
Oylamayı ve yorum yapmayı unutmayın ...
NİSA
Elimdeki pamuğu dudağına bastırdığım anda, sızlayan yarayla birlikte refleksle geri çekildi. Yüzünü ekşitmesi canının yandığını ele veriyordu; o anlık mimik, güçlü duruşuna hiç yakışmayan bir kırılganlık taşıyordu.
"Çok mu kötü vurdu ya?"
Sesimdeki endişeyi saklayamadım. Zavallı Yağız'ım…
Elimdeki pamuğu alıp kendi dudağına bastırırken kaşlarını hafifçe kaldırdı, sanki mesele bu değilmiş gibi.
"Yok," dedi rahat bir tonla. "İz kalmasın yeter."
Mehmet ağzını burnunu dağıtmış, bu hâlâ iz derdinde.Kara gözleriyle bana göz kırptı, ardından yanağımdan hızlıca bir makas aldı. Evdeki loş ışık, yüzündeki morlukları daha da belirginleştiriyordu; ama gülüşü hâlâ aynıydı.
"Üzülme boncuk,en azından kız kardeşimin yanına erkek sineğin bile yaklaşamayacağını öğrendim."
Evet… hem de dayak yiyerek.
"Mehmet aslında çok iyidir,"dedim yüzümü buruşturarak. "Elif’i de gerçekten seviyor ama… sen haber vermeden gelip muayene odasında onun hamile karısına sarılı basılınca biraz kötü olmuş."
Kahkaha attı. Gülerken sızlayan dudağını tamamen unuttu. Dudaktaki açık yeniden kanamaya başlasa da umursamadı bile.
"Odaya bir girişi vardı ama… suratını görmen lazımdı."
"Mehmet keskin nişancıdır," dedim alayla. "Şanslısın ki silahından önce yumruğuna sarılmış."
"Belli zaten,adam aynı noktaya milim oynatmadan üç tane geçirdi.Simetrik vuruyor."
Gülüşümüz evin sessizliğinde yankılanırken, onunla böyle gülmeyi ne kadar özlediğimi fark ettim. Orhun'dan sonra Yağız'ın yeri hep ayrıydı.
"Çok özledim seni," sesim yumuşadı. "Ve sen gelir gelmez canın yanmış…"
Bunun için ağlayabilirdim. Dudaklarım neredeyse büzülecekti.
"Gel buraya gel,doldurma gözlerini."
Kolunu açtığında biraz yaklaştım, kolunun altına girdim. Özlediğim o tanıdık sıcaklık vardı ama içimde hâlâ boş kalan bir yer… İçimi çektiğim anda saçlarımı karıştırdı.
"Yağız, yapma!"
"Cırlama da anlat.Senden başkası anlatmaz zaten.Öncelikle: şirket hacklemek ne oluyor?
Üstelik kocanın babasının şirketi.
İkincisi: saat gecenin yarısı, bu kocan nerede?
Hangi ara kocan oldu, bu nasıl koca?
Gül'le aranız neden bozuk?
Bir de sen bana Gül'ün ikizlerinin öldüğünü söylemiştin… ama yaşıyorlar. Bu nasıl iş?"
Hangi sorusuna cevap vereceğimi bilemedim. Odayı dolduran sorular, başımın içinde yankılandı.
"Bu sorularının cevaplarından sana serilik kitap çıkarırım.O yüzden öğrenmemen daha iyi.Aramızdan bir kişinin psikolojisi sağlam kalsın."
"Öyle mi diyorsun hacker hanım?" dedi sırıtarak.
Tebessümle ona baktım.
"Öyle diyorum Cerrah Bey."
Gülümsediği anda saçlarımı tekrar karıştırdı. Tam o sırada içimi bir anda saran o tuhaf izlenme hissiyle gözlerimi ağır çekimde sağa çevirdim.
Kapının yanında, elinde bir demet çiçekle ayakta duran Arda ile göz göze geldim.
Beyaz tülle sarılmış, içi rengârenk çiçeklerle dolu buketi sıkıca tutuyordu. Omuzları gergindi. Bakışları doğrudan Yağız’a kilitlenmişti.
Bana… bana ilk kez çiçek almıştı.
Ay,bana çiçek almış…
Yağız boynumdaki kolunu çektiği anda ayağa kalktı.Refleksle iki elini yavaşça havaya kaldırdı.
"Ben bu bakışı biliyorum dostum,"dedi temkinli bir sesle. "Sakin ol. Önce bir dinle. Açıklayabilirim… hiç birşey göründüğü gibi değil."
Oturduğum yerden hızla kalktım.Arda bize doğru gelirken elimi Yağız'ın omzuna koydum.
"Yağız korkmana gerek yok Arda ile ben zaten formalite-"
Bir anda boşukta kalan elimi çığlığı bastığım ağzıma kapattım.
Yağız düştüğü koltuktan kanayan burnumu tutarak doğrulmaya çalışırken Arda onu omzundan tutup kaldırdı .
Diğer eliylede emanetmiş gibi de olsa çiçeği tutmaya devam ediyordu.
Yağız'ın kalkmasına yardım ettiğinde pardon omzundan tutup tek eliyle kaldırdığında tam ileri atılacakken gözlerimini bir anda bana çevirmesiyle oldğum yere çakıldım .
Yüzüne gömdüğü kafayla Yağız arkamızda duran koltuktan tartıp arkaya düştü.Çıkan sesten benim canım acımıştı .İki seksen uzattığı adama doğru tekrar hareket ettiğini fark edince önüne geçtim .
Aramızdaki boy farkı yüzünden gözlerim yukarıya bakıyordu .
"ÇEKİL !" Kükrediğinde başka zaman olsa titreyecekken şimdi sinirden gözlerim dönmüştü .
"O benim misafirim !"
"Sen her misafirine sarılıyor musun ?"
"Sanane ya ? Sen hangi sıfatla bana hesap soruyorsun kimsin sen ?
Burnumun dibine burnundan soluyarak girdi .
"Kocan !"
Başımı dikleştirdiğimde yumruklarımı sıktım .
"Eve gelmeyen kocam !
Benimle kağıt üstünde evli olan kocam !
Her gece benden kaçıp başka kadınlara giden kocam !
Benden boşanmak isteyen kocam !"
Elimle göğsüne bastırıp koltukla onun arasından çıktım.
Yerde gözleri kapalı yatan Yağız'a koştum.Kanı yüzünü gözünü kapatmıştı .Dizlerimin üstüne çöktüm.
"Yağız -"
"Seninle evlendiğimden günden beri kimseye gitmedim ."Hırsla başımı arkaya çevirdim .
"Evin yolunu bilmeyen adamsın sen ne hâltlar yediğin artık gerçekten umrumda değil! O benim çocukluk arkadaşım ya sen nesin eşkiya mı ?"
Elindeki çiçeği koltuğa fırlattığında yüzüyle elini sıvazladı .
"Kocanım !" Üstüne basa basa söyleyişine sabır çektim .Hâlâ kocan diyor ya !
Ölü gibi yatan Yağız'a baktım .
Düşürdüğüm kaşlarımla elimi yüzüne vurdum .
"Yağızzz...Yağızzz...Hadi aç gözlerini"
"Ayılmıyor,Allahım sen koru !"
"Yağız uyan Yağız ! " Çocuğun yüzü yara bereydi neresini tokatlayacağımı bile şaşırdım .Bir günde içinden iki tane bordo bereli geçti.Ben olsam şimdi musalla taşında olurdum o en azından burada uzanıyor.Sinirlirlerimi sıkarak arkamı döndüm.Ayaklarını sehpaya uzatmış baçaklarını birbirine sarmış ,koltukta genişçe oturan adamda ki rahatlığa bak ya !
"Hani evliliğimiz anlaşmalıydı ya sende beni boşayacağını söyleyip duruyordun !
Şimdi hangi hakla evime gelip misafirimi dövüyorsun ?"
Üstündeki siyah tişörtünün omuz kısmının tozunu sildiğinde boynundaki künyesi şakırdadı.Kolunu katladığını için şişen pazısı yerde yatan adamın aldığı darbenin büyüklüğünü göstergesi .
Oturduğu için yapılı vicudunun şekli tam bir güç göstergesiydi .
"Ellerini onun yüzünden hemen çekmezsen misafirini merhuma çeviririm !" Oldukça rahat bir tonda söylemesi tehlike çanlarını çaldırdığında usulca elimi çektim.
"Ne sandın bilmiyorum ama o benim sadece arkadaşım hem o Kumru'nun-"
İnleme sesi duyduğumda kıpırdayan Yağız'a baktım .
"Kumru'nun mu ?"
"Yağız iyimisin hastaneye gidelim mi ?"
Oflayarak evin tavanında göz gezdirdi.Şaş bakıyor ya nasıl vurduysa gözlerini kaydırmış hayvan !
"Yağızzz- offff iyim de hadi konuş "
"İyi-m iyi..." kalkmaya çalışınca yardım ettim.Omzumdan destek alarak doğrulduğunda bizi izleyen Arda'ya ters ters baktım .
"Otur hadi !" Ben oturması için zorlarken o Arda'ya baktı .
"Ben gitsem iyi olacak boncuk "
"Bu halde nasıl gideceksin ?"
Benden ayrılıp arkansını döndü.İlerlerken konuştu .
"Endişelenme otelde daha güvendeyim "
Topal topal gezerken peşinden ilerledim."Kumru'ya haber vereyim bari"
"Hayır sakın bu halimi görürse arıza çıkarır zaten Mehmet'den sonra bu yüzden ona gitmeyip sana geldim."
Ayakkabılarını giymesine yardım ettiğimde kapıdan çıkıp aracına binişini eşikte içimi çekerek izledim.
Geride sadece parkeleri tırmalayan tekerlerin sesi kaldığında gürültüyle çelik kapıyı kapattım .
Salona girdiğimde kolunu koltuğun yastığına yaslamış aynı pozisyonda beni bekleyen hayvana doğru gittim .
Sehpaya uzattığı ayakları sinirimi bozdu.Ayağını kaldırması için bacaklarına vurdum.Terliğime rağmen taşa vurmuşum gibi sızlayan ayağımı acıyla geri çektiğimde üst dudağı yukarı kıvrıldı .
Sekerek acıyan parmak uçlarımı tutarken saçlarım omuzlarımdan döküldü.
"Komik mi canım acıdı?"
"Gel bakalım "
Kolumdan çekmesiyle kucağına düşmem bir oldu.Ayağımdaki terliği çıkarır çıkarmaz parmak uçlarıma dokunmasıyla gözlerimi yumup açtım.
Yüzü normaldede dikkatli bir ifadeye sahipken şu an oldukça ciddi halde parmak uçlarıma bakıyordu.
Yüksek elmacık kemikleri beyaz bebek gibi temiz yüzü keskin dokunulası çene hattı ve sıkı dudaklarıyla çok yakışıklıydı.
Ona dalmayı bırakıp ayağımı yere indirdim .
"Acımıyor artık hem sen niye geldin hayırdır yolumu şaşırdın ?"
Burnumu biraz kıvırarak ona baktım .
Elini belime sardığında omzumdaki saçlarımı elinin tersiyle arkaya attı.
"Babamın şiketini hackleyen kadını tebrik etmek için geldim hata mı yaptım yoksa ? "
Bakışları cidden hiç normal değildi hatta Arda şu an normal değildi.Bir gün olsun yakınlaşmadı benimle şu an neyi var bunun ?
Elimin tersini alnına koydum .
"Ateşinde yok sen iyimisin ?"
Elimin üstüne elini koydu."Ateşimi oradan ölçemezsin"
Yakınlığıyla yukunurken dediğini anlamak için kirpiklerimi kırpıştırdım .
"Ne oldu yıllardır cilveden sınırlarımı sikip atıyordun şimdi ne değişti yavrum ?"
Burnunu dudaklarıma sürttüğünde eteğimi yumruklarımın arasında sıktım.
"Arda sen-şey sen ne yapıyorsun ?"
Derin bir nefes verdiğinde geri yaslandı.Başını koltuğa yaslayıp tavanı izlediği için beyaz boynundaki adem elması gözlerimin önündeydi .
"Bildiğini bilmiyordum ." Dediğinde yutkundu.Baba olamayacağından bahsediyordu.
"Seni ilk gördüğümde içim hiç gitmediği kadar uzağa gitti.Asla aşık olmam derdim.Evlenmek baba olmak hem bana tersti hem mesleğime.Seni tanıyana kadar öyleydi...Gökçe'ye her baktığımda,senin gibi okyanus gözleri olan bir kızım olsun istedim.Gökçe bana ne zaman boynunu büküp boncuk boncuk baksa hiç olmayacak kızımı hayal ettim.
Çok istedim...
Küçük bir kızım olsun kollarıma alıp doya doya sarılayım, annesinden aldığı sarı saçları göğsümde dağılsın onunla uyanayım benden birşeyler istesin alayım çok istedim Nisa..."
Gözlerimden yaşlarım süzüldüğünde devam etti ."Hayat benden o hakkımı almıştı.İstedim ki senden almasın...
İlk zamanlar evliliğimiz anlaşmalı da olsa nikahıma saygım vardı.Allah şahidim ki kimseye gitmedim,sadece senden uzak durmaya çalıştım ."
"Beni nasıl etkilediğinden haberin yok..."
Bunca kalp acısı,bu saçmalık yüzünden mi çektirdi ?
Onun baba olmak isteyip olamayacağı için üzüleceğini hiç düşünmemiştim.Keşke öyke olsaydı da bunca zaman bu acıyı içinde yaşamasaydı.Başka zaman olsa ettiği itiraf için boynuna sarılıp havalara uçardım ama şimdi...şimdi mesele çok başka .
Başını kaldırdığında parmaklarının dışıyla yanağımı okşadı.
"Kıyamadım lan işte sana.
Bırakamadım da dokunamadım da...Affet beni seni kendi belirsizliğime mahkum ettiğim için affet."
Gözümden süzülen damla onun parmağına düştü.
"Ağlamak yok hanımefendi daha bana o lavuğun bu evde ve kolunun senin boynunda ne işi olduğunu söyleyeceksin !" Yanağımda duran elinin üstüne ellerimi koydum .
"Ne yani babanın şirketinin hesabını sormayacak mısın ? Milyon dolarlık projeniz battı.Üstelik itibarınızda kalmadı."
"İstersen batır yavrum.Ama bende o iti yanında bir daha görürsem sana dokunursa sen ona dokunursan bende onu batırırım bil"
Ağzım açık kalırken elimi tekrar alnına koydum .
"Yok sen iyi değilsin " Alnındaki elimi tutup avcumun içine dudaklarını bastırdı."Hiç iyi değilim iyileştirsene beni " Gözleri dudaklarımdayken giderek yaklaşıyordu.
"Arda şey sen eee ben kalkayım "
Anında dizlerinden kalktımda o da ayağı kalktı.Baştan aşağı beni incelediğinde terleyen avuç içlerimi eteğine sürttüm .
"Sen yoksa korkuyor musun ?"
Bana doğru bir adım attığında sehbanın karşına geçtim.
"Yooo ne korkacağım benim şey etmem lazım "
"Ney etmen lazım ?" elimle arkamdaki amerikan mutfağımı gösterdim .
"Yemek etmem lazım " üst dudağı havalandığında dudaklarını ıslattı.Gözleri bendeyken baş parmağıyla gülümserken burnun kenarını kaşıdı.
"Yemek etme! Sevgilim "
"Sevgilin miyim ? " aramızdaki sehpanın üstünden atlayıp önümde durduğu anda yutkundum.
"Birazdan da karım "
Her ne olduysa tam o anda oldu.Kendimi onun sırtında bulduğum anda dünya tersine döndü.
"Arda ne yapıyorsun indir beni !"
"Geç kaldığım şeyi yapıyorum "
Sırtına yumruğumu geçirsemde işlemiyordu."Ellerin kemere ve tabancaya gelip acıyor yapma bebeğim yatağa gidene kadar uslu dur orada istediğini yapabilirsin "
"Sen çıldırmışsın indir beni !"Der demer sırtım pat diye yatakla buluşunca midemdeki su bile çalkalandı.
Ben geri geri çekilirken o üstündeki tişörtü tek hamlede çıkarıp attı.
Gözümün önünde şaheser gibi duran baklavalarla bakışınca tükürüğümü yuttum.Beyaz teninden yukarı çıkamadım.Takılıp kaldığım nokta beni içine kilitledi resmen.
Tek dizini kırıp üstüme uzanacakken doğrulmaya çalışsamda geç kaldım.Ellerimi hangi ara tutup başımın üstünde kilitledi anlayamadım bile.
Diğer eliyle belinden çıkardığı tabancasının emniyetini kapatıp yatağın hemen dibindeki komidinin üstüne bıraktı.Kollarımı serbest bıraksada bedeni inip kalkan göğsüme değiyordu.
Kulağımda,boğazımda her yerimde atan kalbim çığrından çıkmıştı.
Dağılan saçlarımı alnımdan uzaklaştırdığında dudaklarını oraya bastırdı.Derin öpüşüyle burnunu saçlarıma sürttü .
"Bana biraz izin vermeni istiyorum.Kabul etmezsen geri çekileceğim.Şu an o izin vermiyorum uzaklaş dersen yine geri çekilirim papatyam."
Her harfı beni yıksada son söylediği şey kalbimi eritti.
"Sen az önce ne dedin ?" Kırık bir gülümseme sesi duydum.
"İlk günden beri telefonumda sarı papatyam diye kayıtlı olduğunu bilmediğini söyleme bana !"
Ağzım biraz daha açıldı.Telefonunda canımı sıkacak birşey görürüm diye asla girmedim,kurcalamadım.
"Bu papatya istiyor mu istemiyor mu ? " fısıldadığında dudakları kulak memdeydi.Başım kollarının arasındayken burnu saçlarımın içindeydi.Dudaklarından çıkan sıcak nefesi yanağıma çarpıyordu.
Dilimi harekete geçiremesemde sıcacık tenine dokunmak için yanıp tutuşan parmaklarım için bu söz konusu değildi.
Kol kaslarından başlayıp yavaşça yukarı doğru çıkarken yumdum gözlerimi.Ancak böyle evet diyebildim.İçli bir nefes çekiş duyduğumda ıslak dudakları kuruyan dudaklarıma kapandı.O kadar güzel baskı yapıp yavaşça öpüyorduki herşeyi unutturdu.
Parmaklarım sırtını sıktığı anda geri çekildi.
"Nisa !" Hırıltılı sesiyle gözlerimi açtım."Yavrum zor tutuyorum kendimi tanıdığın Arda'yı unut! "
Dilimi yutmuş gibiyken eli ışığı kısar kısmaz üstündekilerden kurtuldu.Dudakları boynuma öyle kapandıki yatağın çarşafını inlememek için sıktım.
"Sesini çıkar !" Dediği anda dişlerini geçirmesiyle kendimi tutamadım.Elleri penyemi sıyırıp karnımdan yukarı çıkmaya bsşladığı snda sıktım kendimi .
"Arda"
"İşte böyle! "
Dilini boynumda gezdiriken ne dediği umrum dışıydı.Üst tarafımdaki herşeyi benden ayırdığında bu açıklığı onunla kapatmak için sarılmak istediğimde durdurdu.
Ağzının içinden birşeyler mırıldansada anlamadım.Eteğimden hızla kurtulduğunda koyulaşan gözlerini gördüm.
"Asıl ateş sensin benim ateşim sensin kadın !"
BÖLÜM SONU
Beğendiniz mi ?
Bu çifti isteyenleriniz vardı umarım mutlu olmuşsunuzdur
Bir sonraki bölümü Ömer'in ağzından atacağım.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 31.87k Okunma |
2.99k Oy |
0 Takip |
48 Bölümlü Kitap |