"Birde hikayeyi Temosilerden dinleyin!"
Gözlerimi hızla kıstığımda karanlığın içinden yürüye yürüye gelen iki yaşlı kadın, tam da iki ayrı dünyanın ortasında durdu.
"Merhaba Sevgili Kralar, Kraliçeler, Velihatlar ve Soydaşlar. Ben uzun zamandır varlığını Sürdürmüş ve nerdeyse ilk atalarınızın varlığından beri var olan Vampir Kahinlerden biriyim. Yanımda duransa çırağım Eli."
Yere oturduğu an yanına oturan çırağı ile tekrardan konuşmaya başladı.
"Bundan yüzyıllar önce İblis krallığı ve Vampir krallığı her daim barış içinde yaşıyordu. İstisnasız her gün birbirlerinde buluşuyor, velihatların gelişimleri için bilgi alışverişinde bulunuyorlardı. İblis Akademisi ve Vampir Akademisinin eğitim alanı birlikte eğitim verdiği esnaların birinde çırağım Eli bir kehanette bulundu. Birbirine aşık olan bir İblis Soydaşı ve vampir prensinin aşkını gördü. Ancak arkadaşları olan başka bir vampir prensi de İblis soydaşa aşık olmuştu. Soydaşa olan duygularını gizlemediler ve bu durumda kimseyi incitmek istemeyen soydaş aşık olduğu Prensi seçerek krallığını kurdu. Ancak hırslara bürünen ve red edilmenin acısını yaşayan genç Velihat bunu asla kabul etmedi. Her daim arkadaşları gibi davranıp içten içe kinini ve nefretini yeşertti. Günün birinde Eli ile yolları kesişti ve benim yeni yeteneklerini keşfeden çırağımı kendine esir olarak aldı. Güçlü kehanetlerde bulunduğunu fark etmişti ve bilinçsiz bir şekilde gelecek hakkında bilgiler almaya başladı. Aynı tarihlerde doğacak olan İblis Prensi ve Vampir Prensesin birlikteliğini ve erişecekleri güçleri fark eden Kral bunu engellemek için arkasında bulunan 3 krallığı kendine ve planlarına dahil ederek cadılarla anlaşma yaptı. İblis krallığından prensi kaçırıp ölmesini sağlayacaklardı ancak, bebek prensin güçleriyle başa koyamadıklarında büyük bir lanetin oluşmasını sağladılar. İblis kanı taşıyan prensi de göz önünde bulunması için krallıklardan birine vâris olarak verdiler. Kralıkta bir süre yaşamını sürdüren Prensi hala tehdit olarak gören Kral gerçeği en iyi kendi saklar düşüncesiyle, mevcut kralık Prensine öldü süsü verip velihatı bir soydaş ailesine evlatlık verdi ve zamanı geldiğinde vezir tayin ettiklerini belirtip o şekilde yetiştirilmesini istediler. Bu süre içinde yasak olmasına rağmen kralıkta bir Cadının kendi velihatının ailesinde bunmasını sağlayarak mevcut iblis prensini sürekli hipnotize ederek gerçekleri görmesini engellediler. Bütün bu planları yaparken, büyüyüp gelişmekte olan prensesi de görmezden gelemeyeceklerini fark ettiler ve güçleri nedeniyle gizlendiği bilinen prensin Halk arasında dışlanmasını sağlayarak krallığa kabulü için davet ettirdiler. Maksat işleyişin bozulmadan tıpkı İblis Prensi gibi Prensesin de kontrol altına olmasına, onlara bilgi verecek aile üyelerini seçmesini sağlamaktı. Ama planların hiçbiri bu defa uyuşmadı ve prenses önce kendi içgüdüleri ile daha sonra kralıkların güçlü soy bağları ile ailesini güçlendirmeye başladı. Bu süre içinde kontrol altında tuttuklarını sandıkları Prens ve Prenses birbirlerine çoktan aşık olmaya başlamıştı. Ayrıca güç durumu bilmedikleri prensesin durumunu hafife alarak peş peşe hatalar yapmaya başladılar. En son çıkmaza girdiklerinde Prensesin zekası sayesinde Kaybolan ve kimsenin haberdar olmadığı İblis prensinin varlığını deşifre ettiler. Sarayda yaşanan o kargaşa ve prensesin mührü sayesinde çırağım Eli de zindandan kaçış sağladı ve direk olarak yüzyıllar sonra yanıma gelerek bütün bilgileri bana aktardı. Kehanet büyükleriyle uğraşmak çok tehlikeli olsa da, bu tür bilgileri bilmemiz bazen kaçınılmaz şeylerin önüne geçebiliyor. İlk defa bu güç kötüye kullanılmak istense de, buna yaşadığım sürece izin vermeyeceğim."
"Kral Honest! Siz neler yaptınız böyle!"
Bütün herkes şaşkınlıkla sinirden delirmek üzere olan bu adama bakmaya başladı.
"Bu adam ve kadın bütün soyumuzu bitirecek! Bununla kalmayıp hepimizi İblislerin kölesi yapmaya çalışacak! Onlara karşı birlik olmamız gerekiyor kendinize gelin!"
"Aksine her daim içimde iki farklı dünyanın bir zamanlar olduğu gibi mutlu yaşayacakları hayaliyle yanıp sönüyordum. Ben eminim ki Sevgili Oğlum Tan ve müstakbel Gelinim Melenda bu nadide isteğimin ve arzumun gerçekleşmesi için birbirlerine doğdukları an bağlandılar. Onlara karşı umudum tam. Ayrıca Kendi kralığımda tek bir iblisin vampirlere karşı yaşadığım sürece savaş açmasına izin vermeyeceğim. Lütfen içinizdeki kini bir kenara bırakın çünkü asla bize karşı kazanamazsınız, kaldı ki savaşacağınız kişiler Vampir Velihatlarıdır."
"Bu gece bu saçma sapan işe bir son vereceğim! Ayrıca bilmenizi isterim ki, gözüm değil Velihatları görmek huzurumda bulunan kişi bir kral dahi olsa meydan okumam asla geri çevirmeyecektir!"
"Yazık. Genç ve umutları olan Velihatları nasıl da kin dolu duygularla yetiştirmişsiniz böyle! Kralığın gerektirdiği özellikler bunlar olmamalı."
"Fazlasıyla konuştun Bunak! Sen kesinlikle bizim dünyamızın işlerine karışacak durumda değilsin!"
Eliyle oluşturduğu hava büyüsünü hızla Kral Hazraya gönderdiğinde bütün hava soydaşları öne atılıp iblis kralını korudu.
"Bunun bir savaş nedeni olduğunu biliyor olmalısınız. Ne olursa olsun bugünü görmezden geleceğim. Gelinimin abisinin en mutlu gününde yeterince tatsızlık çıkmasına neden olmayacağız. Vakti geldiğinde umarım yanlışından dönmüş olursun Genç Velihat Vladimir Honest."
Kral Hazra Bütün İblis halkına bakıp yeniden konuştu.
"Gitme vakti."
Yavaşça bize dönüp baktığında baş selamı ile aileme selam verip Prensimin bizi buradan uzaklaştırmasına izin verdim.
Bütün Velihatlar ile Akademiye geldiğimizde dağılan çocuklarla bakışlarımı yavaşça sevgilime çevirdim.
"İyi misin?"
"Ben iyiyim, asıl iyi olması gereken sensin güzelim."
Ailelerimize kısa bir bakış atıp hızla yatak odamıza ışınlandığında yatağa yönelmeye başladı. Kucağına oturup bakışlarımızı birleştirdim.
"Ne olursa olsun, her zaman yanında olacağımı biliyorsun değil mi sevgilim?"
"Aksine, ne olursa olsun seni seçenek sunacak bir durumun içine sokmayacağım Prensesim. Sağlığına dikkat et bana yeterli."
Dudaklarım dudaklarıyla birleştiğinde içten içe acı çektiğini, onu üzen bu savaş çağrısının nedenini az da olsa aklından silip onu tamamen benle meşgul etmek istiyordum. Umarım becerebilirdim.
Gecenin yarısı balkonda duran sevgilimi gördüğümde ayaklarımı buz gibi zemine uzatmam ile kafasını çevirip bana bakması bir olmuştu. Bu muazzam hissiyatı beni fazlasıyla etkiliyordu.
Yanıma hızla gelip dizlerinin üzerine çöktü ve koyulaşmış mor gözlerini gözlerime sabitledi.
"Neden uyandın güzelim, bir şey mi istiyorsun yoksa?"
Uyandım ve balkonda olduğunu görünce yanına gelmek istedim."
İçtiği sigarasının kokusunu hala alabiliyordum ve bu koku erkeksi kokusuyla karışınca ortaya harika bir şey çıkıyordu.
"Ne oldu da böyle gözlerin koyulaştı?"
"Kokun, Tarfisiz ve beni etkiliyor."
Elime uzanıp hızla dudaklarına götürdüğünde gülümseyerek tuttuğu elimi göbeğime uzatmıştım ki, aniden şaşkınlıkla birbirimize baka kaldık. Tan hızla ışıkların açılmasını sağladığında büyümüş göbeğime bakıyordu.
"Aman Tanrım! Nasıl oldu da bir anda bu kadar hızlı büyüyebildi?"
"Bilmiyorum Sevgilim! İnanamıyorum bu normal mi!"
Tepkisiz kalıp hızla eliyle karnımı sıkmaya başladı.
"Yarın kesinlikle revire gidiyoruz. İtiraz istemiyorum!"
Gözlerimi yavaşça aralayıp yüzüme odaklanmış sevgilime gülerek bakmaya başladım. Elim yanaklarını kavradığında irkilerek dudaklarıma yöneldi.
"Geceden beri bir büyüme yok. Hazırlan da revire gidelim."
Normalde itiraz etmek istesem de bu durumu kesinlikle bende normal bulamamıştım. Banyodaki işlerimi halledip odaya geri döndüm ve gece mavisi yırtmaçlı crop ve bir kısmı uzun bir kısmı kısa yırtmaçlı takım mavi eteğimi üzerime geçirdim Crop Kalp dekoltesi ile sırtımın çoğunu açık bırakıyordu. Saçlarımı yana atıp lacivert ağırlıklı bir makyaj yaparak üzerini Siyah deri giyinmiş sevgilime baktım. Yavaşça yanıma gelip dudaklarıma öpücük kondurup geri çekildi ve belimi kavrayıp yürümeye başladı. Koridorda memnun bakışlar altında geçip üst kattaki revire geldik ve içeriye girdik. İblis Doktor ve yanındaki hemşire hızla geldiğinde bizi selamladılar.
"Hoşgeldiniz Prens ve Prenses. Bir sorun mu var?"
"Melendanın karnı çok kısa bir zamanda hızlı Bir şekilde büyüyor. Bu normal mi?"
"Uzanır mısınız Prensesim?"
Kafamla onaylayıp hızla yatağa uzandığımda yanıma gelen doktor açık göbeğimi hızla kontrol edip çatık kaşlarıyla geri çekildi.
"Prensim imkansız bir durum olsa da, bebekler şuanda çok sağlıklı ve 1 hafta önceki kontrolümde 2 haftalık olan bebeklerinizin durumunu şuanda 3 aylık görüyorum. Bu durum normalin çok dışında ve kesinlikle ne vampir ne de iblislerin bu kadar hızlı doğuma yaklaşması normal değil. Henüz sıkıntılı bir dönemde gibi durulmuyor bu yüzden prensesin normal şartlarını kısıtlayacak bir durum görmüyorum."
"Peki ya bu hız gebeliğin gidişatını nasıl etkileyecek?!"
Tan sinirli gözlerle doktora baktığında adam birazcık korkmuştu.
"Dediğim gibi bu iki tür arasında daha önce görülmemiş bir durum prensim. Prensesi ileride ne beklediğini bilmiyorum, ancak şuanda söyleyeceğim prensesimiz ve bebeklerin gayet sağlıklı olduğudur."
Sedyeden yavaşça kalkıp yüzüme bakan Prensime yöneldim. Beraber çıkıp koridordan bahçeye ilerlediğimizde suskunluğu canımı sıkıyordu. Bahçede aile üyelerimizin yanına oturduğumuzda bir sorun olduğunu herkes anlamıştı. Yanağına dokunduğum adamın bakışlarını hızla yüzüme çektim.
"Sevgilim bir sorun olmadığını duydun işte. Neden hala bu kadar canını sıkıyorsun? Aklına takılan şey de ne?"
"Eğitimlerine ara vermeli miyiz? Bu durum kesinlikle beni hiç hoşnut etmiyor. Ya erken doğum söz konusu olursa?"
"Ancak şuanda beni rahatsız eden bir durum yok. Sağlığım ile ilgili bir sorun olana dek kesinlikle eğitimlerimi aksatmak istemiyorum. Biliyorsun ki, yeterince geri kaldım."
Derin bir iç çekip vezirlerimize döndüğünde aklıma gelen şeyle gözlerimi kıstım. Sahiden kraliçelik eğitimleri almaya başlamanın da zamanı gelmiş miydi?
2 Ay sonra:
Kocaman çıkmış göbeğim ile 4 iblis ve 4 Vampir ile eğitim yapıyorduk. Çok kısa bir zaman olmasına rağmen fazlasıyla ilerleme kaydetmiş mevcut element yeteneklerimin birçok sınıfını açmıştım. 5. Elementim de bana yavaş yavaş ayak uyduruyor hiçbir zorluk çıkamıyordu.
Eğitim sırasında karnımdan aldığım 4. Darbe ile hızla durup hafifçe eğildim. Tanrım bu sanırım bugün attıkları tekmeler içinde en şiddetlisiydi. Öyle ki iki büklüm olmamı sağlamışlardı.
"Prensesim bu dördüncü olmadı mı? Siz iyi misiniz gerçekten?"
İblis prensese bakıp kafamı hızla onayladım.
'Bebeklerim orda sahiden de herşey yolunda mı? Neden beni bugün bu kadar yoruyor-'
Aniden yanımızda beliren adama doğrulup baktım.
"Sen ciddi misin!"
Yanıma hızla yaklaşıp dikkatle beni çardaklardan birine oturttu ve yüzüme sinirle baktı.
"Eğitim sırasında yaşadığın sorunlardan beni ne zaman haberdar etmeyi düşünüyordun sen güzelim?"
Dudaklarımı büzdüğümde kafasını olumsuz anlamda salladı.
"Bu defa inkâr edemeyeceksin çünkü tam da iki büklüm halde iken seni yakaladım!"
"Tan, aslında hiçbir sorun yoktu ancak bugün ayrı bir hareketliler ve beni durmadan tekmeliyorlar."
Gözlerini kısıp elini karnıma bastırdığında konuşmaya başladı.
"Benim bebeklerim neden annelerini bu kadar rahatsız etmeye başladı? İçeride her şey yolunda mı çocuklar?"
Peş peşe her zaman olduğu gibi 5 ayrı tekme geldiğinde heyecanlanan sevgilime baktım.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 627 Okunma |
62 Oy |
0 Takip |
46 Bölümlü Kitap |